GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İstanbul ili Fatih ilçesinde cereyan eden 4 kardeşin toplu intihar olayının ülkede yoksulluğun, işsizliğin geldiği noktayı gösterdiğine, Aksaray ili Mehmetçik İlkokulunda eğitim gören otizmli çocukların yaşadığı talihsiz olayın organize olup olmadığının, okul yönetiminin buna dâhil olup olmadığının ortaya çıkarılması gerektiğine, her çocuğun olduğu gibi otizmli bireylerin de eğitim alma hakkının anayasal bir hak olduğuna ve hiçbir kurum, kuruluş veya aile tarafından bu hakkın engelenemeyeceğine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın cezaevindeki IŞİD'li sayısına dair paylaştığı rakamlara, Plan ve Bütçe Komisyonunda Bütçe Kanunu Teklifi üzerinde yapılan görüşmelerde konuşma yapan Batman Milletvekili Necdet İpekyüz'ün sözlerinin sansürlendiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:3
Birleşim:15
Tarih:07.11.2019

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, dün de biraz üzerinde durdu değişik partilerden vekiller, Fatih'te 4 kardeşin intihar etmesinden söz etmek istiyorum. On beş yıldır aynı evde oturdukları söylenen, yaşları 45 ile 60 arasında değişen 4 kardeş maalesef intihar etti. Çok elim bir durumla karşı karşıyayız. Ve ortaya çıktı ki ölü bulunan 4 kardeşin bakkaldaki veresiye defterinde 2.260 lira borçları varmış, bir de 607 lira elektrik borçları varmış ve üstelik de evi geçindiren, işi olan tek kardeşin de maaşına haciz konulmuş.

Yine -yani hakikaten insan söylerken bile sıkıntı duyuyor- BEDAŞ yani elektrik şirketi ekipleri geliyor, olay yeri inceleme ekiplerinin hemen ardından 607 liralık elektrik faturasının iki aydır ödenmediği gerekçesiyle elektriği kesiyor. Son derece vahim bir tabloyla karşı karşıyayız ve Fatih'te 4 kardeşin geçinemedikleri için intihar etmesi bu ülkede yoksulluğun ve işsizliğin geldiği korkunç noktayı göstermektedir. 2 emekçinin bulunduğu bir ailedir ve özellikle dar gelirlilerin, emekçilerin, işçilerin, işsizlerin ne tür sorunlarla, nasıl bir ruh hâli içinde bulunduğunu gösteren çok vahim bir tabloyla karşı karşıyayız. İnsanların bu ülkede yaşamaya dair umudunu yitirdiğini gösteren bir örnektir esas itibarıyla ve yani elbette ki iktidarın ekonomi politikalarına bakmak gerekiyor bu konuları tartıştığımız zaman. Yani, dedim ya, 4 cenazenin olduğu bir evin elektriğini "Borcu var." diye kesmek de utanç verici bir durumdur. Tek örnek değildir, son günlerde çok yaşanıyor bu tür örnekler.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Çocuğuna istediği kıyafeti alamadığı için intihar eden baba örneğini yaşadık, kanun hükmünde kararnameyle sivil ölü hâline getirilen ve intihara sürüklenen insanları yaşadık, Güvenpark'ta kendini yakmaya çalışan bir işçiyi yaşadık. Bu sayıların ve vakaların bu kadar fazla olması tesadüfi değil ve giderek daha sık görmeye başladığımız bu intihar vakalarının ortak noktası -dediğim gibi- yokluk ve yoksulluktur. Bu da iktidarın ekonomi politikalarından kaynaklanmaktadır. Buna bir kez daha işaret etmek istiyoruz.

İkinci değinmek istediğim konu Aksaray'daki otizmli çocukların yuhalanmasıyla ilgili. Bir ilkokulda otizmli çocuklarla aynı binada eğitim gören diğer çocukların velilerinin otizmli çocukları yuhaladığına dair haberler çıktı. Daha vahim olanı okul müdürünün de bu korkunç tepkiyi desteklediği iddia edildi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu vahim durumun organize olup olmadığı, okul yönetiminin buna dâhil olup olmadığı acilen ortaya çıkarılmalıdır. Her çocuğun olduğu gibi otizmli bireylerin de eğitim alma hakkı başta Anayasa olmak üzere yasalarımızca düzenlenmiştir. Hiçbir kurum, kuruluş veya aile tarafından bu hak engellenemez. Bu tutum insanlık açısından da çok vahim bir tabloyu ortaya koymuştur, gerçekten, büyük bir şuursuzluk vardır. Şimdi, bunları biz söylüyoruz, biraz sonra iktidar partisi "Valilik açıklama yaptı, böyle bir şey yokmuş." diyecek. Valilik, aynı açıklamasında "Konuyla ilgili gerekli inceleme de başlatılmıştır." diyor yani böyle bir olay yoksa niye aynı açıklamada gerekli incelemenin başlatıldığını söylüyor; o da bilinmez bir durumdur. Bizim talebimiz, Millî Eğitim Bakanlığı konuyla ilgili derhâl inceleme başlatmalıdır, okul müdürünün, bu duruma dâhil olup olmadığı konusunda bir soruşturma başlatılmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün, Macaristan ziyareti öncesinde bir basın toplantısı yapmıştır ve IŞİD'lilere dair bazı rakamlar paylaşmıştır, demiştir ki: "Bugüne kadar Türkiye'ye giriş yasağı konulan DEAŞ'lıların sayısı 76 bin, sınır dışı edilenlerin sayısı 7.550, hapishanelerimizde şu anda 1.149 militan var." Cumhurbaşkanı Erdoğan, 10 Ekim tarihinde bir konuşma yapmıştır -yani bundan yaklaşık yirmi küsur gün önce- orada da "Cezaevindeki IŞİD'li sayısı 5.500." demiştir. Şimdi, yirmi küsur gün arayla yapılan bu iki açıklamadaki rakamların farklılığı son derece büyük bir çelişkidir. Hangisi doğrudur yani şu anda cezaevlerinde 1.149 IŞİD'li mi vardır, yoksa 5.500 IŞİD'li mi vardır? Bu rakamların hangisinin doğru olduğunu gerçekten merak ediyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu yanlış bilgileri Cumhurbaşkanına verenler kimlerdir acaba? Bunların, bu çelişkili durumu ortaya çıkaranların da kimler olduğunu çok merak ediyoruz.

Son bir noktaya kısaca değinmek istiyorum. Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşmeler sürüyor ve Batman Milletvekilimiz Necdet İpekyüz'ün dün başına gelmiş bir olayla ilgili bir durumun kayıtlara geçmesi için konuşmak istiyorum. Meclis tutanakları elimizdedir ve aynı zamanda, Meclis TV'nin verdiği video önümüzdedir. Çok tuhaf bir şekilde Meclis tutanaklarında olan bazı cümleler Meclis TV'nin verdiği videoda yer almamaktadır. Biz bunu sorduk, Meclis TV'deki yetkili kişiler tam o sırada bir kaset değiştirme olayının olduğunu söylediler fakat çok tuhaf bir şekilde, o kadar isabetli bir şekilde kesilmiş ki cümleler, cümlenin başı kesilmiş, bir de cümlenin sonu kesilmiş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum.

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Yani biz bunun bir sansür adımı olduğunu düşünüyoruz. Plan ve Bütçe Komisyonunda konuşma yapan bir vekilin konuşmasının bu şekilde sansürlenmesinin asla kabul edilebilecek bir yanı yoktur. Dolayısıyla, bu konuda gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerekiyor. Bir kaset değişimiyle alakası olmadığı kanaatindeyiz çünkü cümle de rahatsız edici bir cümledir iktidar açısından, onun için kesilmiş olduğunu düşünüyoruz. Bunun da kayıtlara geçmesini istiyorum.

Teşekkür ederim.