| Konu: | Demokratik siyasetten yana olanların her zaman askerî ve sivil darbelerin karşısında yer almaya devam edeceğine, 27 Mayıs sonrasının en önemli simgelerinden olan Yassıada'nın beton yığınına dönüştürüldüğüne, gazetecilere yönelik saldırıların engellenmesi gerektiğine ve Dersimli Seyit Rıza'nın idam sehpasındaki son sözlerine ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 83 |
| Tarih: | 27.05.2019 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Demokratik siyaset açısından baktığımız zaman, Türkiye'nin darbeler tarihi gerçekten çok utanç verici bir tarihtir ve demokratik siyasetin yanında yer almış olanlar her zaman askerî ve sivil darbelerin karşısında da yer almışlardır, böyle de olmaya devam edecektir.
Bugün, evet, 27 Mayısı konuşuyoruz ama 27 Mayısı konuşurken 27 Mayıs sonrasının bugün en önemli simgelerinden biri olan Yassıada'yı konuşmamız gerekiyor. Bakın, Yassıada'nın bugünkü görüntüsü şu hâle gelmiştir: Yassıada, 27 Mayıs sonrası duruşmaların yapıldığı bir yerdir ve tarihsel olarak baktığımızda o hâliyle korunması gereken, belki de demokrasi tarihi açısından bir ibret yeri olarak değerlendirilmesi gereken bir ada şu anda bir beton yığınına dönüştürülmüştür. Bu, tarihe, kendi politik tarihine yapılacak en büyük saygısızlıklardan bir tanesidir.
Şimdi, bu hâle getirdikten, Yassıada'yı bir ucube hâline getirdikten sonra, 27 Mayıs üzerine bu hâle getirmiş olanların çok fazla söz söyleme imkânı da kalmamış olacaktır. Bu ucube, yani, gerçekten tarihe kalacak bir ucubedir. AKP Genel Başkanı Sayın Erdoğan demiş ki: "40 bin fidan dikeceğiz Yassıada'ya." Herhâlde fide dikecekler yani fidan dikilecek herhangi bir yer, betonlardan, kalmamış görünüyor, içler acısı bir durum; birincisi bunu söylemek istiyorum.
İkincisi, gazetecilere yönelik saldırılar son dönemde gerçekten vahim bir hâl almıştır. Bizim görüşlerimize uyup uymamasından azade olarak söylüyorum, gazetecilere dönük saldırılar, basın özgürlüğü, iletişim hakkı, haberleşme hakkı, düşünce ve ifade özgürlüğü açısından çok ağır ihlallerdir, insan haklarına saldırıdır ve gazetecilere dönük bu saldırıların mutlaka durması, engellenmesi, bunu yapanların ciddi bir yaptırımla karşı karşıya kalması gerekir. Vahim bir tabloyla karşı karşıya olduğumuzu özellikle söylemek istiyorum.
Son olarak değinmek istediğim konu da -bugün burada adı geçtiği için, biz tarihsel olaylara ve tarihsel kişilere saygımızı her zaman koruruz- Dersimli Seyit Rıza demiştir ki: "Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun." İdam sehpasındaki son sözü Dersimli Seyit Rıza'nın bu olmuştur. Saygıyla anıyoruz kendisini.
Teşekkür ederim. (HDP sıralarından alkışlar)