| Konu: | Soma maden işçilerinin Ankara yürüyüşünün engellenmemesi konusunda partilere çağrıda bulunduklarına, Gezi olayları davasının tutuklu sanıklarından Osman Kavala başta olmak üzere hukuksuz ve haksız yere cezaevinde tutulanların serbest bırakılması gerektiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 4 |
| Tarih: | 09.10.2019 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın milletvekilleri, Türkiye'nin yakın tarihinde en fazla kayıp verdiğimiz iş cinayetlerinden biri 13 Mayıs 2014'te Soma'da gerçekleşmiştir. 301 maden işçisini kaybettiğimiz bu facianın ardından Soma Holding ve Uyar Madencilik şirketlerinden çıkarılan ve sendika üyesi olan işçiler, aradan geçen beş yılın ardından tazminatlarını alamamış ve emeklilik haklarıyla ilgili hukuksuz uygulamalara tabi tutulmuşlardır. Bu işçiler haklarını aramak amacıyla, kendileriyle aynı durumda olan ve sayıları 2 bini aşan işçinin taleplerini duyurmak için ve Mecliste görüşmeler yapmak için 5 Ekim günü Ankara'ya bir yürüyüş başlatacaklarını duyurdular ve başlattılar da. 301 kilometre yürüyerek Ankara'ya geleceklerdi ve Enerji Bakanlığı önünde de yürüyüşlerini sonlandıracak ve sorunlarını, taleplerini ileteceklerdi. Bu, demokratik bir haktır. Bu demokratik hak, bu yürüyüş defalarca engellenmeye çalışıldı, işçiler gözaltına alınmakla tehdit edildi. Şimdi ise Manisa Kırkaağaç'ta bekletiliyorlar, daha ileri gitmelerine izin verilmiyor. Açıkça bir suç işleniyor işçilerin yürüyüşleri engellenmekle ve oraya çeşitli sivil toplum kuruluşlarının, sendikaların, siyasi partilerin ziyaretleri oluyor işçilerle dayanışmalarını göstermek için.
Şimdi, geçen beş yıla baktığımız zaman Soma'da haklarını arayan işçiler ve onları savunan avukatlar, ÇHD'li avukatlar ceza alırken, çeşitli mağduriyetlerle karşı karşıya kalırken, cezaevinde tutuklu durumda bulunurken Soma'da yaşanmış olan bu işçi katliamının sorumluları cezasız bırakıldılar.
Şimdi, Türkiye'de madencilik alanında redevans ve taşeron uygulaması devam etmektedir maalesef.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu devam ettiği gibi tazminat da ödenmemektedir, özlük hakları gasbedilmeye çalışılmaktadır. Bu, kabul edilebilir bir durum değildir. Öyle sanıyorum ki bu Meclisin çatısı altında bulunan bütün partiler, iktidarıyla muhalefetiyle, mağdur durumda olan Soma madencilerinin bu taleplerinin buraya heyetleriyle gelip dinlenmesini, onların taleplerinin nasıl aşılabileceğine, nasıl karşılanabileceğine dair görüş alışverişinde bulunulmasını doğru bulmaktadırlar. Dolayısıyla bütün partilere çağrımız şudur: Soma madencilerinin bu yürüyüşünün engellenmesi ortadan kaldırılmalıdır ve bu engel Anayasa'ya da aykırıdır üstelik. Madenciler Ankara'ya gelmelidir, bizlerle görüşmelidir.
İkinci bir hukuksuzlukla ilgili kısaca bir şey söylemek istiyorum. 2013 yılında gerçekleşen ve 8 kişinin hayatını kaybettiği Gezi direnişiyle ilgili açılan davanın 3'üncü duruşması dün İstanbul'da...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - ...30. Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü ve iş insanı ve sivil toplum aktivisti olan Osman Kavala'nın tutukluluğunun devamına karar verildi. 1 Kasım 2017'de talimatla gözaltına alındı Osman Kavala ve yandaş medya aracılığıyla saldırıya maruz kaldı, ardından da tutuklandı. İçi boş, mesnetsiz bir iddianameyle haksız yere aylardır cezaevinde tutulmaktadır. Kavala da aslında iktidarın kontrolü altındaki, iktidarın direktifleriyle hareket eden bir yargının kararıyla âdeta rehin alınmış vaziyettedir. Sivil topluma, muhalif olan herkese, özellikle de Gezi'de yer almış herkese yönelik bu baskının, gözdağının somut ve güncel örneklerinden bir tanesidir Kavala'nın tutukluluğunun devam etmesi ve bu devamı hukuken de vicdanen de kabul etmek mümkün değildir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum.
Dolayısıyla bu konuda Osman Kavala başta olmak üzere bugün hukuksuz ve haksız yere cezaevinde tutulan herkesin, siyasetçi, gazeteci, sendikacı, akademisyen kim varsa herkesin, bu hukuksuz ve haksız tutuklamalarla karşı karşıya olan, muhalif olduğu için bu hak ihlalleriyle karşı karşıya olan insanların bir an evvel serbest bırakılması gerekiyor. Hem de bugün bunu konuşuyoruz yani biraz sonra Türkiye'de yargı alanında hangi düzenlemelerin yapılması gerektiğini tartışacağımız günde bunu konuşuyoruz. Yani bu hukuksuzlukları yapanlar ve yaptıranlar bilsinler ki adil yargılanma hakkı ve bağımsız ve tarafsız yargı herkese her zaman lazımdır, yarın onlara da lazım olacaktır.
Teşekkür ediyorum.