| Konu: | Ordu ilinin sorunlarına ilişkin gündem dışı konuşması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 84 |
| Tarih: | 28.05.2019 |
MUSTAFA ADIGÜZEL (Ordu) - Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; Ordu ilimizin sorunları hakkında söz aldım.
Yakın dönemde dolu ve heyelan afeti oldu. Ancak fındık sezonunun yaklaşması ve taban fiyatı beklentisi nedeniyle -vakit kalırsa onlara değineceğim- öncelikle fındık konusuna değinmek istiyorum.
Biliyorsunuz, fındık, tarım ihracatımızın yüzde 10'unu, 15'ini oluşturan, 1'inci sırada olan ve Türkiye'nin dünyada 1'inci olduğu -dünya fındık üretiminin yüzde 70'i- bir ürünümüz ve millî bir ürün. Fındık öyle bir millî ürün ki tıpkı Tank Palet Fabrikası kadar millî, fındık bahçesi de aynı kozmik oda kadar millî; öyle bakıyoruz. Bu hassasiyetle, genç Türkiye Cumhuriyeti 1924 yılında fındık fidanlarının yurt dışına çıkarılması yasağı koymuş. Keza 1937'de Mustafa Kemal Atatürk Mecliste, açılış konuşmasında birlik kurulmasını önermiş ve FİSKOBİRLİK'i kurmuşuz bu şekilde. Sizler ne yaptınız? O FİSKOBİRLİK'i aradan çıkardınız ve bir İtalyan firmasına bu fındığı peşkeş çektiniz, sadece fındığı da değil, şimdi çiftçimizin tarlasında o çiftçiye üretim yaptırıyor; âdeta bahçeyi de o çiftçiyi de onlara mecbur bıraktınız. Bizim Türk köylümüz sizin sayenizde kendi toprağında maraba olmuştur.
Başka ne yapıyor bu İtalyan firması Ferrero? Daha sezon gelmeden önce bir rekolte oyunu yapıyor; daha fındık filiz vermeden, karanfil görünmeden rekolte açıklıyor. Biz bakıyoruz böyle fındığa yandan, daha karanfili göremiyoruz ama onlar İtalya'dan, ta Amerika'dan o karanfili görüyorlar. Nasıl görüyorlar? Anasının gözü de ondan görüyorlar ve bu şekilde fiyatı düşürmeye çalışıyorlar. Zaten fındıkta bu 3R'ye dikkat etmek lazım: Biri rekolte oyunu, bunu Ferrero ve saz arkadaşları yapıyor; diğeri randıman oyunu, bunu da TMO ve saz arkadaşları yapıyor. Randıman oyununda, üreticinin 50 randıman fındığını 46 randımana alarak devlet resmen soyguna, kendi vatandaşının soygununa müsaade ediyor; daha sonra da o 50 randıman fındığı yandaş tüccarla beraber pay ediyor, iç ediyor sevgili arkadaşlar.
Bu topraklarda 1403'ten beri fındık ihracatı yapılıyor fakat fındık altı yüz yılda görmediği zulmü, sizin on yedi yıllık iktidarınızda gördü.
Kardeşim, milletin fındığına fiyatı bahçesine girmeden verin, daldan tutmadan verin. Bakın, arpa ve buğday için 2 Mayısta, çay için 16 Mayısta taban fiyatı verdiniz. Fındıkçı bu ülkenin insanı değil mi? O yüzden fındıkta da taban fiyatı bekliyoruz.
Hep şu söylendi: "Fındığı devlet alırsa zarar eder, fındık depolarda çürür." Öyle olmadığı geçen yıl görüldü. Görüldüğü üzere, TMO 14 liradan aldığı fındığı 18 liradan sattı, milletin sırtından bir de para kazandı. Hatta şu anda TMO depolarında sanayici fındık bulamıyor çünkü o TMO, bazı yandaş, torpilli sanayiciye o fındığı toptan ihale ediyor, veriyor ve diğer sanayicilerimiz maalesef, fındık bulamıyorlar. Parasını yatıran sanayici bile fındık alamıyor. Ömer Aydın kardeşimizin ifadesiyle söylüyorum: Pavyon kapatır gibi TMO'da depo kapatılıyor. Bu hâliyle TMO, üretici ofisi değil, bazı tüccarlar için depoculuk yapmaktadır. Fındığın yüzde 20'si hasattan hemen sonra pazara iner çünkü köylü borç harç içinde, fakirdir. İşte, bu dönemde fındık düşük olarak fiyatlanır; hem fakir bırak hem de elindeki malını ucuza kapat. Sosyal devlet isek bu dönem gelmeden fındık fiyatını belirleyip bu dönemde alım yapmamız gerekiyor.
Peki, fındık fiyatı ne olmalı? TMO, zaten geçen yılın fındığını şu anda 18 liraya satıyor sayın milletvekilleri. Bunun üzerine refah payı koyarak yaklaşık 20 lira düzeyinde -hem de yeni sezon fındığını- satması gerekiyor. Yani 20 liradan aşağı bu yıl fındık fiyatı olmamalıdır ve bunun altındaki fiyatlar taban fiyatı değil, tavan fiyatı olur, fındık fiyatının önünü keser. Geçen yıl Ferrero'nun İtalya'da fındığı 2,9 eurodan aldığını da burada özellikle söylemek istiyorum.
Sayın milletvekilleri, Türkiye'de olduğu gibi bölgemizde de ekonomik sıkıntılar oldukça had safhadadır. Bu fedakâr ve cefakâr Karadeniz insanlarının emekleri ve gururlarıyla daha fazla oynanmamalıdır. Haritaya bir bakın. İktidar olarak sadece Karadeniz kıyılarında kaldınız. Her an düşme ihtimaline karşı bu dik, yamaçlı, zorlu coğrafyada yürürken fındığın dallarına iyi tutunun derim.
Saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)