| Konu: | Dünya kültür ve tarih mirası Hasankeyf'in Ilısu Barajı Projesi'yle ortadan kaldırılmak istenmesini protesto etmek için yapılan basın açıklamasında yaşanılan gözaltıları ve Ankara ilinde Çorlu tren kazasında yakınlarını yitiren ailelere Anayasa Mahkemesinin önünde yapılan polis müdahalesini kınadıklarına, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Günü vesilesiyle çocuk işçiliğinin yasaklanarak sorumlularının yargılanması gerektiğine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 88 |
| Tarih: | 12.06.2019 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın vekiller, biliyorsunuz, bir süredir Hasankeyf konusunu Genel Kurulda da tartışıyoruz, gündeme getiriyoruz hem önergelerimizle hem aldığımız sözlerle. On dört bin yıllık bir tarih ve kültür mirası bir baraj projesiyle ortadan kaldırılmak isteniyor. Bugün, Hasankeyf'teki bu kültür ve tarih tahribatını protesto etmek için Diyarbakır ve Batman Gençlik Meclisi üyelerimiz ve Batman il yöneticilerimiz, il eş başkanlarımız bir basın açıklaması yapmak istediler ve kolluk güçlerinin ağır saldırısıyla karşı karşıya kaldılar. Aralarında Batman il eş başkanlarımızın da bulunduğu, Diyarbakır ve Batman Gençlik Meclisi üyelerimizin de bulunduğu 33 arkadaşımız gözaltına alındı. Sadece gözaltına alınmakla yetinilmedi, gözaltına alınırken otobüsün içinde biber gazı sıkıldı, kötü muameleye maruz kaldılar, işkenceye maruz kaldılar. Elimizde fotoğrafları var. Öncelikle bu gözaltını, anayasal bir haklarını kullanmak isterken insanların gözaltına alınmasını en sert biçimde protesto ediyoruz ve kınıyoruz. Gözaltına alınanlara kötü muameleyi ve işkenceyi maalesef teşvik eden bir İçişleri Bakanının bulunduğunu biliyoruz, bunu da esefle kınıyoruz. Gözaltına alınan arkadaşlarımızın derhâl serbest bırakılmasını istiyoruz.
Hasankeyf bir dünya mirasıdır ve dün "Ayder'i rezil ettik, kirlettik." diyenler, yarın "Hasankeyf'i yıktık, mahvettik." demek durumunda kalacaklardır. Biz bunu dememeleri için kendilerine bir kez daha çağrıda bulunuyoruz: Bu dünya kültür ve tarih mirasının yok edilmemesi için elinizden geleni yapın diyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edelim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Biliyorsunuz, bundan yaklaşık bir yıl önce, 8 Temmuz 2018'de Çorlu'da, Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde bir tren kazası, bir facia yaşanmıştı ve 25 kişi yaşamını yitirmişti, 340 kişi de yaralanmıştı. Facia hakkındaki hukuki süreçte son olarak Ulaştırma Bakanlığı ve TCDD hakkında "Kovuşturmaya gerek yok." denildi ve takipsizlik kararı verildi. Kazada yaşamını yitirenlerin yakınları, aileleri bu takipsizlik kararına tepkililer ve bu konuda sorumlular yargılansın diye bugün Anayasa Mahkemesi önünde bir açıklama yapmak istediler, yine kolluğun saldırısıyla karşı karşıya kaldılar. Tekirdağ'da, Çorlu'da ailelerinden insanları yitirmiş olanlar biber gazıyla, copla, müdahaleyle karşı karşıya kaldılar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edelim.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Bu konuda da kolluğun bu tutumunu ve İçişleri Bakanlığının bu konudaki tutumunu kınıyoruz ve protesto ediyoruz.
Bugün 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü. Türkiye'de çocuk işçiliği artıyor ve çocuk işçiliği cinayetlerine ne yazık ki hâlâ göz yumuluyor. 2018 en çok çocuğun iş cinayetinde yaşamını yitirdiği yıl olarak kayda geçti. Bir yılda tam 70 bin çocuk geçtiğimiz yıl iş gücüne katıldı ve 2018'de çocukların iş gücüne katılım oranı yüzde 21'e yükseldi. Kayıt dışı bir katılımdır, çocuk emeği sömürüsüdür.
Bir kez daha, Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü'nde çocuk işçiliğinin yasaklanması ve çocuk işçilerin ölümlerinin sorumlularının yargılanması gerektiğine vurgu yapmak istiyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayalım Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Tamamlıyorum.
Türkiye, Uluslararası Çocuk Sözleşmesi'ni imzalamış bir ülkedir. Bu imzasına sahip çıkarak iktidarın da çocuk işçiliğini ve çocuk emeğinin sömürülmesine karşı adım atması gerektiğini bir kez daha vurgulamak istiyoruz.
Teşekkür ediyorum.