GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Trabzon ili Araklı ilçesi ile Ağrı ili Diyadin ilçesinde meydana gelen sel felaketinde hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dilediğine, iktidarın dere yataklarına inşaat yapmaya devam ettiğine, Karadeniz ekosisteminin tahrip edilmemesi gerektiğine, kayyum atanması nedeniyle Diyadin Belediyesinin hizmetlerini yerine getiremediğine ve yasakçı zihniyeti kınadıklarına, Anadolu Ajansının seçimlerde veri akışını nereden elde ettiğini tüm kamuoyuna açıklamak zorunda olduğuna ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:91
Tarih:19.06.2019

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli vekiller; Trabzon'un Araklı ilçesi Yeşilyurt Mahallesi'nde şiddetli yağış sonrası bir HES borusu patladı ve ardından mahallede bir taşkın meydana geldi, can yitimi ve kayıplar var. Öncelikle, Trabzon halkının acısını paylaşıyoruz, yaşamını yitiren yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz.

İktidar, maalesef, yıllardır ekoloji mücadelesi yürütenlerin, bilim insanlarının ve en önemlisi de Karadeniz halkının, Havva Anaların tüm uyarılarına rağmen dere yataklarına inşaat yapmayı bırakmadı, HES projeleriyle suyu doğal akışından koparmaktan vazgeçmedi. Neredeyse her yıl Karadeniz'de buna benzer felaketler meydana geliyor. Geçtiğimiz yıllarda da gerek Araklı'da gerekse Karadeniz'in başka yerlerinde bu tür felaketlerle karşı karşıya kalınmıştı. Yetkililerin her seferinde "doğal afet" diyerek üstünü örtmesinden artık gına geldi. Dün gece de Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli "Allah'ın işi, nerede ne olacağını da bilemiyorsunuz." dedi. Yani kendisini Allah'a havale ediyoruz. Karadeniz'in vadilerinde bir dere üzerine onlarca HES inşa etmek tam bir talan anlayışıdır ve kul işidir. Sadece Trabzon'da 51 adet HES inşa edilmiştir, 5 adet HES yapım aşamasındadır. Dolayısıyla Karadeniz'deki her sağanak yağış sele ve heyelana sebep olmaktadır. Daha fazla can kaybı yaşanmadan bölgenin koşulları dikkate alınarak tedbirler alınmalıdır. Bölgedeki doğal yaşama, insan yaşamına karşı risk oluşturan projeler mutlaka tekrardan değerlendirilmeli ve risk olan projeler durdurulmalıdır. İktidarın Karadeniz ekosistemini daha fazla tahrip etmemesi gerekiyor. Karadeniz'in o güzel doğasına düşmanlığı bir kenara bırakmak gerekiyor.

Bir diğer felaket geçtiğimiz günlerde Ağrı'da yaşandı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Ağrı'nın Diyadin ilçesinde 4 kişi yaşanan selden ötürü yaşamını yitirdi. Şehrin içinden geçen kanal sularının yağmur suyunu taşıyamaması nedeniyle sel şehrin içine girmiş oldu. Yaşamını yitiren yurttaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı diliyoruz.

Ağrı vekili arkadaşlarımızın yapmış olduğu çalışmalar sonucunda da anlaşılmıştır ki kentte Devlet Su İşleri tarafından yapılan çok dar bir kanal mevcuttur ve etrafında yerleşim yerleri vardır. Bu kanal elbette Ağrı gibi bir il için yetersizdir ve orada yaşayan halk açısından tehlike arz etmektedir. Yaşananın bundan kaynaklandığını görüyoruz. Ancak sorun bununla bitmiyor; Diyadin Belediyesine ait, belediye tarafından uzun süre önce alınmış olan, belediyeye kayyum atandığında kayyum tarafından çalıştırılan greyder ve kepçeden oluşan iş makineleri kaymakamlık ve emniyet kararıyla bağlanmıştır ve çalışmalarına izin verilmemektedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Diyadin Kaymakamlığı ve emniyetin bu kararı nedeniyle makineler bağlanmışken sel felaketi meydana gelmiştir. Belediyemiz, olaya müdahale etmek ve evleri su baskınına uğrayan halkımızın yardımına koşmak için bu makineleri kullanamamıştır. Belediyeye ait iş makinelerinin çalışmasını engelleyen ve olaya yerinde ve zamanında müdahale olanağı tanımayan kaymakamlığın ve emniyetin amacı belediyeyi işlemez hâle getirmeye yöneliktir. Bu engelleyici ve yasakçı zihniyeti de kınıyoruz.

Şimdi, felaketlerden başlamışken son bir felaket daha var, ona da değinmek istiyorum, bu da Anadolu Ajansıyla ilgili. Anadolu Ajansı Genel Müdürü açıklama yaptı ve dedi ki: "23 Haziran seçimini de aynı hassasiyet ve tarafsızlıkla duyuracağız." İşte, felaket burada başlıyor. Önceki 6 seçim ve 1 referandumda ve 31 Martta Anadolu Ajansının yaptığı çalışmaları herkes izledi.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, toparlayın lütfen.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - "Bir kamu kurumu değildir Anadolu Ajansı." demiş genel müdür. Anadolu Ajansı kamuya hizmet veren resmî bir kuruluştur ve esas felaket, basın etiğini yok saymasından kaynaklanmaktadır, basın etiğini her gün ve her an çiğnemesinden kaynaklanmaktadır. Biz Anadolu Ajansının 31 Mart günü veri akışını saatlerce durdurmasını eleştirmiştik, bunun cevabını hâlâ doyurucu bir şekilde genel müdürün ağzından duyamadık, söyledikleri inandırıcı değil. Ama daha önemlisi, sorduk ve yine soruyoruz: Anadolu Ajansı seçim akşamları verilerini nereden elde ediyor, hangi kaynaktan elde ediyor? Bunu defalarca sorduk, yine soruyoruz. Anadolu Ajansı yetkilileri bugüne kadar hiçbir doyurucu cevap vermemiştir. Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Anadolu Ajansının kendilerinden veri almadığını açıklamıştır. O zaman, Anadolu Ajansı bu verileri nereden elde ettiğini tüm kamuoyuna açıklamak zorundadır, bunu da bir kez daha vurgulamak istiyorum.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN - Teşekkür ederim.