| Konu: | Kürt kimliğine sahip insanların ana dillerinin Kürtçe olduğuna ve ana dilin evrensel insan hakkı olduğuna, esas olanın bir ana dilin nasıl geliştirilebileceği, nasıl korunabileceği olması gerektiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 91 |
| Tarih: | 19.06.2019 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Birincisi: Bir saptamayı yapmak istiyorum. Bu ülkede milyonlarca insan yaşıyor, bu insanlar Kürt kimliğine sahipler, kültürel olarak baktığımızda böyle bir aidiyete sahipler ve onların ana dilleri Kürtçe. Olabilir, bazı ana dilleri anlayamayabiliriz, hepimiz her dili bilmiyor olabiliriz. Mesela, ben Abhazca bilmiyorum, anlamıyorum ama Abhazların kendi dillerinde konuşmalarını tuhaf bulmuyorum ya da Çeçenlerin ya da Ermenilerin ya da Hemşinlilerin ya da Lazların. Yani Türkiye'de çok farklı kültürler, farklı ana diller vardır, toplumun bir parçasıdır, bu bizim zenginliğimizdir ve bunu konuşmasından dolayı hiç kimseyi kötüleyemezsiniz çünkü ana dil evrensel bir insan hakkıdır. Evrensel bir insan hakkıdır, aynı zamanda, Türkiye Cumhuriyeti'nin altında imzasının olduğu uluslararası demokratik sözleşmelerin de bir parçasıdır ana dil hakkı ve ana dilinde eğitim hakkı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Dolayısıyla, bu evrensel hakkı yok saymak doğru bir davranış değildir en azından; bunu bir saptamak istiyoruz.
Şimdi, buradaki tartışma, bir ana dilin nasıl geliştirilebileceği, nasıl korunabileceği, yok olmayacağı, kültürel olarak nasıl bir ortak zenginliğimiz hâline geleceği konusudur esas itibarıyla, biz bunu tartışıyoruz. Bakın, Bitlis ve Tatvan örneklerini vermemizin nedeni buydu esas itibarıyla. Seçim kampanyası sırasında, 31 Mart döneminde acaba Bitlis ve Tatvan'da aday olan Adalet ve Kalkınma Partili belediye başkanları "Biz oradaki Kürtçe tabelayı indireceğiz." diye mi propaganda yaptılar Bitlis ve Tatvan'da? Yapmadıklarından eminim, adım gibi biliyorum çünkü Bitlis'te böyle bir şey deseniz oy almanız, destek almanız mümkün olmaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitlis ve Tatvan'da yaşadığımız ilk defa başımıza gelmiyor, kayyumlar da ilk geldikleri zaman bütün belediyelerdeki Kürtçe belediye tabelalarını indirdiler. Yani orada diyelim "Diyarbakır Belediyesi" yazdığı zaman...
OYA ERONAT (Diyarbakır) - Doğru değil.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Siz de söz alıp orada konuşursunuz, bağırmayın. Çok şey biliyorsanız çıkar konuşursunuz.
Şimdi, bu tür tabelaları indirdiler. Şimdi efendim, farklı siyasi partilerden de olsalar aslında Kürtçe ya da farklı ana dillere saygı gösteren çok arkadaşımız var bu Meclis çatısı altında, bunu da biliyoruz bunu da biliyoruz, bu iyi bir şey ama Türkiye'de bu konuda engeller ve yasaklar var, bunu da biliyoruz. Yani mesela Kürtçe türkü söyledi diye yargılanmakta olan genç insanlar var. Yolda Kürtçe türkü söyledi diye. Şimdi...
ZÜLFÜ DEMİRBAĞ (Elâzığ) - Ne zaman?
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Var, hâlen yargılanıyor, getirelim önünüze. Bilmeden konuşuyorsunuz. Çünkü siz zaten...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Açalım lütfen tekrar mikrofonu.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - ...genel olarak bilmeden konuşmayı bir erdem sayıyorsunuz, öyle yapmayın.
Şimdi, Kürt enstitüsü kapatıldı bu ülkede, Kürtçe kurslar, çocukların kursları kapatıldı, Kürtçe yayın yapan televizyonlar, radyolar kapatıldı, gazete yasaklandı. Şimdi bunların hepsi yaşandı. İnternet sitelerinin başına gelenler belli, haber ajansının başına gelenler belli. Şimdi bunları niye söylüyorum? Bunları sakin sakin konuşup aslında evrensel bir hak olanın hepimiz için geçerli olduğunu bilmek ve ona uygun davranmak iyidir. Bunu müzakere etmek, konuşmak için söylüyoruz. Bakın mesela, biraz evvel sayın grup başkan vekili dedi ki: "Ana dilinde eğitim alan..." Var işte, Garo Paylan, ana dilinde eğitim aldı Türkiye'de.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Ana dili olduğu için almadı o.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Ermenice ana dilinde eğitim aldı. Türk...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Azınlık olduğu için.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bir müsaade edin. Azınlık...
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - O, Lozan'a göre kabul edilen azınlık kapsamında... Lozan'a göre yapılan bir anlaşma.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tabii ki, bunu da tartışırız.
GARO PAYLAN (Diyarbakır) - Bak Türkçe konuşuyorum.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Kürtler bu ülkede azınlık değildir. Dolayısıyla, azınlık muamelesi göremez.
MUHAMMED LEVENT BÜLBÜL (Sakarya) - Sapla samanı birbirine karıştırmayın!
BAŞKAN - Değerli arkadaşlar, sohbet edeceksek ara vereyim.
Sayın Oluç, lütfen tamamlayın. Son cümlenizi alayım lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum.
Bakın, istiyorsanız Lozan'ın o maddesini de burada oturup sakin bir şekilde tartışabiliriz. Bunda...
DURSUN MÜSAVAT DERVİŞOĞLU (İzmir) - Onu tartışamayız, o tapu.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Anlamanız açısından diyorum, anlamanız açısından diyorum. Dolayısıyla...
DURSUN MÜSAVAT DERVİŞOĞLU (İzmir) - Yok, o konu bizim uzmanlık alanımız.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Biz iyi anlıyoruz da biraz daha siz çalışın. Bence iyi çalışın.
BAŞKAN - Sayın Dervişoğlu.... Sayın Türkkan...
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Biz de iyi anlıyoruz. Bunu tartışabiliriz, bunda bir endişeniz olmasın.
LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Türkiye'de kalkıp Lozan'ın azınlık haklarını bir araya getirmeyin.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Fakat, şunu söylemek istiyorum: Bugün burada...
DURSUN MÜSAVAT DERVİŞOĞLU (İzmir) - Bakın, 3 kelime...
BAŞKAN - Sayın Dervişoğlu, lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Müsaade edin, bitireyim. Sayın grup başkan vekili, müsaade edin, bitireyim.
Şimdi, bugün burada tartıştığımız mesele; Türkçe, Türkçenin ortak dil olması, Türkçenin resmî dil olması değildir. Bakın, bunu daha evvel de yaptınız, ben daha evvel de bunu söyledim. Bizim tartışma konumuz bu değil, bunu tartışmıyoruz. Elbette ki ortak dilimiz, elbette resmî dil, Türkçenin bu durumunu tartışma konusu yapmıyoruz. Biz diyoruz ki "Kürtçe ana dilin öğrenilmesi, geliştirilmesi, korunması için eğitim ve öğretim alanında atılması gereken adımlar var."
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Açar mısınız lütfen. Son kez, lütfen.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bitiriyorum, evet, son cümlem.
"Bu adımları konuşup nasıl atacağımızı tartışalım." diyoruz. Yoksa, tartışma konumuz "Türkçe resmî dil olmaktan çıksın, Türkçe ortak dilimiz olmasın, herkes birbirini anlamasın." diye bir tartışmamız yok. O yüzden de bu tartışmayı sakin bir şekilde yapıp bu konuda yasal ve anayasal atılması gereken adımları hep birlikte atabiliriz. Bu, ne ülkeyi böler ne toplumu böler; tam tersine, hepimizi birleştirir, bütünleştirir; bir araya gelmemizi, gönüllü birliğimizi güçlendirir. Bunu vurgulamak istiyorum.
Teşekkür ederim.
BAŞKAN - Teşekkür ediyorum.