GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:11
Tarih:30.10.2019

CHP GRUBU ADINA GÜLİZAR BİÇER KARACA (Denizli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizdeki deprem gerçeğiyle seçim bölgem Denizli bu yıl 2 kez yüzleşmek durumunda kalmıştır. İlki 20 Mart 2019 tarihinde Acıpayam ve Serinhisar ilçelerimizi etkileyen 5,5 şiddetindeki, diğeri 8 Ağustos 2019'da Bozkurt, Çardak ve Baklan ilçelerimizi etkileyen 6 şiddetindeki yıkıcı depremlerdir. İlk deprem sonrasında, 21 Martta İçişleri Bakanı, Acıpayam ziyaretinde Cumhurbaşkanının Acıpayam'da soğuk aylarda deprem nedeniyle vatandaşlarımızın mağduriyetinin mutlaka önlenmesi gerektiğini söylediğini ve bu nedenle de kesin talimat uyarınca depremzedelerimize nakdî yardımda bulunulacağını ifade etmişti. Ardından, hemen Sayın Bakan Zehra Hanım geldi ve dedi ki: "Acıpayam'da depremde zarar gören, psikolojik anlamda zor durumda kalan vatandaşlarımıza psikolojik destek vereceğiz." Ancak 31 Mart seçimlerine on gün kala verilen bu vaatler, 31 Mart seçimlerinden sonra maalesef yerine getirilmedi. Acıpayam'da bize verilen bilgilere göre, AFAD'dan edindiğimiz bilgilere göre depremzedelere destek için 3 milyon 800 bin lira para aktarıldığı bildirilmiştir. Ancak depremin üzerinden yedi ay geçmiş olmasına rağmen, hâlâ 270 ailemiz tavanı delik, tabanı delik konteynerlerde yaşamaya çalışmaktadır ve 1.246 ağır hasarlı binadan sadece 496'sı yıkılmış, diğerleri hâlâ aynı vaziyette durmaktadır. Kış gelmiş, Acıpayam'daki depremzedelerimiz hâlâ söz verilen nakdi yardımlara, geçici ya da kalıcı konutlara kavuşmamıştır. Yine, Acıpayam'daki depremzedelerimiz konteynerlere elektrik ve su aboneliği almak için abone bedeli ödemek durumunda kalmıştır. Konteynerlerde soba yakılamamaktadır, elektrikle ısınmak zorundadırlar. Onca mücadeleden sonra, daha bu aydan itibaren sadece 80'er lira elektrik faturası yardımı yapılabileceği ifade edilmiştir. Ne psikolojik destek verilmiş ne de başka herhangi bir şekilde depremzedelerimize bir destek sağlanmış ve verilen sözlerin üzerinden yedi ay gibi bir zaman geçmiştir.

Yine, Bozkurt ilçemizde 6 büyüklüğündeki depremin üzerinden iki buçuk ay gibi bir zaman geçmiş ve Belediye Başkanımız hemen Belediye Meclis toplantısını gerçekleştirerek depremzedelerin evlerini kendi yapması durumunda harç almayacağını, onların subasmanlarının belediye tarafından yaptırılacağını ve çimento yardımında bulunacağını ifade etmiştir ve yapmaktadır. Muhtarlara gönderdiği yazıda, 15 ailenin aşırı derecede yoksul olduğunu, evlerini kendilerinin yapamayacağının ve herhangi bir şekilde bir krediyi ödeme imkânlarının olmadığının tespit edilmesi durumunda da kendilerine anahtar teslim evlerini on beş gün içinde teslim edeceği belirtmiştir. Yine, Bozkurt Belediyemiz, depremzedelerimizin tamamına psikolojik destek sağlanmak adına bilim insanlarıyla özel bir çalışma yürütmüştür. Yine, depremzede gençlerimizden üniversiteyi kazananların tamamına burs kaynağı yaratmış ve depremzede çocuklarımızın tamamına kışlık bot, mont ve her türlü desteği sağlamıştır.

Değerli milletvekilleri, iki buçuk ayda Bozkurt ilçemize gönderilen 500 bin liradır sadece. Tüm depremzedelerin yaraları sarılmıştır, şu an konteynerde ya da çadırda kalan bir tek depremzede bulunmamaktadır ama Acıpayam ilçemizde 270 aile hâlâ konteynerlerde, soğukta soba kuramadan, elektrik sobası dahi olmadan yaşamak durumundadır.

Şimdi diyebilirsiniz "Acıpayam depremine ilişkin neden bir araştırma önergesi oylayalım, neden komisyon kuralım?" diye. Şöyle: Afet yönetiminin nasıl başarılabildiğini Bozkurt depreminden öğrenelim; Acıpayam'da afetin nasıl yönetilemediğini, nasıl olumsuzluklarla vatandaşlarımızın mağdur edildiğini gözler önüne serelim.

Yine, Anayasa'mızın 2'nci maddesi Türkiye Cumhuriyeti devletinin sosyal bir hukuk devleti olduğunu ifade etmektedir. Sosyal devlet olarak vatandaşlarımızın sosyal ve ekonomik yönden dezavantajlı duruma düşmeleri durumunda vatandaşlarımıza her türlü desteğin verilmesi anayasal bir sorumluluktur. İşte, Acıpayam ilçemizde yedi aydan beri sosyal devlet olmanın gereği yerine getirilmemiştir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Sözlerinizi tamamlayın Sayın Karaca.

GÜLİZAR BİÇER KARACA (Devamla) - 3 milyon 800 bin liranın ne olduğunu sorduğumuzda Acıpayam Belediyesi "Hafriyata harcadım." demekte, Denizli Büyükşehir Belediyesi "Hafriyatı ben yaptım." demekte. Yani sizin anlayacağınız AK PARTİ'li 2 belediye kendi aralarında dahi anlaşarak 3 milyon 800 bin liranın hesabını verememektedir.

Bizler de diyoruz ki gelin, derman belediyecilikle vatandaşlarımızın derdine dayanışma ruhu içerisinde nasıl dermen olduğunu Bozkurt Belediyemizden görelim; saray belediyeciliğinin de vatandaşlarımızı seçimden sonra nasıl unuttuğunu ve 3 milyon 800 bin liranın hesabını nasıl veremediklerini deprem ülkesi olan Türkiye Cumhuriyeti'nde araştıralım ve vatandaşlarımızın deprem vergileri konusunda da buradan çıkacak rapor emsal olsun diyorum.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)