GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:56
Tarih:21.02.2019

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin çiftçi borçları yönünden yapılandırılmasını öngören 17'nci maddesi üzerine partim adına söz almış bulunmaktayım.

Bakın, bu maddeyi, gelin, çiftçimizle Türkiye Büyük Millet Meclisinde oluşturmuş olduğumuz birlik ve beraberlik içerisinde uzlaşıyla değiştirelim çünkü getirdiğiniz teklif çiftçimizin derdine derman değildir, çiftçimizin acısını dindirmemektedir. Gelin bu acıyı dindirelim, pansuman değil ameliyat yapalım.

Getirdiğiniz teklifle, tarım kredi kooperatifleri ve Ziraat Bankasından alınan kredisini bile ödeyemeyen çiftçinin borcunun -yüzde 15- yüzde 10'unu çiftçiden, yüzde 5'ini hazineden karşılıyorsunuz. Oysa çiftçi ana borcunu dahi ödeyemiyor ki yüzde 10 faizle borcunu ödesin, ödeyemediği için de günbegün tarımdan vazgeçiyor.

Çiftçinin borcunu ödeyememesi hepimizi etkileyen bir sarmaldır değerli dostlar çünkü çiftçi ödeyemezse bankalar, sonra hazine yani tüm Türkiye daha ağır bedel ödeyecektir. Üretim yapmayan çiftçi ülkeyi yabancıya muhtaç eder. Gıda fiyatlarının bugünkü rakamlara çıkmasının ana sebebi üretimden kaçmaktır. Bakın, futbol kulüplerinin borcunu yüzde 8'le, gerçek üretim yapan çiftçinin borcunu ise yüzde 10'la yapılandırıyoruz ve bu yapılandırmayı da Ziraat Bankasına yüklüyoruz.

Ziraat Bankası 1863 yılında kurulan bir banka. Kurulduktan sonra, 1916'da özel bir kanun çıkarılıyor, bu kanunun 1'inci maddesi diyor ki: "Çiftçinin yapmış olduğu işlemleri kolaylaştırmak için gerekli her türlü katkıyı sağlar." Ama geldiğimiz noktada, çiftçinin yerine, kalkıyoruz, medya patronlarına ve spor kulüplerine destek oluyoruz. Gıda güvenliğinin sigortası çiftçimize geldiğinde yüzde 10 ama spor kulüplerine geldiği zaman ise yüzde 8 faiz uyguluyorsunuz. Bu nasıl bir adalettir, merak ediyorum sevgili milletvekillerimiz.

Futbolu hepimiz severiz, 7'den 70'e futbolla büyüdük ama futbol kulüplerinin düşüncesizce yaptığı harcamalarla, trilyonluk transferlerle ve yanlış yönetimler sonucu geldiği noktada tüm milletimize bu yükümlülüğü yüklüyorsunuz. Futbol kulüplerinin borç batağını kurutmak için yaptığınız jesti, gelin çiftçimize de yapalım diyorum. Vicdan ve akıl varsa gerçek üretimdeki çiftçileri destekleyelim. Cengiz İnşaatın vergi borcunu nasıl sıfırladıysanız, gelin çiftçinin faiz borcunu da öyle sıfırlayalım. Bu, çiftçiye vatan borcumuzdur, hepimizin minnet borcudur çünkü çiftçiyi doyuramazsanız, geçindiremezseniz siz de aç kalırsınız, hepimiz aç kalırız. Ve bakın, şimdi sebze ve meyve fiyatlarını aşağı çekmek için göstermelik adımlar uyguluyorsunuz, yerel seçimlere kadar zamanla oynamaya çalışıyorsunuz çünkü çiftçiyi doyuramazsak hepimiz aç kalacağız. Millet kuyruklarda, çiftçi borç batağında inliyor. Durduralım bu gidişatı arkadaşlar, gelin çiftçilerin borçlarını, faizini silmek için verdiğimiz önergeye hep beraber destek olalım, gerçek üreticiye nefes aldıralım.

Peki, çiftçimiz niye borçlandı? Evet arkadaşlar, çiftçimiz niye borçlandı acaba? Çiftçimiz, değişen iklim koşulları, afetler, kuraklık, dolu gibi istek dışında oluşan gelişmelerden dolayı borçlandı; çiftçimiz, AK PARTİ'nin Tarım Kanunu'na rağmen, evet, 2006'da çıkan Tarım Kanunu'na göre gayrisafi millî hasılanın yüzde 1'ini vermeniz gerekirken vermediğiniz sebeplerden dolayı borçlandı. Çiftçimiz yapmış olduğunuz yanlış tarımsal desteklemelerden borçlandı, kooperatifleşmenin desteklenmemesinden borçlandı, uygulanan yanlış tarım politikalarından, mazot fiyatlarındaki yüzde 30 artıştan, elektriğe yüzde 70 artıştan ve ana girdisi gübreye yüzde 130 vermiş olduğunuz artıştan dolayı borçlandı. Çiftçi ekonominin yönetilememesinden, dövizdeki aşırı artıştan dolayı borçlandı. Yani çiftçinin borcunun sebebi çiftçi değildir, bu borcun sorumlusu siz AKP iktidarıdır. O yüzden AKP iktidarı çiftçinin sırtına bindirdiği yükü geri indirmekle sorumludur. Çünkü çiftçi 2018'de bir önceki yıla göre yüzde 50 fakirleşmiştir arkadaşlar. Bakın, tarım kredi kooperatifinden yararlanan 55 bine yakın çiftçi, bunlar icra dosyası, tarım kredi ve Ziraat Bankasındaki icra dosyası. Pembe dosyanın icra dosyası olduğunu hepimiz biliyoruz ve yaklaşık olarak 1 milyar 336 milyon lira tarım krediye borçlanmış çiftçi ve aynı rakam Ziraat Bankasında 843 milyon lira. Bunları şimdi yapılandıracağız arkadaşlar. Çiftçimiz, AK PARTİ iktidarı döneminde belini doğrultamamıştır, borçtan çıkamamıştır. Hasat döneminde elde ettiği gelirle bile borç ödeyemez hâldedir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun.

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - 2002 yılında 530 milyon olan çiftçi borcu Bankacılık Denetleme Kurulu'nun verdiği rakamla bugün 101 milyar lira yani sizin sayenizde, on altı buçuk yıllık iktidarınız sayesinde çiftçinin borcu 190,5 kat artmıştır. Çiftçi kan ağlamakta, geçinemez hâldedir. Çiftçi bu yüzden adım adım toprağını terk etmektedir.

2002'de 41 milyon hektar alan ekilirken geldiğimiz günde ise 37 milyon hektar alan ekilmektedir. Türkiye'de buğday üretimi yüzde 25 ile 35 arasına düşmüştür, arpada ise bu oran yüzde 33'tür arkadaşlar. Bugün iktidarın gıda fiyatlarındaki fahiş artışı, zamanı durdurma çabası, gıda zincirini bozarak pansuman tedbirlerle olmaz, bizim ameliyat yapmamız lazım.

Bakın, Bakanın daha önce yaptığı gezilere baktım. Gitmiş olmayacak yerlere. Ya, Şanlıurfa'ya gittin mi, Çukurova'ya gittin mi, Konya'ya gittin mi? Ama nereye gidiyor? Özel açılışlara gidiyor. Çünkü Şanlıurfa'ya giderse pamuk çiftçisiyle karşılaşacak, Konya'ya giderse buğday çiftçisi, Adana'ya giderse pamuk çiftçisi... Ve geldiğimiz noktada maalesef pansuman tedbirlerle yolumuza devam ediyoruz.

Gelin, üreticiyi ayağa kaldıralım, Türkiye'yi ayağa kaldıralım diyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Devamla) - Sözlerime burada son verirken yüce Meclisi sevgi ve saygıyla selamlıyor, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)