GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Şanlıurfa ili Halfeti ilçesinde gerçekleştirilen gözaltılarda ağır insanlık suçu işlendiğine, Bitlis ili Tatvan ilçesinde seçilmiş HDP'li belediye meclis üyelerinin görevden uzaklaştırılmasının hukuksuz olduğuna ilişkin açıklaması
Yasama Yılı:2
Birleşim:81
Tarih:22.05.2019

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.

Dün de değinmiştim ancak bir kez daha değinme ihtiyacı ortaya çıktı. Urfa Halfeti'de dün 38 kişi gözaltına alınmıştı. İşkence iddialarını buraya taşıdım, fotoğraflarla gösterdik; bu iddialara karşı Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı "Adli süreç, usul ve yasalara uygun bir şekilde yürütülmektedir." açıklaması yaptı. Maalesef, Urfa Cumhuriyet Başsavcılığı açıkça yalan söylemektedir ve gerçekleri gizlemektedir. Çok açık bir şekilde, ters kelepçeli hâlde karakol bahçesinde yere yatırılmış olanların fotoğraflarını buraya getirdik, taşıdık. Gözaltına alınanlara elektrik verildiğine dair çok ciddi iddialar var. Urfa Barosunun beyanları ortada ve vatandaşlarımız yara bere içerisinde, bariz işkence emareleriyle görüntülenmiş vaziyette. Çeşitli ajanslardan yayınlanmış görüntüler var. Yürümekte zorluk çeken insanlar var.

Halfeti'ye bir vekil heyetimiz gitti, işkence vakasıyla karşı karşıya olunduğunu çok net olarak tespit etti ancak konunun muhatapları görüşmekten kaçınıyor. Hem soruşturma savcısı hem başsavcılık görüşme taleplerine cevap vermemiş durumda, vali ve vali yardımcıları da cevap vermemiş durumda.

Buradan bir kez daha söylüyoruz, Mecliste dile getiriyoruz: Urfa Halfeti'de çok ağır insanlık suçu işleniyor, işkence yapılıyor ve bir an evvel buna müdahale edilmezse, bunu yapanlar, emri verenler, yaptıranlar en tepeden -İçişleri Bakanlığından- aşağıya kadar kimlerse, haklarında soruşturma yapılmazsa Türkiye'nin "İşkenceye sıfır tolerans." lafının bir kez daha sahte bir laf olduğu ortaya çıkmış olacaktır. Avrupa Birliğiyle görüşmeler yapmaya çalışıp fasıllar -yargı faslını- açtırmaya çalışan Türkiye'de iktidarın...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - ...bu işkenceye göz yumması kesinlikle kabul edilebilir bir şey değildir, insanlık dışıdır. Bir kez daha buradan dile getirmek istiyorum.

İkincisi, Tatvan'daki seçimlerle ilgili. Biliyorsunuz, Tatvan'da itirazda bulunmuştuk. Tatvan'da ortaya çıkan sonuç, 295 oy farkla Adalet ve Kalkınma Partisinin kazandığı bir sonuç olmuştu. Çok sayıda geçersiz oy vardı. Bizim itirazlarımız o zaman reddedildi ve Tatvan Belediye Başkanlığı Adalet ve Kalkınma Partisinde kaldı ancak belediye meclisinin çoğunluğu Halkların Demokratik Partisindeydi. Bizim aldığımız oylara göre, 25 üyeden oluşan belediye meclisinin çoğunluğu, 14 üyesi Halkların Demokratik Partisindendi. Şimdi ilginç bir uygulamayla karşı karşıya kaldık. Bitlis İl Özel İdaresi ve Bitlis Valiliğinin İçişleri Bakanlığına gönderdiği ve İçişleri Bakanlığının da hukuksuz bir şekilde "olur" verdiği bir yazıyla...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Toparlayın lütfen Sayın Oluç.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum.

...Tatvan ilçesinde HDP'li 9 belediye meclisi üyesi geçici olarak görevden uzaklaştırıldı bir tedbirle ve bu da Anayasa'nın 17'nci maddesinin dördüncü fıkrasına ve 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 47'nci maddesine dayanılarak yapıldı. Kesinlikle hukuksuzdur çünkü ortada herhangi bir hüküm yoktur. Bu kişiler hakkında herhangi bir mahkeme kararı yoktur. Biz araştırdık, belediye meclisi üyelerimizden 1 kişi hakkında bir dava dosyası vardır, sürmekte olan bir davadır, geri kalan 8 belediye meclisi üyemizin tamamına Nisan 2019 tarihli soruşturma başlatılmıştır yani ortada bir mahkeme kararı yoktur. İçişleri Bakanlığının "olur" vermesi de Valiliğin bu yazıyı göndermesi de hukuksuzdur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen Sayın Oluç.

Buyurun.

HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Son cümlem.

Aslında belediye meclisinde çoğunluğu sağlayamamış olmayı böyle, bu şekilde bertaraf edip belediye meclisi üyelerini görevden aldırarak belediye meclisinde çoğunluğu sağlama girişimi bir kez daha kayyum pratiklerinin devamıdır ve biz biliyoruz ki, İçişleri Bakanlığının niyeti, en başında olan kişiden başlamak üzere, kayyumlar sürecini devam ettirmektir. Biliyorsunuz, bu konuda da bir cümle sarf etmiştir "Bugüne kadar uyguladığımız politikaları -yani kayyum politikalarını kastederek- beş yıl daha uygularsak ortada HDP'li belediye kalmaz." demiştir. Tekrar onu söylüyoruz: Bunun kalıp kalmayacağını göreceğiz elbette ama bu hukuksuzluğa, bu demokrasi düşmanı tavra asla boyun eğilmeyeceğini bir kez daha söylemek istiyoruz. Lütfen, bu konuda demokrasiden ve hukuktan yana olan bütün siyasi partiler de tutum alsınlar ve bu konudaki fikirlerini açıklasınlar.

Teşekkür ederim.

BAŞKAN - Teşekkürler Sayın Oluç.