| Konu: | HDP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 21 |
| Tarih: | 21.11.2019 |
CHP GRUBU ADINA SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın üyeler; Gazi Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.
Önümüz 25 Kasım, Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü. Sadece 2019'da, sevgili arkadaşlar, biz 337 kadın arkadaşımızı erkek şiddetine, erkek terörüne kaybetmiş bulunuyoruz. Bu sayıdan çok çok daha fazlası inanın, her gün, sistematik bir şekilde ekonomik, psikolojik, cinsel, fiziksel saldırı altında ama amiyane tabiriyle anlatmamız gerekirse birçoğu -tırnak içinde söylüyorum- kırıp dizini oturmak durumunda kalıyor. Neden? Çünkü çok basit bir sebebi var; ekonomik özgürlüğü yok bu kadınların arkadaşlar. Eşinden şiddet de görse, eşi tarafından tecavüze de uğrasa, dövülse de, ölüm tehdidi de olsa ekonomik bir garantisi olmadığı için, sığınmaevlerimizin sayısı yeterli olmadığı için, biz bu kadınları hakkıyla koruyamadığımız için -yine tırnak içinde söylüyorum- kırıp dizini kendisine eziyet eden erkeklerle bir arada yaşamak zorunda kalıyor kadınlar.
Rakamlar ne diyor mesela? Az önce Sayın Grup Başkan Vekili söyledi: "İstihdama yönelik artış sağlıyoruz." Rakamlar öyle demiyor, sadece yurt dışındaki raporlar değil, bizim rakamlarımız da öyle demiyor. Bu rakamlara göre, mesela, sevgili arkadaşlar, her 10 kadından 3'ü çalışmıyor bizim ülkemizde. 20 milyon kadın var. 20 milyon kadını hiçbir şekilde çalıştırmıyoruz biz, eve bağlı kılmışız biliyor musunuz? Onun dışında bir şey söyleyeceğim, son bir yılda -TÜİK verileri açıkladı- işsizlik sigortasına başvuran kadın sayısı yüzde 57 artmış sevgili arkadaşlar. Yani bu bize şunu söylüyor: Kadınlar hem iş bulamıyorlar iş bulsalar da ilk kovulan yine kadınlar oluyorlar. Üst düzey yöneticilere bakıyoruz, Grup Başkan Vekilinin dediği doğru bir şey var. Mesela Türkiye şöyle bir gelişme sağladı: Üst düzey şirketlerdeki yönetim kurulu üyelerini yüzde 7'den yüzde 14'e artırdık çeşitli çabalarla. Teşekkür ediyoruz katkı sunan herkese ama AB ülkelerinde bizim muadillerimizde bu 3 katına çıkmış. Bunun bir adım ötesine gidelim, 50 tane BIST 50 Endeksi'ndeki en üst düzey şirkette, Allah için, bir tane kadın CEO yok ya, bir tane, şöyle görüp tebrik edeceğimiz bir tane kadın CEO'muz yok bizim.
Bakın arkadaşlar, burada sık sık TV'lerden, dizilerden, haberlerden, o şiddet dilinden falan şikâyet ediyoruz ya biz, RTÜK'te ya da TRT'de ne başkan ne yönetimde bir tane kadın yok, bir tane yok ya, bir tane yok.
Yargı kararlarından şikâyet ediyoruz, mesela ne diyoruz? "Erkek egemen yargı." diyoruz, "İyi hâl indirimi veriyor bunlara." diyoruz. Yargıtaya dönüp bakıyoruz, yüzde 15'i kadın arkadaşlar. Biz nasıl kadınlardan yana kararlar bekliyoruz ki bu sistemde, bunu ben gerçekten merak ediyorum.
En saçması akademisyenler. Grup Başkan Vekili hatırlattı, bu yüzden bunun üstünü de çizeceğim. Akademisyenlerin yüzde 44'ü kadın arkadaşlar Türkiye'de, yüzde 44'ü kadın. Çok fazla kadın akademisyenimiz var, dünya ortalamasının üstünde, çok güzel. Rektörlere bakalım, yönetim kademesine bakalım, yüzde 3. Yani kadınlara diyorsunuz ki siz değil, ülke diyor bunu, bütün dünya diyor bunu: "Siz çalışabilirsiniz ama iş yönetmeye gelince elinizin hamuruyla erkek işine karışmayın, bırakın erkekler yönetsin." Bu rakamlar bize bunu söylüyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (Devamla) - Bir dakika daha rica ediyorum Sayın Başkan.
Üstelik, dediğim gibi, bir şekilde iş bulsalar bile erkeklerden çok daha az maaş alıyorlar; sadece bizim ülkemizde değil bu, en gelişmiş ülkelerde bile bir erkekten yüzde 15 daha az kazanıyor. 3 milyondan fazla kadın Türkiye'de haftalık çalışma saatlerinin üstünde çalışıyor arkadaşlar, çalışanlar da ölüyor.
Antep'te Saadet öğretmen erkek dilinin mobbingine uğruyor, ölüyor. İstanbul'da Fatma Şengül erkek bir iş arkadaşının sokak ortasında kurşunlamasıyla ölüyor. Ceren Damar erkek bir öğrencisi tarafından öldürülüyor; üstelik peşinden hatırasına bile saygısızlık eden, ahlaksızca savunmalara maruz kalabiliyor.
Ne yapmamız lazım? Toplumsal cinsiyet eşitliği yerleştirmemiz lazım. Ne yapıyoruz biz? Kaldırıyoruz bunları, sapkın görüyoruz. Maalesef bunları beceremiyoruz, kaldırıyoruz biz toplumsal cinsiyet eşitliği uygulamalarını.
Kreş istiyoruz, açılmıyor kreş. Yasal düzenleme yok mu? Var. Teşekkür ediyoruz. Açılmıyor, denetim yok. Kreş açmayanlara hiçbir şey demiyoruz. Ve biz bunları niye diyoruz arkadaşlar, biliyor musunuz? Sizden herhangi bir güzellik ya da kıyak istemiyoruz, "Temel insan hakkı" ya da "yurttaşlık" dediğimde duyulmuyor, duyulacağı şekilde söyleyeyim; ekonomik büyüme için istiyoruz. Uluslararası raporlar bize şunu söylüyor: Türkiye bu alanda en çok fırsatı olan ülke.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SALİHA SERA KADIGİL SÜTLÜ (Devamla) - Biz bu fırsatı değerlendirirsek yani kadınların istihdama katılımını tam olarak sağlamayı başarırsak kişi başına 10 bin dolar dediğimiz o millî gelir var ya, 15 bin dolara çıkabiliyor.
Sürem bitti sanıyorum Sayın Başkan? Kusura bakmayın toparlıyorum.
Biz bunun yerine özel günlerde çıkıyoruz "Kadınlar çiçektir. Kadınlar böcektir. Kadınlar başımızın tacıdır." diye konuşuyoruz, sonra hiçbir şey yapmadan yerimize oturuyoruz. Sizden bir istirhamım var, dönemin en hızlı feministlerinden birinin lafıyla bitireceğim "Allah aşkına, bizi övme sözlerini lütfen artık bırakın, gelecek için, kadınlar için ne yapacaksınız, bize onları anlatın."
Teşekkür ediyorum. (CHP, HDP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)