| Konu: | Doğu Akdeniz bölgesindeki hidrokarbon kaynaklarının paylaşımı konusundaki ortak bildiriye niçin imza atmadıklarına ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 105 |
| Tarih: | 18.07.2019 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Ortak bildiriye imza atmama gerekçemizi açıklamak istiyorum.
Kıbrıs'ta iki toplum, Kıbrıs Türk ve Rum halkları siyasi bir uzlaşıya varmadığı sürece Kıbrıs münhasır ekonomik bölgesinde hidrokarbon arama ve sondaj projelerinin iki taraflı durdurulmasından yana olduğumuzu öncelikle ifade etmek istiyorum.
Kıbrıs Adası çevresindeki tüm doğal zenginlikler Kıbrıs'taki Türk ve Rum halklarının ortak kaynaklarıdır ve bu kaynaklardan eş zamanlı ve birlikte yararlanılmalıdır. İki tarafın ortak siyasi iradesi dışındaki tüm girişimler meşruiyet tartışmasını beraberinde getirmektedir. Bu sebeple, Kıbrıs'ta garantör devletler dâhil olmak üzere hiçbir üçüncü taraf Kıbrıs'ta siyasi çözüm imkânlarını heba edecek bir tavır içerisinde bulunmamalıdır. Kıbrıs'ta nihai bir anlaşmanın sağlanmasına bağlı olarak Kıbrıs'taki iki toplumun kuracağı ortak irade çerçevesinde doğal zenginlik kaynakları, bölgesel refah, istikrar ve iş birliği için fırsata dönüştürülmelidir. Bu bağlamda Kıbrıs Türk halkının lideri Mustafa Akıncı'nın Rum lider Nikos Anastasiadis'e sunduğu ortak bir komite...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - ...kurulması kapsamlı önerisini destekliyoruz. Gerilim ve kutuplaşmayı tırmandırabilecek adımlar yanlıştır, bu gerilim ve kutuplaşmanın da en fazla Kıbrıs halklarına zarar vereceğini düşünüyoruz. Doğu Akdeniz'de bulunması muhtemel kaynaklarda tüm Kıbrıs halklarının eşit hakları vardır ancak gerilimi tırmandıracak ve Kıbrıslı Türkleri kutuplaşmanın tarafı yapacak her türlü hamleden en fazla yine Kıbrıslı Türkler zarar görecektir. Yapılması gereken, iki taraf arasında yeni bir iş birliği dönemini başlatacak adımlar atılmasını sağlamaktır. Bölgesel barış, istikrar ve iş birliği bu şekilde gelişebilir. Dolayısıyla bölgede gerilimi tırmandırabilecek hiçbir tutumun arkasında olmayacağımızın altını çiziyor; siyasi, diplomatik, hukuki diyalog kanallarının sürekli açık tutulmasını öneriyoruz ve önemsiyoruz.
Teşekkür ederim.