| Konu: | Türkiye'de milyonlarca insanın açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşadığına, dünya Türkiye'deki ekonomik krizi konuşurken Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın verecek cevabının olmadığına, Urfa'nın operasyon merkezi hâline getirildiğine, işkenceci ve baskıcı mantığın uygulamaları sürdüğü müddetçe ne ekonomik krizin aşılabileceğine ne siyasi alanda demokratikleşmenin gerçekleştirilebileceğine ne de hukukun üstünlüğünün sağlanabileceğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 95 |
| Tarih: | 27.06.2019 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Sayın vekiller, dün açıklanan Türk-İş verilerine göre 4 kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken gıda harcaması 2.067 lira olarak belirlendi yani açlık sınırı diyebiliriz buna. Yoksulluk sınırı da 6.733 lira olarak belirlendi. Evli olmayan, çocuksuz bir çalışanın yaşama maliyeti ise 2.559 lira oldu.
Bu rakamlara baktığımızda, Türkiye'de milyonlarca ailenin geçinmeye çalıştığı asgari ücreti çok geride bırakan sonuçlar olduğunu görüyoruz. Ülkede milyonlarca insan 2.020 lira asgari ücretle çocuklarına bakmaya, ev geçindirmeye çalışmaktadır ve Türkiye'de milyonlarca insan ki nüfusun yüzde 60'ından fazlasıdır, açlık ve yoksulluk sınırı altında yaşamaktadır. Bu vahim tabloyu düzeltmek için çaba harcaması gereken iktidar, halkın üzerine yeni zamlarla gidiyor. Seçim geçti, zamlar başladı. Seçim ekonomisinin sonuçları ortada. Seçim sürecinde halka meydanlardan çay poşetleri atanlar -ki bunların kimler olduğu biliniyor- şimdi kuru çaya yüzde 15 zam yaptılar, şekere de yüzde 16 oranında zam yapıldı. Bu "Çay ve simitle üç öğün geçinebilirsiniz ve yaşayabilirsiniz." diyenlere hatırlatıyoruz, artık üç öğün beslenmek, çay ve simitle de mümkün hâlâ gelmiyor anlaşılan. Motorine 23 kuruş zam yapıldı, bunun bütün gıda ürünlerine yansıyacağı çok açık ortada. Görünen o ki başka zamlar da gelecek ve halkın sofrasına, çiftçinin gelirine el konmaya devam edilecek.
Hazine ve Maliye Bakanı hayal dünyasında yaşıyor bütün bu gerçekler karşısında, makroekonomik dengeleri yok sayıyor ya da bilmesine rağmen dile getirmiyor ki bu daha büyük bir suç. Bütün dünya, Türkiye'deki ekonomik krizi konuşuyor, tartışıyor ama biz yok gibi davranıyoruz.
Şimdi, maceracı yollara başvurma emareleri artmış vaziyette yine son günlerde. Aldığımız duyumlara göre, Merkez Bankası kaynaklarına el atma hazırlığı var yeniden, 46 milyar Türk liralık ihtiyat akçesini Hazineye aktarma duyumları ortalıkta dolaşmaya başladı. Derinleşen ekonomik krize ve durgunluğa Hazine ve Maliye Bakanının vereceği bir cevap yok. Siyasi alanda demokratikleşme, hukukun üstünlüğünü tesis etme gibi adımlar atılmadığı müddetçe de ekonomik krizden uzaklaşma şansı görünmüyor.
Şimdi, ekonomik krizin faturasını emekçilere, işçilere, çiftçilere, yoksullara, dar gelirlilere, küçük üreticilere, esnafa yükleyerek bu krizden çıkma ihtimali de yok; buna bir kez daha vurgu yapmak istiyoruz ve ekonomi yöneticilerini, Hazine ve Maliye Bakanını ciddiyete davet ediyoruz.
Bir konu daha var değinmek istediğim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, bir dakika daha süre veriyorum Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim.
Diğer değinmek istediğim konu Urfa. Biliyorsunuz, Urfa'yı neredeyse her hafta burada konuşur hâle geldik. Çünkü Urfa'yı bu ülkeyi yönetenler, bir tür operasyon merkezi hâline getiriyorlar. İşkence, gözaltı, katliam, baskı hep Urfa'da yaşanıyor. Bakın, Urfa/Halfeti'de işkenceyi dün de konuştuk, daha önceki günlerde de konuştuk, hâlâ sonuç alınamadı, Urfa/Siverek'te bir katliam yapıldı, hâlâ sonuç alınamadı, Urfa/Suruç'ta daha önce Şenyaşar ailesi katledilmişti, şimdi Ceylanpınar. Bu sabah 3 ayrı eve baskın yapıldı, gözaltılar var. Biri, partilimizin evi. Dilan Ablay, HDP'nin belediye meclisi üyesi aynı zamanda, babası, annesi, kız kardeşi gözaltına alınmış.
Emniyet güçleri, evin bahçesine iş makineleriyle duvarları yıkarak giriyorlar, bahçedeki meyve ağaçları dâhil bütün ağaçları söküyorlar yani bir vahşet. Evi darmadağın ediyorlar. Neden? 3 kişiyi, 4 kişiyi gözaltına alacak.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Bağlayın lütfen, buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum.
Evet, teşekkür ederim.
Normal bir şekilde gözaltı operasyonu yok, tamamen işkenceci ve baskıcı bir mantığın uygulamaları var. Kolluğun bu uygulamalarını kınıyoruz ve kolluğun böyle davranmasına cevaz veren, emir veren, yol veren İçişleri Bakanlığını en sert biçimde kınıyoruz. Bu İçişleri Bakanlığı bu işleri sürdürdüğü müddetçe, ne ekonomik krizi aşarsınız ne siyasi alanda demokratikleşme gerçekleştirirsiniz ne de hukukun üstünlüğünü sağlayabilirsiniz. Bunu bir kez daha net olarak vurgulamak istiyorum.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Oluç.