GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 3 Aralık Özgür Ülke gazetesinin bombalı saldırıya uğramasının 25'inci yıl dönümüne, "özgür basın" geleneğinin sürdürüldüğüne, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nün amacının toplumsal farkındalık yaratarak engellilerin sorunlarını görünür kılmak olduğuna, Asgari Ücret Tespit Komisyonunun çalışmalarını sürdürdüğüne ve asgari ücretin en az net 3.200 lira olması gerektiğine, Alevilere yönelik saldırılarda ve tacizlerde artış yaşandığına, Alevi yurttaşlarımızın maruz kaldığı ayrımcılık ve nefret suçu söylemlerine karşı ortak tutum sergilenmesi gerektiğine, termik santrallere filtre takılmasını erteleyen teklif maddesinin Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmesinin Meclisin ciddiyetini ortadan kaldırdığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:25
Tarih:03.12.2019

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın Vekiller, tam yirmi beş yıl önce bugün, 3 Aralık 1994'te özgür basın geleneğinin mirasını devralarak yayın hayatına başlayan Özgür Ülke gazetesinin Kadırga'daki binası, Cağaloğlu'ndaki merkez bürosu ve Ankara bürosu eş zamanlı bir şekilde bombalı saldırıya uğramıştı. Amaç çok açıktı; 1990'lı yılların insanlık ve hukuk dışı icraatını, iktidarın insanlık ve hukuk dışı icraatını örtmekti çünkü özgür basın o icraatın nasıl bir icraat olduğunu anlatıyordu. Hani, çok merak edenler için söyleyeyim, Türkiye Büyük Millet Meclisinin belgeleri arasında da vardır, 17 bin faili meçhulden söz ediyoruz, faili meçhuller raporu çıkmıştı, merak edenler oradan da okuyabilir. Ama özgür basın tabii ki susmadı. 4 Aralık 1994'te yani bir gün sonra "Bu ateş sizi de yakar" manşetiyle tekrardan çıktı. 1994'teki saldırının failleri hiçbir şekilde yargılanmadı; aradan yirmi dört yıl geçti, yirmi beşinci yılındayız, cezasızlık politikası son bulmadı. Özgür Ülke gazetesinden sonra "özgür basın" geleneğini takip eden çok sayıda gazete yayın hayatına başladı; bazıları günübirlik kapatıldı, bazıları haftalar içerisinde, aylar içerisinde kapatıldı ama bu gelenek asla sonlandırılamadı. "Özgür basın" geleneğinin yayınları, gazete, televizyon, radyo, internet sitesi, dergiler yasaklandı ama susturulamadı, gazete dağıtımcıları katledildi ama bu gelenek sona ermedi. Bugün de bu gelenek devam ediyor ve gazeteciliğin suç olmadığını söyleyerek "özgür basın" geleneği sürdürülüyor.

3 Aralık Dünya Engelliler Günü. Birleşmiş Milletlerin aldığı kararla 3 Aralık Dünya Engelliler Günü ilan edildi. Amaç engelli kişilerin sorunlarına dikkat çekmek, toplumsal farkındalık yaratmak, sorunları görünür kılmaktı. Biz de o nedenle bir kez daha bu konuya değinmek istiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Resmî rakam olmamakla birlikte bugün Türkiye'de toplam nüfusun yüzde 13'ü civarında yani yaklaşık 10,5 milyonu oluşturduğu tahmin ediliyor engellilerin ve çok ciddi sorunları var; eğitim, rehabilitasyon, istihdam, sosyal hayata katılım gibi çok ciddi sorunları var ve bu sorunların çözümü için bütün siyasi partilerin adım atması gerekiyor ve engellilerin esas itibarıyla talepleri eşit yurttaş, onurlu ve insanca bir yaşam talebidir. Biz de bu talebin arkasındayız ve ihtiyaçlarını, taleplerini gerçekleştirmek için elimizden geleni hem yapacağız hem de diğer partilerin bu konuda adım atması için mücadele edeceğiz.

Sayın vekiller, dün Asgari Ücret Tespit Komisyonu ilk toplantısını yaptı, devam ediyor görüşmeler ve asgari ücretlilerin durumunu biliyorsunuz. Türkiye'de asgari ücretli çalışanlar karnını doyuramıyor, kirasını ödeyemiyor...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - ...ayın sonunu değil, ortasını dahi getiremez durumdalar. Hatta, Türkiye'de yaklaşık 1,8 milyon işçi asgari ücrete bile erişemez durumda. Şimdi TÜRK-İŞ'in açıkladığı son rakamlara baktığımızda Kasım ayı istatistiklerine, açlık sınırı 2.102 lira, yoksulluk sınırı 6.849 lira 4 kişilik aile için. Bugün enflasyon oranları açıklandı. TÜFE'de 2019 Kasım ayı enflasyonu bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 11 civarında arttı, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 10,56 arttı ve on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 15,87'lik bir artış gerçekleşti. Enflasyon, ev eşyasında yüzde 21; sağlıkta yüzde 17,5; gıdada yüzde 21. Ne oldu tek haneli enflasyona? Bu, belli değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edin, tamamlayalım.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, bu enflasyon verileriyle, açlık sınırı ve yoksulluk sınırı verileriyle Asgari Ücret Tespit Komisyonu çalışıyor ve toplumsal adaletin yerle bir edildiği bir dönemde üstelik çalışıyor. Biz bir kez daha vurgulayalım ki asgari ücret, en az, net 3.200 lira olmalıdır bu mağduriyeti biraz olsun giderebilmek için. Bu, toplumsal adaleti sağlamaz ama bir adım atılmasını en azından gerçekleştirir.

Bir noktaya daha değinmek istiyorum. Alevilere yönelik saldırılarda ve tacizlerde artış yaşanmaya başladı yine. 19-26 Aralık 1978 tarihleri arasında gerçekleşen ve bu ay 41'inci yılı içerisinde olduğumuz Maraş katliamı evlerin, Alevi evlerinin işaretlenmesiyle başlamıştı ve bu bir gelenek hâline geldi o zamandan bu zamana. En son, 28 Kasımda, İzmir'in Gaziemir ilçesinde bir Alevi ailenin evinin duvarına "Defol Alevi" yazıldı. 2 Aralıkta, Mersin'de Alevilerin yoğun yaşadığı bir semtte kapılara tarihler yazıldı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Ve hâlâ yetkililer bu konuda "Bu iş sarhoşların, çocukların işidir; mezhepsel bir durum değildir, asayiş olayıdır." gibi açıklamalarla geçiştirmeye çalışıyorlar. Konu ciddidir, bu tür laflarla geçiştirilemez. Alevi yurttaşlarımızın ayrımcılık ve nefret suçu söylemlerine maruz kalmasına karşı ortak bir tutum sergilemek bütün siyasi partilerin ve toplumsal muhalefet örgütlerinin de görevidir.

Sözlerimi tamamlarken tabii bir şeye değinmek istiyorum, hani, bu termik santraller meselesine. Bir kara mizah örneği yaşıyoruz aslında. Cumhurbaşkanı Erdoğan veto ederken demiş ki: "Bir yanda sermaye, bir yanda halk; tabii ki halkı seçtim." Sermaye de şöyle sermaye: Mesela, Rönesans, sarayın inşasındaki sermaye; İÇTAŞ üçüncü köprüdeki sermaye; Ciner, Habertürk, bütün kanallarını açmış vaziyette iktidara; Torku, Çelikler; saymakla bitmez.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - İktidarın sermayesi, bugüne kadar çalışan bütün şirketler, iktidarın her türlü imkânından nemalanan şirketler; elbette ki onlar bir kenara itilmiyor ama şunu bir kez daha söylemek istiyorum ki gerçekten, bir kara mizah örneği yaşandı. Bir hafta, on gün boyunca, burada, basın toplantılarında, Genel Kurulda, Komisyon çalışmalarında, her yerde arkadaşlara "Bu 50'nci madde yanlıştır, bunu tekrar değerlendirmek gerekir, geri çekin, müzakere edelim." dedik, hiç çıt çıkmadı, tek bir adım atılmadı. Şimdi karşımızda bir veto duruyor ve onu çok büyük bir heyecanla destekleyen iktidar duruyor. Gülmekten başka bir şey yapamıyoruz. Bu durum, şunu söylemek gerekiyor ki gerçekten, Meclisin ciddiyetini tamamen ortadan kaldıran bir durumdur ama bizden kaynaklanmıyor, iktidar partisinden kaynaklanıyor; bu, çok açık bir şekilde ortadadır.

Teşekkür ediyorum.