| Konu: | Çanakkale Milletvekili Bülent Turan'ın sataşma nedeniyle yaptığı konuşması sırasında HDP Grubuna sataşması nedeniyle konuşması |
| Yasama Yılı: | 3 |
| Birleşim: | 3 |
| Tarih: | 08.10.2019 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; önce, gerçekten yakıştıramadım Sayın Turan'a. Eleştirebilirsiniz, zaman zaman sert eleştiriler de olabilir ama buradaki siyasi tartışmayı "ahlaksızlık" kelimesiyle nitelendirdiğinizde doğru bir iş yapmış olmazsınız. Bugüne kadar da siz bu konuda her zaman duyarlı davranmış birisiniz. Şimdi, bu, işin birinci yanı yani bunu doğru bulmuyoruz. Bu, ikinci oldu bugün; biraz evvel de "Yuh!" sesleri geldi.
Şimdi, biz bu konuları burada tartışacağız, konuşacağız, görüşlerimizi açıklayacağız. Bizi bu tür şeylerle zorlayamazsınız, bizi bu tür şeylerle susturamazsınız, yapmayın, biz görüşlerimizi açıklamaya devam edeceğiz. Bunu net olarak söyleyeyim.
İkincisi: Siyasi eleştirilere gelince... Yani, Sayın Bülbül, güzel konuşuyorsunuz da size şu kadarını söyleyeyim: Bu Mecliste hiç kimse yurtseverlik konusunu bizimle tartışamaz. Biz, en azından sizin kadar yurtseveriz. (MHP sıralarından "Hangi yurtseverlik?" sesleri)
En azından sizin kadar yurtseveriz, bunu söylüyorum, en azından. (HDP sıralarından alkışlar)
METİN NURULLAH SAZAK (Eskişehir) - Hangi yurtseverlik?
BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) - Ağır ol bakalım, ağır ol!
BAŞKAN - Sakin olun arkadaşlar.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Şimdi, dolayısıyla bu memlekette yaşayan insanlar, ortak vatan ve demokratik cumhuriyet için bu memlekette birlikte yaşıyorlar...
BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) - PYD'ye bir laf söyleyin!
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - ...ve biz de tekrar söylüyorum, en az sizin kadar yurtseveriz.
BAKİ ŞİMŞEK (Mersin) - PKK'ya laf söyleyin!
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Bu yurdu düşünüyoruz, bu toprakları düşünüyoruz. Yüzlerce yıldır bu topraklarda yaşayan insanları herhangi bir şekilde tahkir edemezsiniz
METİN NURULLAH SAZAK (Eskişehir) - Ederiz.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Bunu da söyleyeyim.
Şimdi, o zaman, ben, burada bu konudaki...
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Biz kimseyi tahkir etmedik; PKK'yı, PYD'yi tahkir ettik biz.
BAŞKAN - Sayın Bülbül...
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Sen niye alınıyorsun?
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Efendim bitireyim, ben sizi dinledim.
BAŞKAN - Lütfen değerli arkadaşlar, konuşmacıları dinleyelim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Diğeri, şimdi efendim siyasi eleştirilerimiz var. Siz beğenirsiniz beğenmezsiniz. Evet, biz "tek adam rejimi" diyoruz buna, kuvvetler ayrılığını ortadan kaldıran bir tek adam rejimi diyoruz; bu, siyasi bir tahlildir, bunun bir hakaretle filan alakası yok. Şimdi bunu söylediğimiz zaman neden böyle bir itirazla karşı karşıya kalıyoruz? Başka şeyler de var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Teşekkür ederim.
Şimdi, Suriye'nin toprak bütünlüğü, biz bugün de söyledik, dün de söyledik, Suriye'nin toprak bütünlüğünü biz savunuyoruz. Suriye'nin toprak bütünlüğü bizim için vazgeçilmezdir. Suriye'deki sorunun çözümü Suriye'de demokratik bir rejimin inşa edilmesi, demokrasi ve güçlü bir yerel demokrasi çerçevesinde iç savaşın sona ermesi, Suriye'deki farklı etnik, farklı inanç topluluklarının, halklarının birlikte barış içinde bir arada yaşamasıdır. Bu da Suriye'nin toprak bütünlüğüyle sağlanır. Ama Suriye'nin toprak bütünlüğünü bozmaya çalışan, sizlersiniz. Biraz evvel burada milletvekilimiz Hişyar Özsoy size haritayla anlattı, görmediniz mi? Sizin bugün "güvenli bölge" diye anlatmaya çalıştığınız şey, Arap kemeridir; onu kurmaya çalışıyorsunuz, üstelik Hafız Esad'ın Arap kemerinden daha insafsızca, o 15 kilometre yapmış, siz 30 kilometre yapmaya çalışıyorsunuz. Arap kemerinin yerine şimdi Selefi bir kemer kurmaya çalışıyorsunuz orada. Biz buna itiraz ediyoruz, itirazımız budur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Oluç, tamamlayalım.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Tamamlıyorum efendim.
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - YPG'nin yanında mısınız?
BAŞKAN - Değerli arkadaşlar, lütfen...
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Şimdi... Neyin yanında mıyız?
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Terör koridoru mu olsun orada?
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Ne alakası var efendim? Ne alakası var?
BAŞKAN - Sayın Oluç...
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Yüzlerce yıldır o toprakta yaşayan insanlar var, bugün size ben söyledim, 5 milyonun üzerinde insan yaşıyor orada.
ALİ ÖZKAYA (Afyonkarahisar) - İsrail...
BAŞKAN - Sayın Özkaya...
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Kürt'üyle, Arap'ıyla, Türkmen'iyle, Ezidi'siyle, Müslüman'ıyla, Hıristiyan'ıyla 5 milyonun üzerinde insan yaşıyor orada. Ne koridorundan bahsediyorsunuz? Orada insanlar yaşıyor, insanlar; siz bunu görmüyorsunuz. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Şimdi, efendim, ABD'ye çıt çıkmıyormuş. Ya, nasıl bize bunu söylüyorsunuz. Yıllarca ABD emperyalizmine karşı mücadele etmiş bizleriz. Ta 1970'li yıllardan beri... (AK PARTİ ve MHP sıralarından gürültüler) Efendim, bakın lütfen, sizin Meclis Başkan Vekiliniz var Sayın Celal Adan, o bilir, size anlatsın. Sizin birçoğunuzun yaşı belki buna yetmiyor. Anlatsın size, ABD emperyalizmine karşı biz nasıl mücadele etmişiz, ABD emperyalizmine karşı mücadele ederken ne insanlar ölmüş, insanlar asılmış, insanlar katledilmiş. Deniz Gezmişlerden, Mahir Çayanlardan söz ediyorum. Şimdi...
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Ne ilgisi var?
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Nasıl ne ilgisi var?
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Ne ilgisi var?
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Sizlersiniz Trump'la beraber el ele, kol kola, diz dize fotoğraf çektirenler, biz değiliz, sizlersiniz. Trump'la beraber hareket edenler bizler değiliz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Oluç, son defa süre ekliyorum, devam edin.
Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Ondan sonra "ABD'ye karşı çıtınız çıkmıyor." diye konuşuyorsunuz. Sizin çıtınız çıkmıyor, bütün iş birliğini siz yapıyorsunuz, sonra geliyorsunuz bize söylüyorsunuz. Böyle bir şey yok.
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Şimdi de Amerika'nın askerlerisiniz!
HAKKI SARUHAN OLUÇ (Devamla) - Dolayısıyla, önce kendi yaptıklarınıza bakacaksınız, önce aynaya bakacaksınız, ondan sonra bize söyleneceksiniz. Tekrar söylüyorum: O yüzden de hiç öfkelenmeye gerek yok biz eleştirdiğimiz zaman. Biz de öfkelenmek istemiyoruz siz eleştirdiğinizde. Düşünmek istiyoruz, eleştirilerinizde doğru bir yan var mı diye dinliyoruz, anlamaya çalışıyoruz. Siz de dinleyin, anlamaya çalışın. Katılmayabilirsiniz, farklı görüşlerdir bunlar ama birbirimize hakaret ederek, öfkelenerek bu siyaseti sürdürmek olmaz. Demokratik siyaseti böyle geliştiremeyiz. Buna bir kez daha işaret etmek istiyorum.
Teşekkür ederim. (HDP sıralarından alkışlar)