GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:3
Birleşim:7
Tarih:16.10.2019

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Aylarca beklediğimiz, vatandaşlarımızın beklediği, tutuklu ve hükümlülerin beklediği yargı reformu nihayet Meclise geldi. Evet, biz de bir reform bekliyorduk ama bu maddelerin birçoğuna baktığımız zaman, reformdan başka her şeye benziyor. Üzüldüğüm nokta, aylarca insanların, vatandaşların, masum tutuklu, hükümlülerin duygularıyla boş yere oynanması. 2005'te Ceza Kanunu'nun tamamını değiştirdiniz; 2009'da bir reform getirdiniz, yargıyı FETÖ'ye teslim ettiniz; yine bir reform yapıyorsunuz. Bence siz hiç reform yapmayın, her yaptığınız reformdan sonra ülke bir şekilde felakete gidiyor. Burada hak olarak verdiğiniz, bir hak olarak tanımladığınız maddeleri, 805 yıl önce, 1215'te Magna Carta'da elin oğlu vatandaşlarına vermiş zaten.

Şimdi avukatlarla ilgili bazı hükümleri getirmişsiniz, yeşil pasaport getirmişsiniz. Avukatlarımızın çoğu memleketlerinden Yargıtaya murafaaya gidecek yol parasını bulamıyor, yurt dışına nasıl gidecek? Bakın, her ilçeye demiyorum, her mahalleye hukuk fakültesi açtınız; veterineri, Fransız dili mezununu, ilahiyatçıyı dekan olarak atadınız ve oralardan mezun olan binlerce avukatın bugün durumu ortada. Bence reform yapmayın.

Değerli milletvekilleri, yargının ne hâlde olduğunu bilmiyorsunuz; bir olay anlatayım -dün gerçekleşti, üzücü bir olay- yargının ne hâlde olduğunu bilin, reformu öyle yapmaya kalkın.

Hâkim Nilüfer Güvemli, İstanbul'da görev yapıyordu; başarılı, dürüst, onurlu bir hâkimdi; kimseden talimat almıyordu; aynı zamanda şeker hastasıydı, ayaklarında yaralar vardı, İstanbul'da tedavi görüyordu. Hâkimler ve Savcılar Kurulu nedensiz, sebepsiz, zamansız bir şekilde Kahramanmaraş'a tayinini çıkardı.

ARZU AYDIN (Bolu) - Orası memleket değil mi, Kahramanmaraş?

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Memleket. Keşke siz de her memleketi bir görseniz.

ARZU AYDIN (Bolu) - Görmediğimi ne biliyorsun?

METİN YAVUZ (Aydın) - Allah Allah! Bir sen görüyorsun sanki!

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Ve dilekçe verdi, "İstanbul'da, Ankara'da tedavi olmam gerekiyor." dedi, raporlarını sundu; ne acıdır ki Kurul raporların sahte olduğunu iddia etti. Bu raporlar Adli Tıbba gitti, Adli Tıpta raporların gerçek olduğu ortaya çıktı. Üzüldü, kahroldu ve emekliye ayrıldı; dün de kendisini kaybettik. Evet, işte, yargı bu hâlde.

Neden bu Hâkimler ve Savcılar Kurulu bu hâlde, biliyor musunuz? Siz atıyorsunuz üyelerini. Anayasa Mahkemesi neden bu hâlde? Siz atıyorsunuz. Reform yapacakmışsınız; eğer bir reformdan bahsedeceksek o kurulu özgürleştirin, özgür bir kurul hâline gelsin. Bakın hâkimlere, partinizin arka bahçesi hâline gelmiş. İlk kez "partili hâkim" kavramını sizden öğrendik, yazık değil mi?

ALİ ŞAHİN (Gaziantep) - İdari yargı...

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Ona cevap veririm.

AKP'nin üyesi olmayan kişiler hâkim, savcı olmuyor. Tutturmuşsunuz "Mehmet Moğultay" "Seyfi Oktay." Evet, bakın, onlar döneminde de hâkim atamaları oldu ama onların döneminde atanan bir hâkim alçakça bu Meclisi bombalamadı! (CHP sıralarından "Bravo!" sesleri, alkışlar) Onlar döneminde atanan ülkücü düşüncedeki, millî görüşteki hâkimler de var; hâlâ görev yapıyorlar. Biliyor musunuz o hâkim ve savcılar şu anda ne başsavcı olabiliyor ne ağır ceza başkanı olabiliyor, neden? Dürüst insanlar sizden talimat almıyor çünkü.

METİN YAVUZ (Aydın) - Allah Allah!

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Evet.

METİN YAVUZ (Aydın) - Allah Allah!

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Evet, evet. Mehmet Moğultay, Seyfi Oktay, Oltan Sungurlu...

ARZU AYDIN (Bolu) - Hiçbir hâkim, savcıyı zan altında bırakamazsınız, yargıyı zan altında bırakamazsınız.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Bunlar döneminde atanan hâkimlerde tek bir şeye bakılıyordu; liyakate, puana, vatansever olup olmadıklarına. Şimdi, on yedi yıldaki bakanlarınıza bakıyorum, onları toplasak bir Seyfi Oktay, Mehmet Moğultay etmez etmez, bunu bilin, etmez. (CHP sıralarından alkışlar)

Eğer ki bir reform yapacaksanız... Bakın, bu ülkede akşam televizyon seyreden savcılar sabah soruşturma açıyor...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın Sayın Başarır.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - ...öğlen gözaltı kararı veriliyor, akşamüzeri tutuklama veriliyor, altı ay sonra iddianame, asliye ceza ve ağır ceza karar veriyor, Yargıtay ve istinaf jet hızıyla onaylıyor bu kararı. İki yıl sonra, hak ihlali kararıyla beraat ediyor. Siz vicdanlarınızda o iki yılın hesabını vermezsiniz, sizde o vicdan yok ama mademki bir reform yapacaksınız, 2005 öncesi olduğu gibi, gelin, bu partili sulh ceza hâkimleriniz var ya, onların vermiş olduğu karara hukuki ve cezai sorumluluğu getirin.

ARZU AYDIN (Bolu) - Hukuk devletinin hâkimlerini, savcılarını zan altında bırakamazsınız.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Hadi bakalım, iki yıl yatıp beraat eden bir vatandaşımıza ödenecek tazminatı o hâkime rücu edin, bir miktarını edin, bir miktarını ödesin bir insanı tutuklarken bin değil bin beş yüz kere düşünür. Reform budur. Yapabiliyor musunuz? Yapamazsınız.

Bakın, dün yanlış...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Son olarak söylüyorum: Soruşturma aşamasında takipsizlik kararı verilecek...

METİN YAVUZ (Aydın) - Hadi yeter artık! Yeter artık!

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - ...beraat kararı verilecek; kovuşturma aşamasında, ona son sözü İçişleri Bakanı söyleyecek. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir ucube durum yok. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Başarır.

Önergeyi oylarınıza...

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Son cümlem...

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın cümlenizi.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Devamla) - Eğer ki reform yapacaksanız çıkın sokağa, cezaevlerine gidin, çek mağdurlarına bakın, anlarsınız ama sokağa çıktığınız da yoktur.

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)