GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Sakarya Milletvekili Muhammed Levent Bülbül'ün yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine, ayrıştırıcı değil birleştirici bir dil kullandıklarına, Kürt sorunu olduğunun kabul edilmesi hâlinde demokratik çözümün bulunması doğrultusunda adım atılabileceğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:24
Tarih:28.11.2019

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, doğru, daha önceki günlerde de bu raporlar meselesi gündeme geldi.

Öncelikle şunu belirteyim: Raporların nasıl adlandırıldığı, kimler tarafından nasıl tanımlandığı meselesini tartışmamıza gerek yok, bu konuda herkes kendisi istediği gibi adlandırabilir fakat burada raporlardan söz ederken bizim vekilimizin anlatmaya çalıştığı mesele, esas itibarıyla yani cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar bu meselenin çeşitli dönemlerde çeşitli biçimler altında tartışıldığına, değerlendirildiğine ve yaşanmış olan sorunların ortadan kalkmadığına dair bir işaret olarak raporlardan söz etmektir. Yoksa, tek tek raporların içeriğine dair bir tartışma şu anda yapılmıyor. Dolayısıyla kastedilen şey, cumhuriyet tarihi boyunca çözülememiş olan bir sorundan söz ediyor olmaktır.

İkincisi, ayrıştırıcı değil, tam tersine birleştirici bir dil kullanıyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Zaman zaman herkeste belki dil kaymaları olabilir konuşurken ama Halkların Demokratik Partisi olarak temel hedefimiz ayrıştırıcı değil, tam tersine birleştirici, birliği farklılıklar içinde bir birlik olarak tanımlamaktır; yani farklı olanların farklı kimliklere, kültürlere, ana dillere sahip olanların aynılaştırılması değil, bu farklılıklarını özgür bir şekilde, eşit bir şekilde yaşayabilmeleri ve bu farklılıklarla birlikte birliğimizin güçlü olabilmesidir esas olarak. Yani birlikte yaşamayı eşit ve özgür bir şekilde birlikte yaşamak olarak tarif etmektedir. Şimdi dolayısıyla, anlatılmaya çalışılan esas itibarıyla budur.

Şunu söyleyeyim: Elbette ki bu konuda da farklı görüşlerimiz olabilir, ben kimsenin görüşüne bir şey söylemek istemiyorum bu konuda.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Ama bu memlekette, en azından benim bildiğim yakın tarih açısından baktığımızda, biliyorsunuz, uzun yıllar bu ülkede "Kürt yoktur." tartışması oldu; şimdi artık Kürt var, herkes bunu biliyor. Bu iyi bir şey, uzun bir zaman aldı belki bunun anlaşılması, ağır bedeller ödendi herkes tarafından ama artık bir halk olduğu, bir Kürt halkı olduğu biliniyor ve kimse de bunu artık reddetmiyor; herkes işte, "Kürt kardeşimizdir." şeklindeki konuşmaları rahatlıkla yapabiliyor.

İkincisi de "Kürtçe yoktur." diye çok uzun yıllar bu ülkede tartışmalar yapıldı ama artık çok iyi biliniyor ki Kürtçe bir ana dildir, Kürtçe bir edebiyat dilidir, Kürtçe, Kürt halkının, Orta Doğu'da yaşayan bütün Kürt halkının farklı lehçeleri de olan ortak bir dilidir. Dolayısıyla bu konuda da epey bir mesafe kaydedildi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum.

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Demek ki şimdi son olması gereken şey -hani "Kürt sorunu yoktur." deniyor ya şimdi- "Kürt sorunu da vardır." şeklinde inşallah günün birinde bu da tekrar kabul edilecek; bu sorunu kabul ettiğimiz zaman bunun demokratik çözümünün de bulunması doğrultusunda hep birlikte adım atabileceğiz diye düşünüyorum.

Teşekkür ederim.