GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: 17 Temmuz İnsan Hakları Derneğinin kuruluşunun 33'üncü yıl dönümüne, doğaya yönelik saldırılara ve patlayıcıya basmaları sonucu yaşamını yitiren Ayaz Güloğlu ile Nupelda Güloğlu'nun ölümüne neden olan sorumluları kınadığına ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:104
Tarih:17.07.2019

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Sayın vekiller, İnsan Hakları Derneği 12 Eylül 1980 darbesinin sonrasında devam eden baskı koşullarında 17 Temmuz 1986 tarihinde kuruldu insan hakları savunucuları tarafından. Kurucuları arasında mahpus yakınları, yazarlar, gazeteciler, akademisyenler, avukatlar, hekimler, öğretmenler vardı. Bu derneğin amacı çok netti: İnsan hak ve özgürlükleri konusunda çalışmalar yapmak.

İnsan Hakları Derneği otuz üç yıldan bu yana periyodik olarak hak ihlallerini belgeleme, mağdurlara destek olma, cezasızlığa karşı mücadele etme ve insan hakları kültürünün oluşmasına çok önemli katkılarda bulunmuştur Türkiye'de. Kuruluşundan itibaren düşünce, ifade ve örgütlenme özgürlüğü, yaşam hakkı gibi konulara toplumun dikkatini çekecek çalışmalar yapmıştır. İnsan hakları ihlallerine ilişkin tespitlerini periyodik raporlar yayımlayarak dünya ve Türkiye kamuoyuyla paylaşmıştır. Hak savunucuları ihlallerin meydana geldiği yerlerde bizzat bulunmuşlar, hak ihlaline uğrayan kişi ve kurumların mağduriyetlerinin giderilmesi için çalışmalar yapmışlardır ve elbette ki İnsan Hakları Derneği cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin sorunlarıyla ilgilenmiştir; Kürt sorununun barışçıl ve demokratik çözümü için mücadele etmiştir; her daim barış ve yaşam hakkının bir hatırlatıcısı ve savunucusu olmuştur.

Türkiye gibi darbe anayasasıyla yönetilen ve siyasi tarihi darbelerle şekillenmiş bir ülkede yürütülen insan hakları mücadelesinin otuz üç yıllık bedeli elbette ağır olmuştur onlar için ama çok kıymetli, çok onurlu bir görevi sürdürmüşlerdir. İnsan Hakları Derneği bütün baskılara rağmen Türkiye'nin her yerindeki insan hakları ihlallerini belgelemeye, anlatmaya ve bunlara karşı mücadele etmeye devam ediyor. Bugün İnsan Hakları Derneğinin 33'üncü kuruluş yıl dönümü, kendilerini bu faaliyetlerinden dolayı bir kez daha kutluyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Devam edelim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, iki konuya değinmek istiyorum. Daha evvel bu konuda açıklamalar yaptık ama topluca bir kez daha söylemiş olmak istiyoruz. Birincisi, doğaya yönelik saldırılarla ilgili, bu orman yakılması meseleleriyle ilgilidir. Çok net, açık bir şekilde tutumumuzu belli ettik; doğaya yönelik her türlü saldırıyı, kimden gelirse gelsin kınıyoruz. Doğa, ormanlar, ekosistem bizim yaşamımızın ve mücadele anlayışımızın bir parçasıdır. Doğa ve ekosistem bütün insanlığa aittir ve nerede olursa olsun, doğaya karşı geliştirilen her türlü saldırı aslında insanlığa karşı yapılmış bir saldırı kadar ağır bir suçtur. Çünkü bizler doğanın efendisi, hâkimi değil bir parçasıyız ve görevimiz, doğayı koruyarak gelecek nesillere aktarmaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - O nedenle, bir kez daha vurgulamış olalım ki ister İstanbul'da ister Muğla'da ister Dersim'de, Lice'de ya da Nusaybin'de, nerede olursa olsun, ormanların yakılmasına karşı, doğaya yönelik saldırılara karşı asla hoşgörülü değiliz ve hiçbir zaman da olmayacağız. Bu vesileyle, bir kez daha, kimden gelirse gelsin bu tutumların karşısında tavizsiz bir şekilde duracağımızı ifade etmiş oluyoruz.

İkinci konu ise şu: Dün de değinmiştim, bir kez daha vurgulamak istiyorum, Dersim'in Ovacık ilçesi Bilgeç köyü Çakılyayla mezrasındaki çok vahim bir olayı tekrar vurgulamak istiyorum. Ayaz Güloğlu ve Nupelda Güloğlu isimli iki kardeş, oyun oynadıkları alanda bulunan bir patlayıcıya basmaları sonucu yaşamlarını yitirdiler. Çocukların ölümüne neden olanları, sorumluları koşulsuz ve şartsız olarak kınıyoruz. Çok net bu konudaki tutumumuz ve ailenin acılarını paylaşıyoruz..

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Dün de aileye yaptığımız ziyaretlerde ve özellikle cenaze töreninde ailenin acılarını da bir kez daha paylaştık.

Çok acıdır, Türkiye yıllardan beri bunu yaşıyor. Şiddet, çatışma her zamanki gibi masum çocuklara zarar veriyor ve bu durumun kabul edilmesi mümkün değil. O nedenle, Nihat Kazanhan, Ceylan Önkol, Uğur Kaymaz gibi Ayaz ve Nupelda Güloğlu da yaşamını yitirdiler, katledildiler. Bütün bu çocukları anıyoruz ve ailelerinin acılarını en derin şekilde bir kez daha paylaşıyoruz.

Teşekkür ederim.