GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Çankırı Milletvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu'nun yaptığı açıklamasındaki bazı ifadelerine, Meclisin görevinin var olan sistemin aksayan yönlerini gözden geçirerek tartışmak olduğuna, Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yönetilen bir devlet hâline gelindiğine ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:97
Tarih:03.07.2019

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Yani "Sataşma olmasın." dediniz ama gerçekten Adalet ve Kalkınma Partisinin sayın grup başkan vekilinin söyledikleri sataşılmadan cevaplanacak gibi değil ama ben yine de dikkat etmeye çalışacağım.

MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU (Çankırı) - Ben kimseye sataşmadan cevap verdim.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Şimdi, bakın, hatırlatayım çünkü unutuluyor bazı şeyler. Bizim şu anda cezaevinde olan Milletvekilimiz Sırrı Süreyya Önder, hatırlıyor musunuz, Gezi nasıl başladı buraya gelip anlatmıştı bu kürsüden de. Yani sabahın köründe kepçeler gidip, Gezi Parkı'ndaki ağaçları sökmeye başlayınca Sırrı Süreyya Önder Vekilimiz kepçelerin önüne dikiliyor "Hop, ne yapıyorsunuz arkadaş?" diyor. Fotoğrafları var, kendisi çıktı anlattı ve Gezi böyle başladı. Gezi, sadece parktaki ağaçlar için değil, aynı zamanda çok önemli bir yerel demokrasi talebiyle başlamıştır. İnsanlar "Bizim kullandığımız, gittiğimiz, oturduğumuz, çay içtiğimiz, sohbet ettiğimiz bir parkı, siz istediğiniz gibi tarumar edemezsiniz." dedikleri için, "Bize sormadan karar alamazsınız." dedikleri için Gezi başladı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Ve yine Sırrı Süreyya Önder Milletvekilimiz burada kürsüde çıktı, hatta sıyırdı gömleğini de kendisine nasıl gaz fişeğiyle ateş edildiğini izleriyle gösterdi. Bunları unuttunuz mu? Kim ateş etti gaz fişeğiyle Sırrı Süreyya Önder'e? Sizin Valiniz ve Emniyet Müdürünüzün emir verdiği kişiler. O Vali Hüseyin Avni Mutlu, FETÖ'den yargılandı, ceza aldı. Onu mu savunuyorsunuz? Hüseyin Çapkın, Emniyet Müdürü; FETÖ'den yargılandı, ceza aldı. Onu mu savunuyorsunuz? O gün arkasındaydınız. O gün her türlü işi provoke edenler, o provokasyonların başında olanlar, o Vali ile o Emniyet Müdürüydü, sonra FETÖ'den ceza aldılar. Şimdi neyi savunuyorsunuz siz?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Milletvekili.

Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlayacağım hızla.

Şimdi, dolayısıyla tarihi böyle çarpıtamazsınız. Gezi eylemlerinde 8 genç insan vurularak öldürüldü. Kim öldürdü bunları? Gezi eylemlerinde onlarca insan, atılan gaz fişekleri yüzünden gözlerinden oldu, gözleri çıktı. Kim yaptı bunları? Bunları unutmayın. Dolayısıyla bu tartışmayı yapacaksak bu tartışmayı bütün verileriyle birlikte yapmak lazım. Bugün Gezi davası diye ortaya çıkmış olan dava, tam bir düzmecedir; iddianame felakettir, böyle bir iddianame, hukuk fakültelerinde "kepazelik" diye okutulmalıdır. Daha önce Gezi davaları açıldı ve o davalar beraatle sonuçlandı. Bunları unutuyor musunuz? Böyle bir gerçeklik de var. Dolayısıyla bunu böyle tartışmak gerekir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son bir iki cümle de bu sistem tartışmasına ilişkin söylemek istiyorum. Şimdi, efendim, bir sistem tartışması, elbette ki bir Anayasa tartışmasıdır ve bu, gayet sakin bir şekilde Mecliste hem komisyonlarda hem Genel Kurulda yapılması gereken bir şeydir, bunda bir acayiplik yoktur. Çünkü bu Meclisin görevi, var olan sistemde bütün veçheleriyle aksayan her şeyi her an gözden geçirmek ve tartışmaktır, yasaysa yasa çıkarmaktır, Anayasa değişikliği yapmaksa Anayasa değişikliği yapmaktır. Bakın, son bir yıl "Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi" adı altında işlemiş olan sistemde 39 tane Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkmış, 1.900 civarında maddeyi içeriyor; bu Meclis çıkarmış 34 tane kanun, 600 maddeyi içeriyor sadece. Şimdi, burada tartışmalı bir durum yok mu? Denge-denetleme mekanizması işlemiyor, kuvvetler ayrılığı ortadan kalkmış. Memleket, Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle yönetilen bir devlet hâline geldi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayalım Sayın Grup Başkan Vekili.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Böyle bir şeyi konuşmak, tartışmak, denge-denetleme mekanizmaları nasıl yeniden işler hâle gelir, nasıl yürütmenin yasama üzerindeki ve yargı üzerindeki tahakkümü ortadan kaldırılabilir; bunları tartışmak abes bir şey değildir. Bunları tartışalım, konuşalım, gerekiyorsa Anayasa değişiklikleri...

Sayın Grup Başkan Vekiliniz Bülent Turan geçen gün söyledi "Revizyon gerekiyorsa revizyon yaparız." dedi. Biz de diyoruz ki: "Revizyon yetmez, daha köklü bir değişikliği tartışmak gerekir." Bu tartışmanın neresi gericilik olabilir? Bu tartışma, tam tersine, Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi adı altında var olan sistemin uluslararası, evrensel normlara ve siyaset bilimine uyumlu, uygun bir hâle getirilip getirilemeyeceği tartışmasıdır esas itibarıyla. Dolayısıyla bu tartışmayı yapmak ihtiyacımızdır, bundan kaçınmamak gerekir. Bir kez daha bunu vurgulamış olalım.

Teşekkür ederim Sayın Başkan.

BAŞKAN - Teşekkür ederim.