| Konu: | 10 Ekim Ankara Tren Garı katliamının 4'üncü yıl dönümü vesilesiyle katliamın siyasi ve idari sorumlularının ortaya çıkarılması konusunda kararlı duruş sergileyeceklerine, Diyarbakır, Mardin ve Van illerinde sürdürdükleri demokrasi nöbetinin valilik kararıyla engellenerek Diyarbakır Milletvekilleri Remziye Tosun, Dersim Dağ, Musa Farisoğulları ile partililerin darbedildiğine, "barış" sözünü söylemekten vazgeçmeyeceklerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 5 |
| Tarih: | 10.10.2019 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın milletvekilleri, 10 Ekim 2015, Türkiye tarihinin en acımasız, en vahşi katliamlarından birini yaşadığımız bir gündür. Ankara Garı katliamının üzerinden dört yıl geçti. O gün ülkenin her yerinden on binlerce insan, iktidarın ülkeyi içine sürüklediği çatışma, savaş ve baskı ortamından çıkılması ve barışın tesis edilmesi için Ankara'ya gelmişti. KESK, DİSK, TMMOB ve Tabipler Birliğinin çağrısı oldu; emek, barış ve demokrasi mitingine katılmak için gelmişlerdi ancak IŞİD örgütünün, çetesinin iki ayrı bomba patlatması sonucunda ne yazık ki 103 yurttaşımız hayatını kaybetti ve yüzlerce insanımız da yaralandı, çok ağır bir dönem yaşandı.
Şimdi, bu IŞİD'in Türkiye sorumlusu İlhami Balı'nın verdiği ifadelere göre bu işin saldırı talimatını IŞİD ve kendisi vermişti. Bu 33 kişinin, 33 gencimizin öldüğü Suruç katliamını da IŞİD yaptı. Diyarbakır'da 5 Haziranda mitingimize yönelik saldırıyı da IŞİD yaptı. Bütün bu saldırıları yaparken IŞİD, dönemin Başbakanı şimdi Adalet ve Kalkınma Partisinin reddimirasta bulunduğu Ahmet Davutoğlu "mahallenin öfkeli çocukları" diyordu IŞİD için, bu katliamı yapan çete için. Bununla da yetinmiyordu, ekim seçimlerinden önce de oylarının arttığını ifade ediyordu bu patlamalarla.
Şimdi, biz bunları unutmadık, bunların üzerine hâlâ konuşulmuyor. Bunun sadece dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu'yla ilgili olmadığını biliyoruz; elbette ki icracı Başbakandı, onun bu işte ne payı var, bunlar tarihen tartışılacak, araştırılacak, konuşulacak ama aynı zamanda o dönemin Başbakanı bir partinin de başkanıydı. O parti de bugüne kadar bu konuda herhangi bir hesap vermedi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bizler, 10 Ekim Ankara Garı katliamının siyasi sorumluları ve idari sorumluları konusundaki, onların ortaya çıkarılması ve hesabının sorulması konusundaki kararlı duruşumuzu sürdüreceğiz.
Sayın milletvekilleri, 19 Ağustosta İçişleri Bakanlığının talimatıyla partimizin 3 büyükşehir belediyesine hukuksuzca kayyum atandı, biliyorsunuz ve o günden bugüne kadar da özellikle Diyarbakır'da, Van'da ve Mardin'de elli iki gündür hem merkezlerinde hem çeşitli ilçelerde demokratik protestolar, oturma eylemleri, basın açıklamaları sürüyordu. Elli iki gündür barışçı bir şekilde bu etkinlikler, bu eylemler sürdürüldü ama bugün Diyarbakır'daki, Mardin'deki ve Van'daki demokrasi nöbetleri 53'üncü gününde valilik kararlarıyla engellendi. Sadece engellenmekle kalmadı, Diyarbakır'da her gün protestoların gerçekleştiği yerde polis ablukası gerçekleşti. Diyarbakır il binası önünde açıklama yapmak isteyen partililerimize tazyikli suyla, coplarla müdahale edildi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - İl binamız abluka altına alındı. Vekillerimiz Remziye Tosun, Dersim Dağ ve Musa Farisoğulları ve partililerimiz darbedildi. Çok sayıda kişi gözaltında şu anda ve yapmak istedikleri sadece bir basın açıklamasıydı. Yani anneler günlerdir orada, il binamızın önündeki merdivenlerde oturuyor, oturmaya da devam etsinler, hiçbir itirazımız yok ama onlar otururken yanı başında bizim arkadaşlarımızın bu konuyla ilgili basın açıklaması yapmasına da ağır saldırı yapılması aslında kolluk güçlerinin çifte standardını göstermektedir. Van'da da aynı durum söz konusu, Mardin'de de aynı durum söz konusu.
Bunları niye söylüyoruz? Elbette ki, birincisi, protesto etmek için, kınamak için kolluk kuvvetlerinin bu saldırılarını; ikincisi de, işte, bir savaş ortamının yarattığı sonuçların ilk göstergeleridir bunlar sonuç itibarıyla.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum.
Savaş derinleştikçe bu konudaki saldırılar, baskılar artacaktır, buna dair çok fazla işaret de vardır, bunları görüyoruz ama buna rağmen, bütün bu saldırılara rağmen, bütün engellemelere rağmen hiçbir yerde "barış" sözümüzü söylemekten asla vazgeçmeyeceğiz, asla bir adım geri durmayacağız. Her zaman savaş karşısında, çatışma karşısında, şiddet karşısında tutarlı bir tavır takındık. Bundan sonra da savaşlar, saldırılar, işgaller, şiddet konusunda aynı tavrı takınmaya devam edeceğiz ve "barış" sözümüzü de kararlı bir şekilde sürdürmeye devam edeceğiz.
Teşekkür ediyorum.