| Konu: | İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 21 |
| Tarih: | 21.11.2019 |
CHP GRUBU ADINA İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Mesleğim tohum, tohumculuk yapıyorum ve bugün de İYİ PARTİ'nin tohumla ilgili önergesi üzerine söz almış bulunuyorum partim adına.
Öncelikle, iki konuyu açıklamak istiyorum: Hibrit ve GDO. Bu iki kavram karıştırılıyor. Hibrit tohum -sevgili vekil arkadaşımın belirttiği gibi- aynı türe ait bitkinin genetik bakımından kendisiyle yakın akraba olmayan başka bir bitkiyle tozlanmasıyla yani melezlenmesiyle elde edilmekte. Yani yeryüzü oluştuğundan beri aslında melezleme devam ediyor ama burada asıl korkulması gereken GDO. "GDO ne?" derseniz, genetiği değiştirilmiş organizmalar. Burada ne yapılıyor? Bir canlıdan alınan gen laboratuvar ortamlarında o genotipe aktarılıyor. İşte, sıkıntı burada başlıyor yani böcekten veya başka organizmadan almış olduğunuz o geni bitki üzerine aktarıyorsunuz ve sonuçta, asıl sorun burada başlıyor. Geldiğimiz noktada, ülkemizde çıkan tebliğide "GDO'lu tohum üretimi yok." diyoruz ama asıl sorun ürün girişi.
Yine, bakınız, 2017 yılının 20 Martında Adana'da bir fırında GDO katkı maddesi kullanılarak yapılan ekmek ortaya çıkıyor. Orada yapılan, soyadan gelen... Çünkü soya, mısır, pamuk, kanola; bu 4 bitki şu anda GDO'lu üretimde almış başını gidiyor. Burada korkulması gereken daha çok GDO'lu üretim ve kontrolsüzlük. Yani elini kolunu sallayarak ülkemize GDO'lu ürünlerin girdiğini görüyoruz.
Yine, bakınız, hibrit tohumlara geldiğimizde, diyoruz ki: "Sertifikalı tohum konusunda ülkemiz üretimde 1 milyon 50 bin tonlara geldi." Geldi de acaba bunun ne kadarı yerli tohumlardan üretilmekte? Baktığımız takdirde, Sayın Bakan diyor ki: "Yüzde 96'sı yerli tohum." Şimdi ben buradan soruyorum: Limagrain Tohum Firmasının LG5550, Pioneer'ın A çeşidi, B çeşidi veya Syngenta'nın çeşitleri ne zamandan beri yerli olmuş, merak ediyorum.
Yine, mısır diyoruz, bunun da yüzde 97'si yabancı firmalarla boğuşmakta, bunlara biz ondan sonra çıkıyoruz, yerli, millî diyoruz. Demin işte bütçe konuşmasında Sayın Bakan dedi ki: "Şeker pancarından elde edilen şekerin hepsi yerli." Acaba tohum ne? Biz neredeyiz? Yıllardan beri olduğumuz yerde duruyoruz, sayıyoruz. Şeker pancarı tohumunu Belçika'dan al, Almanya'dan al, ondan sonra gel "Benim ürettiğim şeker yerli." de. Olmaz arkadaşlar.
Yine, ithalata bakın. Diyor ki Sayın Bakan: "Tohum ihracatı yapıyoruz 186 ülkeye." Acaba neyi yapıyorsunuz bilginiz var mı? Evet, yabancı 3-4 tane global firmanın -Syngenta, Pioneer, Limagrain'in- ülkemizde bizi hamal olarak kullanmış olduğu mısırı, ayçiçeğini pazarlıyorsunuz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Başkanım, toparlıyorum.
BAŞKAN - Buyurun, toparlayın.
İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - 156 milyon dolarlık ihracatımız var, bunun 100 milyon doları mısır, ayçiçeği arkadaşlar. Kim bunlar? Fransız ve yabancı firmalar. Hani biz yerliydik? Şimdi, bizim yapmamız gereken... 2011'de bir tebliğ vardı. Sayın Bakan Eroğlu burada olsaydı hatırlardı, o zaman çok uğraşmıştı patates sertifikasyonuyla ilgili. Dedik ki: "Yurt dışından tohumlar artık getirilip ülkede çoğaltılacak, ondan sonra çiftçiye verilecek." Ve geçtiğimiz günlerde Sayın Varank diyor ki: "İlk patates sağlık sertifikasyon kuruluşunu kuracağız."
Sayın Bakan -eğer geriye giderse- ben 2011'de Tohum Sanayicileri Başkanıyken onu kurmak için mücadele ettiğimde neredeydiniz diye soruyorum sizlere. Çok geç kaldık. Şimdi, eğer o zaman gözümüzü açsaydık Niğde, Nevşehir şu anda olmazdı.
Yine, bakınız sebze tohumu... Aynı yıl tebliğde dedik ki: "Bana Almanya, Fransa, Amerika ne uyguluyorsa ben de ithalatta aynı sistemi uygulayacağım, OECD sertifikası isteyeceğim." O yıl o sistemde sebze tohumlarının yüzde 80'i gümrükte kaldı arkadaşlar. Onun için bizim yapmamız gereken, sertifikasyon kuruluşlarımızı, araştırma enstitülerimizi bir an evvel ayağa kaldırmamız gerekiyor. "Yerli çeşit" diyorsunuz, yerli çeşidiniz kalmamış, hepsi yabancı çeşitler.
Teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)