| Konu: | Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 53 |
| Tarih: | 14.02.2019 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yasal düzenlemeler, ihtiyaçları yerine getirmek üzere yapılmaktadır ama bu Maden Yasası burada birçok konuşmacının da belirttiği üzere 14 kez değiştirilmiş olmasına rağmen çok fazla bir yenilik getirmeyecektir.
Biz maddeler üzerinde tek tek önergelerimizi sunduk ama ben Maden Kanunu Teklifi'nde önemli gördüğümüz bu önergeler üzerinde özellikle 1'inci maddede... MTA üzerinden kurulacak şirkete kamunun izniyle geçen personel zaman içinde şirketten ayrılarak eski görevine yani kurumuna döndüğünde kurumunda daha önceden aldığı hiçbir kadro ve pozisyon dikkate alınmayacak, bu personelin hangi şartlar altında görevine geri döneceğine o anki siyasi kadrolaşmanın karar vermesi beklenecek, liyakat ve kurumsal hafıza arka plana itilecektir dedik, yine geçti bu madde.
Teklifin 3'üncü maddesinde "Kömür alımında EÜAŞ ile ilgili sermaye şirketi arasında yapılan sözleşme kapsamında devlet alım garantisi uygulanmaz." şeklinde bir teklif getirmiş olmamıza rağmen yine bu önergemiz kabul edilmeden geçmiştir.
Teklifin 4'üncü maddesi millî menfaatlere uygunluktur arkadaşlar. Bu, bence Meclisimize de hakarettir. Millî menfaat olmayan bir yasanın buradan geçmesi olası mıdır arkadaşlar? Bunun çıkarılmasına ilişkin önerge verdik, yine bu ibare kaldı. Bana göre bütün yasalar zaten millî menfaatlere uygun olmak durumundadır.
Evet, teklifin 5'inci maddesinde jeoloji ve maden mühendislerinin odalarıyla mesleki bağlantıları anlamında olan ve "oda sicil belgesi" tanımının aynen korunmasıyla ortaya çıkabilecek olumsuzlukların önüne geçilmesi, "ihtisaslaşmış devlet kuruluşu" tanımına "kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları"nın eklenmesi... 5'inci maddedeki bu önergeyle ve söylemlerimiz sonunda madde metinden geri çekilmiştir. Teşekkür ediyoruz bunun için.
Teklifin 8'inci maddesinde "Ruhsat sahibi veya madencilik faaliyeti bağlı tesisi olanlar ancak kurul tarafından uygun görülmesi hâlinde ticari ve sınai faaliyette bulunur." ifadesinde "kurul" kaldırılmış, yerine "Bakanlık" getirilmiştir. Bu, maden sahalarının amacı dışında kullanılmasının yolunu açacak bir maddedir değerli milletvekilleri. Bu maden faaliyetlerinin farklı ticari ve sınai yatırımlar adı altında zeytinlik alanlarda ve meralarda daralmaya gidecek bu sürece yönelimi engellemek istemiştik ama yine bu önergemiz de reddedildi.
Yine, teklifin 9'uncu maddesinde devlet hakkı yüzde 25'ten yüzde 50'ye çıkarılmak istenmiştir. Yapılan görüşmeler neticesinde yüzde 40'a bağlandı bu madde.
10'uncu madde Maden Kanunu'nu bir ceza kanununa dönüştürmekteydi. Özellikle yetkilendirilmiş tüzel kişilerin ve nezaretçiliğin bir anlamda sahada etkinliği kalmayacaktı. Bu da yine görüşmeler ve müzakereler sonucunda ilk etapta 5 bin TL'den bin liraya düşürülmüştür. Ancak 10'uncu maddenin ikinci fıkrasında "Mühendislik hizmeti üreten tüzel kişiler ile daimî nezaretçiler beyanlarını ilgili meslek odasından aldıkları oda sicil kayıt belgesiyle belgelendirmek zorundadır." ibaresinin konulmasını istedik. Bunu neden istedik? Çünkü dünyadaki bütün gelişmiş ülkelerde mühendisler odalarından bu sicil durum belgesini alırlar. Çünkü madencilik faaliyetlerinin gerçekten doğru olarak yapılıp yapılmadığı odalar tarafından kontrol edilir ve bir sicil verilir. Ancak ne yazık ki bu maddeye, ikinci fıkraya bunu yine koyduramadık.
18'inci madde, ihalelik sahaları ihale edilmeksizin devlet kuruluşlarına bakanlık onayı verebilmeyi düzenlemektedir. Bu da bizim karşı durduğumuz bir maddeydi, yine geçti.
En önemlilerinden biri 20'nci madde, havza madenciliğini ortadan kaldırarak zaten sorunlu olan redevans madenciliğini yeniden gündeme getirerek böl-parçala-sat yöntemini dayatmaktadır. Buna bütün itirazlarımıza, birçok muhalefet partisinden milletvekillerinin tüm itirazlarına rağmen bu madde ne yazık ki olduğu gibi geçmiştir.
21'inci maddede "Genel müdürlük redevans sözleşmelerinin tarafı değildir." denmektedir ancak sicile şerh edilmeyen sözleşmeler geçersiz sayılmakta ve ceza görmektedir yine.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Çok özür dilerim Sayın Başkanım.
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Evet, 25'inci maddede yine elektrik mühendislerini ilgilendiren damga süresi geçmiş ölçü aletinin kullanımının kontrolü kullanıcı açısından neredeyse imkânsız bir durumdur çünkü elektrik, doğal gaz, su sayacı gibi yaygın kullanılan ölçü aletlerinde aboneler, abone olma süreçlerinde damga üzerindeki tarihi kontrol etmedikleri gibi damga süreleri ve mevzuat konusunda bilgi sahibi olmaları da mümkün değildir. Allah aşkınıza, size soruyorum iktidar milletvekilleri, hangi biriniz sayaçlarınızın tarihini kontrol ediyorsunuz? Böyle bir şey söz konusu olabilir mi? Bu, şirketlerin yükümlülüğünde olan bir şeydir ve şirketin keyfî yaklaşımına bırakılmaması gereken bir maddeydi. Bir ölçü aleti arızalandıysa bu kişinin herhangi bir sorumluluğu olmadığı hâlde cezai bir müeyyide getirilmektedir. Buna da karşı durduk ama yine bu hâliyle geçti bu madde.
Evet, 27'nci maddede dağıtım şirketlerinin hiçbir bedel talep etmeden yapmaları gereken işlemin abonelerin üzerine yıkılması ve bunun için doksan gün süre verilmesini yine uygun bulmadığımızı belirttik.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Pardon.
BAŞKAN - Bitirelim lütfen.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Önemli, çok önemli, ülkeyi ilgilendiren bir kanun üzerinde konuşuyoruz arkadaşlar, geneli üzerinde konuşuyoruz. Teklifin 30 ve 40'ıncı maddeleri, genellikle petrol sektörünü ilgilendiren, sektörün büyük oyuncularının ayrı, küçük oyuncularının ayrı tutum sergiledikleri maddelerdi. Burada sektörün büyük oyuncularını tatmin edecek düzenlemeler var; küçük oyuncularsa bu düzenlemeden memnun değillerdir. Bunu da buradan ifade etmek istiyorum.
Evet, 45'inci madde 5 partinin ortak oylarıyla geri çekilmiştir. Son derece olumlu buluyoruz tabii bunu. Ancak, bu maddenin yeniden Meclise getirilmesini düşünmek dahi istemiyoruz. 3 partinin önergesinden sonra 2 partinin de katılmasıyla seçim öncesi çekilen bu 45'inci madde eğer tekrar getirilirse bu samimiyetsizliğin çok özel bir ifadesi olacaktır. Bunu da buradan tüm kamuoyunun dikkatine sunmak istiyorum. (CHP sıralarından alkışlar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Hemen bağlıyorum, çok özür diliyorum.
BAŞKAN - Buyurun.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Sonuç olarak arkadaşlar, getirilmiş olan bu yasal düzenleme sektörün, on binlerce maden çalışanının, binlerce maden, jeoloji, jeofizik mühendisinin sorunlarını çözmekten uzak, bunların sorunlarını çözmeyecek, ulusal madenciliğin önünü açmayacak, çevreyi kirletmekten geri kalmayacak, mülkiyet hakkını korumaktan uzak. Aslında geri çekilip sektörün, mühendis odalarının, üniversitelerin, sendikaların, tüm kesimlerin görüşleri alınarak hazırlanması gereken bir yasaydı. Bu nedenle biz bu yasanın tümüne "Hayır." diyoruz ve ret oyu veriyoruz.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)