GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:103
Tarih:16.07.2019

SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

"Yatağan barikatının arkası vatandır." dedik, geldiğimiz noktada ne kadar haklı olduğumuzu gördük. Sata sata satacak başka bir şey bulamayan siyasi iktidar "Nereden para bulurum?"un derdine düşmüş ve karganın ağzındaki peynire dahi göz dikmiştir. Gelinen noktanın özeti şudur: Tulumbada su bitti, kefen parasına göz dikildi. Hazinenin kara gün parasına zorbalıkla el konuldu. Sadece ihtiyat akçesine yani milletin kefen parasına el koymak değil, aynı zamanda imar affı, varlık barışı gibi devletin kaynak sıkıntısını aşmak için başvurduğu yollar maalesef devlete olan güveni zedelemektedir. Paran varsa her kural esnetilir; paran varsa FETÖ'cü dahi olsan FETÖ borsalarında adın listeden çıkartılır, aklanırsın; paran varsa ormanı yakar otel ruhsatı alırsın, Pina Yarımadası'nda olduğu gibi. Devletin kendi koyduğu kurallardan vazgeçip "Verin parasını ben görmezden geleyim ya da suç olma kapsamından çıkartayım." demesi içine düşülen açmazın bir göstergesidir. Bundan böyle kim imar kurallarını dikkate alır? Kim kazandığı paranın kaynağını ispatlama lüzumu hisseder?

Bu torba yasa bir taraftan milletin kefen parasına el koyarken diğer taraftan büyük ölçekli firmaların borçlarını yapılandırmakta ve bankaların sorunlu kredilerini bilanço kapsamı dışında bırakma hakkı vermektedir. Kimin parasıyla? Milletin parasıyla. Zorbalıkla milletin kefen parasını bütçeye dâhil et, sonra da yandaşa aktar. El insaf! Hangi şirketleri kurtaracaksınız, bunu mutlaka açıklayın, milletimiz de öğrensin.

Pekâlâ getirdiğiniz yasada, işleri kesat giden, sattığı malı yerine koyamayan küçük esnafı kurtaracak bir madde var mı? Yok. Bankaya borcunu ödeyemediği için evine icra gelen çiftçiyi kurtaran madde var mı? Yok. Kredi kartı borcunu, tüketici kredisini ödeyemeyip intihar etme noktasına gelmiş vatandaşı kurtarmak için bir madde var mı? Yok. Gasbedilmiş hakkını isteyen, emeklilikte yaşa takılanlar için bir madde var mı? Yok. 3600 ek gösterge bekleyenler için bir madde var mı? Yok. Kanun hükmünde kararnameyle belediye kadrosuna geçip 2020 yılına kadar zam alamayan taşeron işçileri için bir madde var mı? Yok. Yandaşlara ve sermayeye gelince "sana sevdanın yolları", işçiye, küçük esnafa, garibana gelince "bana kurşunlar", öyle mi? (CHP sıralarından alkışlar)

Bu uygulamalarla devletin itibarı yok ediliyor. Bir ülkenin itibarı, 1.150 odalı saraylarla değil, tarladaki ekili ürünüyle ölçülür, fabrikada dönen çarklarıyla ölçülür, üretim araçlarıyla ölçülür, üretim gücüyle ölçülür, emeklisinin gülen yüzüyle ölçülür, vatandaşının alım gücüyle ölçülür, kadına verdiği değerle ölçülür. Öyle bir hâle getirdiniz ki ülkeyi, Almanya'ya iltica başvurusu yapanların sayısı bu yılın ilk yarısında 2018'e göre artış gösterdi. Türkiye, Almanya'ya iltica başvurusu alınan ülkeler arasında Suriye, Irak, Nijerya ve Afganistan'dan sonra 5'inci sırada. Ah, ah! Şimdi sizin sloganınızla sormak lazım: Hayaller nerede, gerçekler nerede, Türkiye nereden nerelere geldi.

Değerli milletvekilleri, yasanın 9'uncu maddesiyle ne yapılmak istenmektedir? Yurt dışı harçlarının 15 liradan 50 liraya çıkarılması ve gurbetçinin, amiyane tabirle, yolunacak kaz olarak görülmesi devletin ne hâle düşürüldüğünün göstergesidir. Yurt dışı borçlanması yapanların çoğunluğunun en son sigortalılığı işçiliktendir. Düzenlemeyle, vatandaşlarımız, BAĞ-KUR kapsamına alınmakta, daha uzun süre borçlanmak durumunda kalmakta ve emekli aylıkları daha geç yaşlarda başlamaktadır. Örnek vermek gerekirse: Sigorta girişi 8 Eylül 1999 öncesi olan yurttaşlarımız emeklilik için eksik primlerini erkek ise 9000 güne, kadın ise 7200 güne tamamlamak zorunda kalacaktır. Diğer yandan, yurt dışı borçlanması yapan yurttaşlarımız için borçlanma tutarı günlük kazancın yüzde 32'sidir; yani, 2019 yılında yurt dışı borçlanması yapan bir yurttaşımız asgari tutar üzerinden borçlanma yaparsa, borçlanma yapacağı tutar her ay için 818 liradır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Rica ediyorum Başkanım...

BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Girgin.

SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Kanun teklifiyle bu oran yüzde 45'e çıkartılmıştır; yani, bu yasa geçerse her ay 818 lira değil, 1.151 lira ödeyecektir.

Türkiye Cumhuriyeti mevcut durumda bu yurttaşlar arasında gerek doğum borçlanmasında gerek askerlik borçlanmasında "Türkiye'de yaşayan" veyahut da "yurt dışında yaşayan" diye bir ayrım yapmamaktadır. Bu kanun teklifi yasalaştığı takdirde, ülkemizde ikamet eden yurttaşlarımız ile gurbetçilerimiz arasında Anayasa'ya aykırı bir ayrıma gidilecek, Anayasa dışı, mantık dışı, izan dışı bir ayrıma gidilmiş olacaktır. Bu düzenleme gurbetçiyi, amiyane tabiriyle, yolunacak kaz olarak görmektedir; bu düzenlemeyle gurbetçilerimiz için "Nasıl olsa gurbetçilerin parası vardır." denilerek böyle bir anlayışa kurban edilmek istenmektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın, selamlayın Sayın Girgin.

SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Teşekkürler.

Bu kanun teklifi, gurbetçiye "Daha uzun süre borçlan, daha çok öde ama daha az emekli aylığı al." demektedir; bu, hakkaniyetli değildir.

Değerli milletvekilleri, "Bitmez." denen deniz bitmiştir. "Her yorulmuşun malını bir dinlenmiş yer." misali on yedi yıldır, cumhuriyet dönemi boyunca zorluklarla yapılan yatırımları sata sata ekonomi politikalarınızı bir şekilde finanse ettiniz ama artık deniz bitti, gidiyorsunuz, artık yolun sonu göründü. Ama bu millet sizi sattıklarınızla, savurduklarınızla, şatafat ve gösterişinizle, yandaş medyanızla, yandaş müteahhitlerinizle, yasaklarınızla, yarattığınız yoksulluklarla ve arkanızda bıraktığınız binlerce mağdurla anacak.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)