GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü vesilesiyle çocukların, istismar, ihmal ve ayrımcılıktan korunması ile tüm kamu hizmetlerinden eşit ve parasız biçimde yararlanmasının sağlanmasının zaruri olduğuna, gazetecilerin sosyal ve özlük haklarını düzenleyecek adımların atılması gerektiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:20
Tarih:20.11.2019

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Evet, bugün Dünya Çocuk Hakları Günü. Birleşmiş Milletlerin otuz yıl önce Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni oy birliğiyle kabul etmesinden bu yana 20 Kasım, Dünya Çocuk Hakları Günü olarak kutlanıyor.

Türkiye bu sözleşmeyi 1995 yılında yürürlüğe koydu. Çocuk hakları, ülkenin demokratikleşmesiyle ve adalet mekanizmalarının işler çalışmasıyla iç içe bir meseledir bildiğimiz gibi. Bu sözleşmeye Türkiye'nin koymuş olduğu çekinceler çocuk haklarını kısıtlayan özelliktedir. Parti olarak tutumumuz, Türkiye'nin çekince koyduğu dil ve kültür haklarına yönelik 17, 29 ve 30'uncu maddelerden çekincesini kaldırması yönündedir.

Bugün çocuklar Türkiye nüfusunun yüzde 28'ini oluşturuyor. Buna rağmen Türkiye, çocuk hakları konusunda oldukça sorunlu bir noktada. Çocuk olmalarından kaynaklı haklarının korunması gereken milyonlarca çocuk varken bir de kırılgan ve dezavantajlı çocukların her gün hakları gasbediliyor; ana dilinde eğitim görmeyen çocuklar, göçmen çocuklar, engelli çocuklar, yoksulluk içinde büyüyen çocuklar, cinsel istismar mağduru olan çocuklar, erken yaşta evlendirilen çocuklar, cezaevinde büyümek zorunda kalan çocuklar, işçi çocuklar. Bunların hepsi, Türkiye'nin çocuk hakları konusunda sorunu olduğunu gösteren ve gündelik yaşamımızda kullandığımız kavramlardır.

Türkiye'de 12-18 yaş aralığında 3.100 çocuk mahpus bulunuyor biliyorsunuz. TÜİK verilerine göre 2018'de 15 yaşından küçük 167 çocuk doğum yapmış, 15-17 yaş grubunda ise 11.636 çocuk anne olmuş; 2018 yılı içerisinde çocuğun cinsel istismarı suçundan 18.290 dava açılmış. Vahim bir tablo. TÜİK verilerine göre, yine Türkiye'de çocuk işçi sayısı 2 milyona dayanmış. 2019'un ilk on ayında 55 çocuk çalışırken yaşamını yitirmiş. Bu istatistikler aslında hepimiz için bir utançtır ve bunun değiştirileceği ortamı sağlamak hepimiz için önemli bir görevdir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Çocukların, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olsun olmasın, göçmen olsun olmasın, istismar, ihmal, kötü muamele ve ayrımcılıktan korunması, tüm kamu hizmetlerinden eşit ve parasız biçimde yararlanması için mücadele edilmesi gerekir. Bu imkânları sağlayacak olan, Meclisin çatısı altında çalışan bu partilerdir. Çocuk Hakları Günü'nde bir kez daha bunları hatırlatmak istedim.

İkinci konu... Gazetecilerle ilgili bir konuya değinmek istiyorum. Anayasa Mahkemesi geçtiğimiz günlerde, gazetecilerin fazla mesai ücretinin zamanında ödenmediği her gün için işverenin yüzde 5 fazla ödeme yapmasını öngören kanun maddesini iptal etti ve bu iptalle birlikte gazetecilerin bir hakkı daha yok edilmiş oldu. Bugün çoğunluğu asgari ücret seviyesinde ücretle her türlü baskı ve saldırı altında çalışan gazetecilerden söz ediyoruz; yaptıklarının karşılığını alamayan, fazla mesai ücretlerinin zamanında ödenmemesine ilişkin sorunlarla karşı karşıya bulunan gazetecilerden söz ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Dolayısıyla Anayasa'ya aykırılık nedeniyle bu maddenin iptal edilmesi çok anlaşılır değil. 4 Ocak 1961 tarihinde varlığına önem verilip düzenlenen ve gazetecilerin ekonomik haklarını korumaya ve böylece gazeteciyi mali kaygılardan uzaklaştırıp özgürce çalışmasını sağlamaya yönelik kanun düzenlemesinin altmış yıl sonra gazeteciye fazla bulunması anlaşılır değildir.

Gazeteciler zaten işsizlik, işten atılma, düşük ve süresinde ödenmeyen ücretler, patron ve hükûmetlerin ağır siyasi baskısı altında nefes almaya çalışmaktadırlar. Süresinde verilmeyen alacaklar, yine mahkemelerce yapılan yüksek indirimlerle ödenmesine dahi tahammülsüz olunması gazetecilerin basın mesleğinden biraz daha uzaklaşmalarına, daha vahimi halkın haber alma hakkının ağır darbeler almasına neden olmaktadır. Dolayısıyla bu konuda Meclis üzerine düşeni yapmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum Sayın Başkan.

Ve gazetecilerin haklarını, sosyal ve özlük haklarını, ekonomik koşullarını düzeltecek adımları atmak için hep birlikte birtakım düzenlemelerin yapılması gerekir. Gazeteciler ne kadar iyi çalışırsa halkın haber alma hakkı da o kadar iyi gerçekleştirilmiş olur. Gazetecilik yapmak suç değildir, bir kez daha söylemiş olayım.

Teşekkür ediyorum.