GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İYİ PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:13
Tarih:05.11.2019

CHP GRUBU ADINA ORHAN SARIBAL (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle "Karaoğlan" lakabıyla anılan, "Toprak işleyenin, su kullananın." diyen, "Ne ezen ne ezilen, insanca, hakça bir düzen." diyen partimizin Genel Başkanı, Başbakanlarımızdan Bülent Ecevit'in anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

Değerli milletvekilleri, bir mesele tartışıyoruz. Mesele belli, gıda. Her gün insanın tüketmek zorunda olduğu, tükettiği gıdalardan bahsediyoruz. Bu ülkenin bütün sorunlarında olduğu gibi bu sorunun da temeli politiktir ve iktidarın yaklaşımıyla ilgilidir çünkü temel mesele denetimdir. Eğer siz denetimi yapamıyorsanız sorunları çözemezsiniz. Tarımda ve tarladan sofraya kadar gelen gıda zincirinin bütününde ciddi bir denetime ihtiyaç vardır ama siz bu denetim meselesini şirketlerin kâr meselesi üzerinden gördüğünüz sürece, rekabet meselesi üzerinden gördüğünüz sürece bu sorunu önleme şansına sahip değilsiniz çünkü bu, bütüncül, politik bir bakışla ilgilidir.

Tarlada, tarlaya düşen tohumdan itibaren orada kullanacağınız gübreyi, orada kullanacağınız ilacı, üretime döndüğü andan itibaren onun pazara sunulma yöntemini, sunulma modelini, onun depolanmasını, pazara ulaştırılmasını, bütününü eğer kontrol eden bir mekanizmayı hayata geçiremiyorsanız gıda güvenliğiniz yoktur arkadaşlar, "gıda güvenliği" denen bir kavrama sahip değilsiniz demektir; tesadüfen yaşamaya devam edersiniz. Eğer öyle olmasaydı Manisa'da zehirlenen askerlerimizin neden zehirlendiğini ortaya çıkarır, orada bir tedbir alır ve bugün ıspanaktan zehirlenme meselesinin önüne geçmiş olurduk. Bu oluyor mu? Olmuyor. Neden?

Bakın, 2003, 2004, 2005 yıllarında çeşitli kanunlar çıktı. O kanunlardan en önemlilerinden bir tanesi şuydu: Gıda güvenliğini doğrudan belirleyen bir kavram vardır, neydi o? 60 KW gücünden daha büyük gıda işletmelerinde 1 gıda mühendisi ya da 1 ziraat mühendisi ya da 1 veteriner ya da 1 kimyacı vardı, bu devam ediyor ama 60 beygir gücün altında çalışan bütün gıda işletmelerinde her 4 işletmede 1 veteriner veya mühendis, ziraat mühendisi veya gıda mühendisi veya kimyacının olması koşulu vardı. Ne yaptınız? İstanbul Fırıncılar Odası toplandı, Hükûmete dedi ki: "Biz bu mühendis arkadaşlara, bu veterinerlere, bu kimyacılara boşuna para ödüyoruz. Buradan çıkalım."

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edelim.

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Hükûmet de gereğini yaptı, hemen fırıncıların dediğini yaptı. O günün Bakan Yardımcısı büyük bir toplantıda bir müjde olarak söyledi, dedi ki: "Bundan sonra sizin işletmelerinizde gıda denetimi yapacak ziraat mühendisi olmayacak, gıda mühendisi olmayacak, veteriner olmayacak, kimya mühendisi olmayacak. Fabrikalarınızda, işletmelerinizde, özellikle fırınlarınızda kalfa olarak görevlendirdiğiniz arkadaşlar on beş günlük eğitim alacaklar ve orada denetim yapacaklar." Düşünün, ben bir fabrikada ya da bir işletmede ya da bir gıda üretim alanında bir kalfa olarak çalışıyorum, benim maaşımı da işletmenin sahibi veriyor; ben de o işletmede NBŞ kullanımına itiraz edeceğim, ben de o işletmede tağşiş, taklit, sahtekârlık yapıldığını deşifre edeceğim.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Sarıbal.

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Bir tarafta 8,5 milyon işsiz yoksulluk içerisinde ölüyor, bir tarafta pazardan sonra insanlar çöplerden besin topluyorlar, gıda topluyorlar, öbür tarafta sistemi kâr, rant, rekabet üzerine kurmuşsunuz ve ondan sonra, maaşını verdiğim kişinin işletmemde gıda güvenliğini ve gıda denetimini yapacağını düşünüyorum. Arkadaşlar, birbirimizle dalga mı geçiyoruz? Gerçekten, nerede yaşıyoruz? Tamamen tesadüfen yaşadığımızın farkında mısınız acaba?

İşte, şimdi bir de ıspanak meselesi var. Yirmi dört saatten fazla oldu, Tarım Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı henüz bir açıklama yapamıyor. Binlerce çiftçi var, binlerce dönüm ıspanak ekili, şu anda pazarlarda kimse ıspanak almıyor. Arkadaşlar, bakan uyuyor mu? Uyuduğunu biliyorum, seyrettiğini biliyorum, şimdi uyuduğunu da gördük. Arkadaşlar, derhâl, yirmi dört saat içerisinde, bu kadar gelişmiş bir teknoloji varken bu ıspanak hangi tarlada ekildi, hangi çiftçi ekti, nereye ulaştı, hangi koşullarda saklandı, hangi pazarcı, hangi market tarafından pazara sunuldu, mikrobiyolojik tahlillerinin yapılıp, derhâl analizlerinin yapılıp ortaya çıkarılması gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sayın Sarıbal, toparlayalım.

ORHAN SARIBAL (Devamla) - Bütün ıspanak üreticileri, bütün çiftçiler ve elbette öbür tarafta da 82 milyon tüketici neden zor durumda kalsın? Neden görevini yapmıyorlar? Dolayısıyla, arkadaşlar, gıda güvenliğimiz Hak getire, tamamen tesadüfen yaşıyoruz. Bu model, bu kapitalist, emperyalist, sömürücü, rantçı, çıkarcı bu yapıdan siz bir gıda güvenliği çıkaramazsınız. Çıkarsanız çıkarsanız tesadüfen yaşayan insanların olduğu, tesadüfen de hastanelerde yoğun bakım bulunursa kurtulan insanların olduğu bir Türkiye olur.

Hepinize saygılar sunuyorum. (CHP ve HDP sıralarından alkışlar)