GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:2
Birleşim:53
Tarih:14.02.2019

İLHAMİ ÖZCAN AYGUN (Tekirdağ) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Maden Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin 42'nci maddesi üzerine Cumhuriyet Halk Partisi adına söz almış bulunmaktayım.

Getirdiğiniz bu 52 maddelik teklif enerji piyasası, maden sektörü ve ormancılık üzerinde önemli düzenlemeler yapmaktadır. Yani yeni bir torba yasayla, ülkeyi daha da çorba hâline getiriyorsunuz, karıştırdıkça karıştırıyorsunuz; ülkenin tüm birikimlerini yok ediyor, yazboz tahtasına dönen yasalarla artık günü değil, âdeta anı kurtarmaya çalışıyorsunuz. Ve bu kadar önemli bir teklifte maden, jeoloji, elektrik mühendisleri, maden emekçileri, mühendis odaları, sendikalar ve sivil toplum kuruluşlarını yok ediyorsunuz. "Millet iradesi" derken millet iradesinin temsilcilerini dikkate almıyorsunuz. Bu yasayla elektrik, doğal gaz ve su abonelerini daha ağır bir ekonomik yükün altına itiyorsunuz; petrol piyasasının tekelleşmesine ön açarken, yenilenebilir enerji kaynaklarının tahsisinde torpilli yatırımcılara avanta sağlıyorsunuz; doğa talanı yapıyorsunuz.

Bu düzenlemeyle 1 Ocak 2018 tarihinden önce Orman Kanunu kapsamındaki devlet ormanları ile Milli Parklar Kanunu kapsamındaki alanlarda izinsiz çalışan enerji iletim dağıtım tesislerine af getiriyorsunuz. İzinsiz tesislerin eski yükümlülüklerini ve cezalarını kaldırıyorsunuz. Geçmiş yıllara ilişkin orman izin bedellerini ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırıyorsunuz. Bu tesisleri yasa yürürlüğe girince başvuru tarihindeki izin bedellerini ödeyerek ödüllendiriyorsunuz. Yani siz kurallara uymayanları, yasa dışı çalışanları ödüllendiriyorsunuz. Sizin adaletiniz yok diyorum.

Büyük şirketlere her türlü kolaylığı sağlarken, gıda güvenliğimizin sigortası olan çiftçilerimizin faizlerini silmiyorsunuz, yüzde 22 faizle onların borçlarını tekrar yapılandırıyorsunuz. Siz üreticiyi ezip sorumluluklarını yerine getirmeyen sermaye gruplarını kolluyorsunuz. Siz üstünlerin hukukunu savunuyorsunuz. Sermayeye cennet, üretene cehennem sunuyorsunuz. Bunun vebalini nasıl boynunuzda taşıyacaksınız, nasıl hesap vereceksiniz üreticimize diyorum. Vicdan taşıyor musunuz sevgili milletvekillerim?

Bakın, siz ormanlarda izinsiz çalışan şirketlerin önünü açarken ülkemizin akciğerlerini talan edenlere de Orman Kanunu'nu yok sayarak izin veriyorsunuz. Seçim bölgem Tekirdağ Çorlu'da kuvars kum ocağının kapasite artışı için 180 bin meşe ve fıstık ağacını kesmeyi öngören ÇED raporunu onaylıyorsunuz. Üstelik bu konuyu Tarım Bakanına sorduğumuzda kendisinden bizimle dalga geçer mahiyette yanıt aldık. Neymiş? Orman kıyımına Orman Kanunu kapsamında izin verilmiş. Gelecek kuşaklara nasıl hesap vereceksiniz, ne diyeceksiniz, ben merak ediyorum. Boynunuzun büküldüğü, yüzünüzün kızardığı o günleri iple çekiyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Sürdürülebilir kalkınma, yeni dönemin anahtarıdır. Siz, on altı buçuk yılda dikey yapılaşma ile öldürdüğünüz şehirleşmeyi şimdi yatay kalkınma modeliyle telafi etmek zorundasınız. Oysaki Cumhuriyet Halk Partisi yönetimindeki Tekirdağ ilimiz, Süleymanpaşa ilçemiz yatay şehirleşmenin en güzel örneğini vermekte, örnek kentleşme modeli sunmaktadır.

Tekirdağ ve Trakya, kentleşmede en büyük sıkıntıyı yanlış sanayinin bedellerini ödeyerek çekmektedir. Tekirdağ, Kırklareli ve Edirne'de 4 insandan 1'i kanserden ölmektedir.

Nitekim Danıştay 6. Dairesi Trakya'da yeni termik santrallerin yapılmasının önüne geçecek örnek bir karar almıştır. Danıştay, 2018/8790 sayılı Kararı ile termik santral yapımı için 1/25000 ölçekli Tekirdağ İli Çevre Düzeni Planı'nda yapılan değişikliklerin hepsini iptal etmiştir. Danıştay, Ergene havzasında büyük bir çevre sorunu hâline gelen yer altı su kaynaklarının hızla azaldığını vurgulayarak yeni sanayinin kurulması hâlinde bunun yaratacağı yıkıma işaret etmiştir. Kömüre dayalı termik santralin yer altı besleme suyu alanlarını yok edeceğine dikkat çekmiştir. Ergene Havzası'nda sürdürülebilirlik ilkesinin ve kamu yararının önemine vurgu yapmıştır. Danıştay mutlak kuru tarım arazisi niteliğinde olan Tekirdağ'da kırsal kalkınmanın önemine işaret etmiş, termik santral için plan değişikliği talebinin şehircilik ilkelerine uymadığını ortaya koymuştur. Buradan çıkarılacak ders, artık Trakya'da yeni termik santrallerin yapılmaması, Danıştay kararı çerçevesinde bu yöndeki planların iptal edilmesidir, aksi hâlde yatay şehirleşme için bile alan kalmayacaktır.

İktidarın mahkeme kararlarını uygulamadığını biliyoruz. Andımız konusundaki kararı uygulamayan iktidarın artık güçler ayrılığı ilkesine uyması gerektiğini sizlere hatırlatmak istiyorum çünkü yargıya bu kadar sağır kalırsanız ileride vebaliniz çok daha ağır olacaktır. Yeni termik santrallerle Tekirdağ'ı yaşanamaz hâle getirmeye kimsenin hakkı yoktur, biz bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi olarak sonuna kadar savaşacağız.

Konuşmama son verirken yüce Meclisi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.

Teşekkür ederim. (CHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)