| Konu: | 21 Mayıs Çerkez soykırımının 155'inci yıl dönümüne, 17-31 Mayıs Uluslararası Gözaltında Kayıplar Haftası vesilesiyle insanlığa karşı işlenen suçların affının ve zaman aşımının olmadığına, Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde gerçekleştirilen gözaltılara ilişkin açıklaması |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 80 |
| Tarih: | 21.05.2019 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli vekiller, 21 Mayıs Çerkez soykırımının 155'inci yıl dönümü. Bundan tam yüz elli beş yıl önce Çerkez halkı büyük bir kırıma maruz bırakıldı. Yüz binlerce insan Çarlık Rusyası tarafından bir soykırıma uğratıldı ve katledildi. Soykırıma uğratılan ve katledilenlerden daha fazlası, yine yüz binlerce insan da yaşadığı yeri ve yurdu terk etmek zorunda bırakıldı, kırk ayrı ülkeye dağılmak ve orada yaşamak zorunda kaldılar. 155'inci yılında Çerkez soykırımında yaşamını yitirenleri saygıyla anıyoruz ve Çerkez halkının -ki bu topraklarda yaşayan milyonlarca Çerkez insanı vardır- ana dil, kimlik ve kültür konusundaki taleplerini çok önemsiyoruz ve sahipleniyoruz. Bu taleplerin ve mücadelenin demokrasi ve eşitlik açısından son derece önemli olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyoruz.
Yine, 17-31 Mayıs tarihleri, biliyorsunuz, Gözaltında Kayıplara Karşı Uluslararası Mücadele Haftası'dır. Hitler Almanyası, Mussolini İtalyası, Arjantin, Şili diktatörlükleri gözaltında kayıplar açısından tarihe utanç eylemlerini yazdırmış olan diktatörlüklerdir ve tabii ki Türkiye'de ne yazık ki 12 Eylül askerî darbesi sonrasında cunta döneminde sistematik olarak bir yok etme ve gözaltında kaybettirme pratiği uygulanmıştır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun devam edin Sayın Oluç.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Cumartesi Anneleri ilk kez 27 Mayıs 1995'te Galatasaray'da, İstanbul'da oturmaya başlamışlardır. Yedi yüz otuz sekiz haftadır, gözaltında kayıpları protesto etmek, gözaltında kaybedilmiş olan yakınlarını, çocuklarını bulmak, onlarla ilgili herhangi bir veriye ulaşabilmek için oturmaktadırlar. Bizler biliyoruz ki insanlığa karşı işlenen suçların affı da yoktur, zaman aşımı da yoktur. Bunu bir kez daha ifade etmek istiyoruz.
Şimdi, hukuk ve demokrasiyi konuşmaya başladığımızda ne yazık ki son derece vahim tablolarla karşılaşmaya devam ediyoruz. Dün Urfa Halfeti'de, geçmiş yılları yani 1980'li, 1990'lı yılları aratmayacak bir tabloyla karşı karşıya kalındı. Yaklaşık 40 kişi gözaltına alındı ve şu fotoğraflar etrafa yayıldı: Gözaltına alınanlar arkadan elleri kelepçeli bir şekilde yere yatırıldılar ve böyle bekletildiler. Bunun son derece insanlık dışı bir tutum olduğunu düşünüyoruz, demokrasi açısından, hukuk açısından kabul edilebilir bir yanı yoktur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Bağlayın lütfen Sayın Oluç.
Buyurun.
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Toparlıyorum.
Avukatlarıyla bir heyetimiz görüşme yaptı, milletvekili heyetimiz. Elektrik verme dâhil her türlü işkence ve kötü muameleye maruz kaldıkları tespit edildi. Sağlık raporları için uğraşılıyor. Bu konuda gereken suç duyurularını da yapacağız. Gerçekten işkence insanlık suçudur, bunun da zaman aşımı yoktur. Bunu da vurgulamak istiyoruz. Bu emri kim vermiştir, bu talimatı kim vermiştir, kim uygulatmıştır, mutlaka bunlar hakkında hukuken her türlü işlemin yapılması gerekir. Bunu da vurgulamak istiyorum.
Teşekkür ederim.