| Konu: | 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının Maddeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 38 |
| Tarih: | 20.12.2018 |
CHP GRUBU ADINA SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Öncelikle, buradan, hak aramak için ve insanca yaşamak için direnen Makro işçilerini, Real Market işçilerini, üçüncü havaalanı işçilerini, Muğla'daki TÜVTÜRK işçilerini ve Türkiye'de şu anda hak mücadelesi veren bütün işçi kardeşlerimi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
On altı yılın ardından şimdi AKP'nin yeni dönemi başladı. Bu dönemin eskiyi aratmayacağını hatta daha da kötü olacağını söylemek için kâhin olmaya gerek yok. Bütçe bu yeni dönemin de bir göstergesi olarak bunu teyit etmektedir. AKP'nin on altı yılı emeği yoksullaştırırken, yandaşın ve sonradan türeyen zenginlerin vurgunlarla uçtuğu bir dönem olmuştur. Yurttaşlarımız ise ekonomik krizi çarşıda, pazarda, alışverişin yapıldığı her yerde hissederken, iktidar krizin sorumluluğunu stokçulara, yükünü de zabıtalara ve yurttaşlara yüklemektedir. Marketlere zabıta göndererek fiyatları ve enflasyonu düşüremezsiniz. Şimdi ise ekonomik krizin daha da derinleşeceği bir döneme girmekteyiz.
Bu kürsüden ilan ediyoruz...
RECEP ÖZEL (Isparta) - Neyi?
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Dinleyin!
Siyasal iktidarın savurganlığının ve lüks hevesinin bedelini...
PAKİZE MUTLU AYDEMİR (Balıkesir) - Biriniz de başka bir şey söyleyin Allah aşkına!
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - ...ve bu ülkedeki ekonomik krizin faturasının bedelinin yurttaşlara ödetilmesine asla müsaade etmeyeceğiz. Duydun mu? (CHP sıralarından alkışlar)
LEYLA ŞAHİN USTA (Konya) - Bağırma, bağırma!
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, TÜİK'in verilerine göre resmî işsizlik oranı yüzde 11,4. Özellikle genç işsiz sayısındaki artış oranının işsizlik oranına göre 4 kat yüksek olması daha da vahimdir. Sanayi üretimi de bir önceki yılın aynı ayına yüzde 6 oranında azalmıştır. Üretim düşüyor, işsizlik ve vergiler artıyor, sonra da bunu millete başarı diye anlatıyorsunuz.
2003 yılı ile 2017 sonu dönemini kapsayan on beş yılda ülkedeki tüm kesimlerden 3 trilyon 758 milyar lira vergi topladınız, 322 milyar lira da özelleştirme geliri elde ettiniz, 2018'de toplanan vergiler buna dâhil değil.
Şimdi, milletin huzurunda buradan soruyorum: Ne yaptınız bu paralarla? İşsizliği mi önlediniz? Keban Barajı mı yaptınız, Atatürk Barajı mı yaptınız? Ne yaptınız?
Şurada bakın, sevgili milletvekilleri, değerli yurttaşlarım; on beş yılda 3,8 trilyon vergi topladılar.
RECEP ÖZEL (Isparta) - Bu tarafa göster! Bize göster!
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Buyurun.
Ve bu verginin yüzde 67'sini halkın cebinden, gündelik yaşamın içinden topladılar. Bunu halkımızın özellikle görmesini istiyorum. 1923'ten 2002 yılına kadar yetmiş dokuz yılda 546 milyar dolar vergi toplandı ama sizin döneminizde daha fazla vergi toplandı. Ne yaptınız bu paralarla? Fabrika mı açtınız? Satmadığınız daha ne kaldı? (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
HASAN ÇİLEZ (Amasya) - Sayın Vekilim, ayın 15'inde maaşı nereden alıyorsunuz?
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - İçtiği sudan, yediği ekmekten, aracına aldığı yakıttan kullandığı telefona kadar bunların hepsi vatandaşın cebinden çıkıyor değerli milletvekilleri. Kısacası, vatandaş 365 gün 7/24 vergi ödemekte. Sabah kalktınız, ışığı yaktınız; vergi.
PAKİZE MUTLU AYDEMİR (Balıkesir) - Hocam, bunu söyleyen oldu.
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Mutfağa gittiniz, bir bardak su içtiniz; vergi. Ocağı yaktınız; vergi. Çayı demlediniz; vergi. Çocuklarınızın sesini duymak istediniz, telefon ettiniz; vergi. Kısaca, ayağa kalktığı her andan itibaren yirmi dört saat bu millet vergi ödüyor. Niye, niye ödüyor? Siz şatafat içinde yaşayasınız diye mi ödüyor? (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Hindistan yazılım, Japonya teknoloji, Almanya ağır sanayi, Çin toplu üretimle zenginleşirken ülkemiz yazık ki KDV, ÖTV ve benzeri adil olmayan dolaylı vergilerle, özelleştirmelerle, gelir elde etmek için kesilen cezalarla, bedelli askerlikle, köprü ve otoyollardan alınan fahiş geçiş ücretleriyle, yabancılara toprak satışıyla zenginleşmeye çalışmaktadır. Ülke zenginleşmiyor, bir avuç kesim zenginleşiyor. Vatandaş evine ekmek götürme derdinde. İnin artık şu vatandaşın sırtından, inin. Üretim olmadan zenginleşmenin er geç bir krizle son bulacağı şüphesizdir ve geldiğimiz nokta tam da budur.
PAKİZE MUTLU AYDEMİR (Balıkesir) - Hocam, on gündür bunları söylüyorsunuz ya, başka bir şey yok mu? Artık yeni bir şeyler söylemek lazım.
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, ne yazık ki 2018 Temmuz ayı itibarıyla 3,5 milyon kayıtlı işsizden 430 bini işsizlik ödeneğinden faydalanmıştır. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar) Ülkemizde işsizlik ödeneğini ödeme süreleri de yeterli değildir. İşsizlik Fonu maalesef peşkeş çekilmektedir.
PAKİZE MUTLU AYDEMİR (Balıkesir) - Hocam, bu da söylendi ya!
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - 10,1 milyar lira para İşsizlik Fonu'ndan bankalara aktarılmıştır. Kanuna aykırı olarak yapılan bu transfer hakkında bir yönetim kurulu kararı var mıdır? Bu işlemi yapanlar hakkında ne tür işlemler yapılmıştır?
Değerli milletvekilleri, emeği koruma, işçilerin taşeronluk gibi ucuz işçi olarak çalıştırılmaması demektir. Ne yazık ki yapılan düzenleme... AKP hep yaptığı gibi sözünü tutmayarak işçileri yine mağdur etmiştir. İş Kanunu'nun 2'nci maddesinde yazar "Asıl işleri alt işverene veremezsiniz." denmektedir.
PAKİZE MUTLU AYDEMİR (Balıkesir) - Muğla Belediyesi en son ne zaman maaş verdi?
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Ama AKP iktidarı döneminde, taşeronda çalışanlar 2003'ten 2015 yılına gelinceye kadar 2 milyon olmuştur. Ne yaptınız? "Koşul yok, şart yok." demiştiniz. Ama şunda haklısınız: Ben, iş yerlerinde arkadaşlarım bize sorduğu zaman, "Başkan, ne olacak bizim taşeronun hâli?" dediği zaman "Vallahi arkadaşlar, bu ülkede başbakanın dahi iş güvencesi yok." derdim, nitekim öyle oldu, Davutoğlu'nu da işten attınız siz. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)
Değerli milletvekilleri, yeni ekonomik programda, 2019 yılında kıdem tazminatı fonunu yine gündeme getiriyorsunuz. Ben buradan soruyorum: Hangi işveren örgütü kıdem tazminatının kaldırılmasını istiyor? Ne TİSK ne TÜSİAD kıdem tazminatı fonunun kurulmasını istiyor, işçi kesimi de istemiyor.
Bakınız, buradan AKP iktidarını tekrar uyarıyoruz, kıdem tazminatıyla oynamak ateşle oynamaya benzer; kıdem tazminatı sorunu yoktur bu ülkede, kıdem tazminatının ödenmemesi sorunu vardır. Siz devlet adına iş yapıyorsunuz, eğer kıdem tazminatı ödenmiyorsa bunun suçlusu kimse, ödetmek de sizin görevinizdir, bunu yapın. Sendikalara bunu dayatmayın.
Sevgili milletvekilleri, sizlere bir öneride bulunuyorum, asıl yapılması gereken, bütün işçilerin her koşulda kıdem tazminatını almasıdır. Nasıl mı? Bir yıl çalışma şartı kaldırılarak, işçi bir ay dahi çalışmış olsa "kıstelyevm" yöntemiyle kıdem tazminatına mutlaka hak kazanmalıdır.
Değerli milletvekilleri, emeği koruma, işçinin, sendikaların özgür toplu pazarlık ve grev hakkına saygı göstermektir.
RECEP ÖZEL (Isparta) - Hocam, 3600'ü unuttunuz ama.
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Ne yazık ki ülkemizde toplu pazarlık hakkının kullanımında ciddi sıkıntılar bulunmaktadır. Grev ertelemesi fiilî grev yasağına dönüşmüştür. AKP döneminde büyük ölçekli grevlerin önemli bir bölümü ertelenmiştir ve 13 grev yasaklanmıştır. Sizlere bir paragraf okuyorum, özellikle AKP milletvekillerimiz dinlesin: "İktidar, işçi haklarına, insan onuruna yakışmayacak şekilde ilgisiz kalmaktadır. Alın teri kutsallığını yitirmiştir. Ülkemizde işçilerimiz kira ücretlerini dahi ödeyemeyecek zorluklar içerisindedir. Bu zulme son verilene kadar haklı ve kararlı mücadelenin yanında olmayı görev telakki ediyoruz." Evet, bu sözler, 1988 yılında İstanbul Refah Partisi İl Başkanıyken Sayın Tayyip Erdoğan'ın darphane işçilerinin grevine verdiği destek sırasında söylenmiştir. (CHP sıralarından alkışlar) Şimdi buradan ben söylüyorum: Bunu söyleyen Tayyip Erdoğan şu anda en fazla haksızlığı kendisi yapmakta ve şunu söylemektedir: "Ey işverenler, biz bu OHAL'i niye kullanıyoruz, biliyor musunuz? Grevleri önleyelim diye yapmaktayız biz bunları." Bunun takdirini de kamuoyuna bırakıyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Sayın Girgin, bir dakika ilave ediyorum, toparlayın.
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, Fransa'da sarı yelekliler eylem yapıyor, korkusu Erdoğan'da çünkü veremeyecekleri hesaplar var sırtında.
RECEP ÖZEL (Isparta) - Hadi oradan ya! Ne korkması ya!
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Veremeyecekleri hesaplar neler? Ergenekon ve Balyoz davalarıyla haksız yere yıllarca hapis yatırdığınız insanların vebali var. Özelleştirme adına iş yerlerini yok pahasına satıp işsiz bıraktığınız insanların vebali var. Grev yapan, hakkını arayan, yürüyüş yapan insanlara meydanları dar ettiniz, bu insanların üzerinizde hakkı var. Demokrasiyi, insan haklarını, ifade özgürlüğünü, yargıyı, medyayı, her şeyi bitirdiniz, üzerinizde bunların vebali.
Bir şey söyleyeyim sevgili arkadaşlarım ama endişe etmekte son derece haklısınız. Yarın bu tek adam dönemi sorgulanmaya başlandığında biz şunu söyleyeceğiz: Biz o dönemde Mecliste milletvekiliydik, görev yapıyorduk, bunlarla mücadele ettik, bizim alnımız ak diyeceğiz ama sizler bunu maalesef söyleyemeyeceksiniz. (CHP sıralarından alkışlar)
RECEP ÖZEL (Isparta) - Yoksa geleceği mi okuyorsun ya?
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, işsiz, aç ve yoksul insanlar, emeğinin hakkını alamayan insanlar, yarınından korkan insanlar ne yapacak? Hakkını aramayacak mı?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın artık Sayın Girgin.
Son sözü veriyorum.
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Toparlıyorum.
Benden naçizane bir öneri Sayın Erdoğan, bir Cumhurbaşkanına bir Devlet Adamına yakışmayan bir dille "Portakal mısın, mandalina mısın?" diye başlayan saygısız ve küçümseyici üslubunuzu bir kenara bırakarak söylüyorum: Ne demek "Patlatırlar enseni?"
BURHAN ÇAKIR (Erzincan) - Sana ne!
SÜLEYMAN GİRGİN (Devamla) - Sayın Erdoğan, sizin seçilme sebebiniz külhanbeyi ağzıyla gazetecilere ayar vermek ve vatandaşa aba altından sopa göstermek değil, ülkeyi refaha kavuşturmak. Enerjinizi buna harcayın, zaten o zaman kaygılanmayın, millet sokağa inmez. (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
Değerli milletvekilleri; kadına, emeğe, sanata, sanatçıya, çiftçiye, üretene, emekliye, öğrenciye, esnafa sırt çevirmeyen; bizlerin, çocuklarımızın ve torunlarımızın bugününden, geleceğinden kaygı duymamak inancıyla hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)