| Konu: | 2019 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2017 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Tasarısının 6'ncı Tur görüşmeleri münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 34 |
| Tarih: | 16.12.2018 |
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU - Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; İçişleri Bakanlığının 2019 bütçe sunuşu için huzurlarınızda bulunuyor, yüce heyetinizi saygıyla ve hürmetle selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Konuşmama başlarken Malazgirt'te bize bir emanet bırakanlara; Çanakkale'de o emanete sahip çıkanlara; bizleri hayal ederek bir Kurtuluş Savaşı verenlere; İstiklal Madalyası'nın kırmızı, yeşil ve kırmızı-yeşil şeritli o tüm sahiplerine; Kato'yu, Gabar'ı, Pülümür'ü, Beşparmak Dağlarını kendine mesken edinenlere; üniformayı kefen edinenlere; Kıbrıs'ta, Kore'de mazluma umut olanlara; 15 Temmuz gecesi "Bu meydan bizimdir, bu vatan bizimdir." diyenlere; kara ve deniz demeden suçluyu kovalarken milleti, ay yıldızlı bayrağı ve vatanı korurken can verenlere; nurlarıyla dört tarafımızı saran bizim can şehitlerimize; geçmiş büyüklerimize Cenab-ı Hak'tan rahmet diliyor ve hepsinin huzurunda saygıyla eğiliyorum. (AK PARTİ, MHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar) Ve bu emaneti bugün sırtlayan tüm arkadaşlarıma, bütün şehit ailelerine, gazilerimize, polisimize, jandarmamıza, güvenlik korucularımıza, askerimize, kahraman Mehmetçiğimize, perşembe gününden bugüne kadar, şu dakikalara kadar Tunceli Ovacık Yoğunçam'da içinde terörist bulunan bir mağaranın dışına eliyle, tırnaklarıyla yapışarak orada teröristi etkisiz hâle getirmek için büyük bir mücadele ortaya koyan jandarma komandomuza ve Jandarma Özel Harekâtımıza velhasıl bugün ülkemizin huzuru ve sükûnu için mücadele eden bütün arkadaşlarımıza hepinizin huzurunda teşekkürlerimi, minnetlerimi ve Cenab-ı Allah'tan kolaylık dileklerimi iletiyorum. (AK PARTİ, MHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)
Sayın Başkan, çok değerli milletvekilleri; 21'inci yüzyıl başlarken tarih önümüze bir fotoğraf koydu ve biz 21'inci yüzyılı hep birlikte iyi hayal etmiştik, birçok gelişme 21'inci yüzyıl hakkında bize iyi emareler gösteriyordu. Ancak geldiğimiz nokta maalesef hem Batı medeniyetinin hem de Doğu medeniyetinin belki de hiç beklemediğimiz bir fotoğrafı önümüze koydu ve bu 21'inci yüzyılda tarihin önümüze koyduğu fotoğrafı daha da belirginleşti. Sadece hayallerimize değil, hayatın olağan seyrinin akışına aykırı işlere de hep birlikte şahit oluyoruz. Komisyondaki konuşmamda bu tip değerlendirmeleri yaparken arkadaşlarımızın bir bölümü "Olumsuz değerlendirmeler yapıyorsun." dedi. Yaptığım değerlendirmeler şunlardı: 21'inci yüzyılın başından itibaren yerinden edilen insan sayısı 21,1 milyondan 71,4 milyona çıkmıştı. Uyuşturucuya bağlı ölümlerin sayısı 118 binden 318 bine çıkmıştı. Terörden öldürülenlerin sayısı 5 binden 25.673'e çıkmıştı. Bu, bir dünya fotoğrafı. Değerlendirmeme "Moral bozucu." eleştirileri gelmiş, Batı medeniyetiyle ve Avrupa'yla ilgili birtakım değerlendirmeler yaparken, birtakım öngörüler ortaya koyarken arkadaşlarımız belki de beğenmemişlerdi ama üzerinden bir ay geçmeden bugün Fransa'da sarı yeleklileri, bir taraftan Macaristan'da, bir taraftan İngiltere'de -yeni yeni başladı- ve diğer taraftan da Hollanda'da ve diğer ülkelerde bahsettiğimiz aslında Batı medeniyetinin kendi patinajını ortaya koyan bir dalgalanmayı hep birlikte görüyoruz. Çok net, on yıl önce Avrupa Birliğinin kamu borcunun toplam gayrisafi millî hasılaya oranı yüzde 57,4; şimdi 81,7. Çok basit, bir taraftan, Fransa'da yüzde 64'ken bu rakam, şu anda yüzde 98. Oysa, Türkiye rakamını söylemek isterim, konuşmamın bir bölümünde anlatacağım daha güçlü ayakta durmamız lazım gelen Türkiye rakamını. 2002 yılında yüzde 71,9-yüzde 72, on yıl önce yüzde 39, şimdi yüzde 29. Onlar, 57'lerden 81'lere çıkarken 72'lerden, şu anda 29 seviyelerine inen bir Türkiye tablosu var.
Verdiğim küresel mülteci rakamına da itiraz etmişlerdi ama ben şunu söylememiştim: Kendi evlerinden barklarından, topraklarından... Hangi birimiz kendi toprağımızdan ayrılabiliriz? Hangi birimiz memleketimizden, sılamızdan bir başka yere gidebiliriz? Hangi birimiz doğduğumuz evi, hangi birimiz doğduğumuz, büyüdüğümüz sokağı, hangi birimiz beraber büyüdüğümüz arkadaşları unutabiliriz? 10.771 kişi 2014 ile 2018 arasında Akdeniz'de, Ege'de can verdi; bunların kimisi 3 aylıktı, kimisi 6 aylıktı, kimisi 20 yaşındaydı, kimisi de yaşlı, 60 yaşındaydı, 70 yaşındaydı.
Bugünlerde Belçika'da bir Hükûmet krizi var. Fas'ta pazartesi günü Küresel Göç Mutabakatı imzaladık. Burada söylemeliyim, Küresel Göç Mutabakatı'nın bütün maddeleri, bilmenizi isterim ki Türkiye'nin önerileri ve Türkiye'nin ortaya koymuş olduğu felsefenin ta kendisidir. (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Küresel Göç Mutabakatı'nın bütün maddeleri. Belçika Başbakanı o maddeleri imzalarken sadece o maddeleri imzalıyor diye Hükûmeti düşmüştü.
İngiltere, Avrupa Birliğinden çıkmaya çalışıyor ve çıkış kararı yüzde 52'yle alındı, neredeyse "fifty-fifty" diyebileceğimiz bir oranla alındı ve Başbakan parti içerisinde oylama yaptı, 117'ye 200 bitti yani neredeyse partinin üçte 1'inden çok daha fazlası kendisine karşı durumdaydı. Almanya'da Merkel Hükûmeti zor kurdu. Almanya İçişleri Bakanı göç meselesi yüzünden istifa ediyor, Hükûmet dağılıyordu. İngiltere İçişleri Bakanı göç meselesi yüzünden ayrıldı, istifa etmek zorunda kaldı. Avrupa'daki birçok ülkede bunların tamamı söz konusuydu. Ayrımcılığa karşı olma Avrupa Birliğinin temel ilkelerinden biridir ancak Mart 2018 Avrupa Parlamentosu Raporu'na göre Avrupa'nın üçte 2'sinin karşı karşıya olduğu ayrımcılık, etnik köken ayrımcılığı yüzde 64'le ilk sıradadır. Ve Avrupa'da ırkçılık ve yabancı düşmanlığı göç üzerinden radikalleşmektedir. Eskiden sadece savaş tehdidi vardı, oysa bugün bir taraftan narkoterör, bir taraftan siber terör ve bir taraftan da buna benzer alt başlıklar var. Birileri bir yandan bilim ve teknolojiyle dünyayı hipnotize etmeye, öte yandan da çatışmalar üzerinden dünyayı yönetmeye çalışıyor. Avrupa'yı, dikkat ediniz, refahını kaybetme korkusuyla paniklettirip kendi aslında savunduğu medeniyet değerleriyle çatıştırıp Doğu'yu da vekâletler savaşıyla gelen yıkım, göç ve fakirlik üzerinden kimliksizleştirmeye çalışıyor. Doğulu insan sadece panik içinde kalsın istiyorlar ve çatışmayı besleyen her şeyi, uyuşturucuyu, ayrımcılığı, terörü, düzensiz göçü alabildiğine destekliyorlar. Cenevre ile Astana'yı birbiriyle savaştırmaya çalışıyorlar.
Bizim ülkemizde göç yolunda 2 çocuğundan birinin elini bırakıp ölüme terk etmek zorunda kalmış anneler var. 3 çocuğunu, yazı yazdığı elini, radyasyon sebebiyle bazı iç organlarını kaybetmiş bu ülkede yaşayan matematik profesörleri var. Zengin bir iş adamıyken kamplardaki, evet, orada ülkemizin, milletimizin, devletimizin katkısıyla bir öğün yemeğe muhtaç, çok uzun zaman değil, sekiz sene önce Suriye'nin en büyük zenginleri var. Ve sadece panik içinde kaçmışlar. Kendi devletinden, kim olduklarını bilmedikleri silahlı terörist gruplardan ve onların maalesef müttefikimiz Amerika Birleşik Devletleri tarafından bağışlanmış modern silahlarından kaçmışlar. 21'inci yüzyılın bize gösterdiği fotoğraf tam da bu fotoğraftır. İşte, bu fotoğraf söz gelimi kişi başına gelir seviyesi 100 bin dolar seviyesindeki Lüksemburg'u çok ilgilendirmeyebilir. Almanya İçişleri Bakanına da söyledim, İngiltere İçişleri Bakanına da söyledim, "Sınırınızda kimler var sizin? -ve bir şey daha söyledim- Allah'ınızı severseniz, bizim ülkemizde sizi rahatsız eden ne var? Bir tek örnek verin. Ama sizin ülkenizde bizi rahatsız eden çok şey var: FETÖ var, DHKP-C var, PKK var, her şey var." (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar) Ve şunu ifade etmek istiyorum: Lüksemburg'un nüfusu kadardır bizim İçişleri Bakanlığımızdaki kolluk kuvvetlerimizin nüfusu. Bunu niçin verdim? Biraz önce, göç yolunda evladını kaybetmiş bir anne örneğini verdim, bizim kamplarımızda bu anneler var ama aynı zamanda bu ülkede PKK yüzünden evladını kaybetmiş şehit anneleri de var, hem de kırk yıldır var. Biz bu toplam maliyeti ve bu küresel fotoğrafı... Bilmenizi istiyorum ki bu, bizim eserimiz değildir. FETÖ'yü, DEAŞ'ı, PKK'yı, PYD'yi kim kurdurmuşsa, Orta Doğu'yu kim karıştırıyorsa... Değerli milletvekilleri, ben oyunu anlatmak istiyorum. Şu anda Deyr el Zor'da DEAŞ'la PYD'nin ve PKK'nın petrol taşıma pazarlığı var, bu pazarlığı sinsi bir şekilde Amerika Birleşik Devletleri izliyor ve buradan kendi payına düşeni beklemeye çalışıyor; bu, çok nettir. Bu tabloyu görmeden ne Türkiye'yi tahlil edebiliriz ne de önümüzdeki meselelere bakabiliriz. Bugün Hükûmetimizin ortaya koyduğu bütün felsefe, ortaya koyduğumuz bütün politikalar, gerçekleştirdiğimiz bütün adımlar bu fotoğrafa bu güzel ülkeyi, bu memleketi... AK PARTİ'mizin, Cumhurbaşkanımızın ve arkadaşlarımızın cansiparane bir mücadeleyi ortaya koymasının, Cumhur İttifakı'nın bu meselede canhıraş bir şekilde buna destek vermesinin temel sebebi şudur: Bu ülkeyi birileri teslim almaya çalışıyor, oyunu kurmaya çalıştılar ama biz bu oyuna müsaade etmedik. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar) Bakın, Irak'ın kuzeyinde, sözde bir referandumla beraber yeni bir devlet kurmanın eşiğine gelen ve bunu bir şekilde hem tahrik eden hem de destekleyenlere karşı aslında tarihin oyununu İran'la, Irak'la hemen bir araya gelerek biz kurduk. Şunu çok net söyleyeyim: Bu coğrafyada kimse bize rağmen oyun kuramaz, ister Almanya olsun ister İngiltere olsun ister Amerika Birleşik Devletleri olsun. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar) Bu kadar çok net ve açıktır.
HASAN ÖZGÜNEŞ (Şırnak) - Hani Kürt düşmanı değildiniz Bakanım.
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Türkiye tüm bu güvenlik maliyetlerine rağmen siyasi istikrarını, ekonomik istikrarını ve güvenlik istikrarını bozmamış, göç ve terör baskısı altındayken 2014'ten itibaren, bakınız, tam 6 tane seçimi, hiçbir güvenlik zafiyeti ve olumsuzluk olmadan, büyük bir demokratik olgunluk ve ciddi bir katılımla tamamlamıştır. Bu tablo, neresinden bakarsanız bakın, aziz milletimize ait bir ferasete, bizim demokrasi tarihimize ve hükûmetlerimize ait bir yönetim başarısıdır. Birileri, siyasi beklentilerle, kıskançlıklarla, iktidarı siyaseten yıpratmak için vereceği zararı düşünmeden, Türkiye'yi güvensiz bir ülke fotoğrafı olarak gösterebilir. Türkiye'ye turist olarak gelinmemesini veya yatırım yapılmamasını salık veren, burada can güvenliği olmadığını söyleyen, hatta yakın zamanda söylemiş kişiler de var; bunların hiçbir kıymetiharbiyesi yoktur. Kimse kusura bakmasın, biz lafa değil çıktılara bakarız; nedir bugünkü rakamlar, biz ona bakarız.
Bakınız, bugün Türkiye'ye gelen yabancı turist sayısı -13 Aralık tarihi itibarıyla söylüyorum- sadece yabancı turist sayısı 38 milyon 282 bindir. Allah'ıma şükürler olsun. Antalyalılar var aramızda. Bugün, biz, Antalya'da 2018 yılında 13 milyonun üzerini göreceğiz. Tarihin rekorlarını kırıyoruz. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Ve inşallah, Turizm Bakanımızın söylediği gibi, tüm turist sayımız yıl sonu itibarıyla 46 milyon rakamını geçecektir. Keza, sadece dünyadan gelen değil, 2016 yılında 122 bin turist gelen Diyarbakır'a, bugün, işte, Türkiye'nin geldiği huzur noktasında 500 bin turist gelmiştir son yirmi ayda. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
MURAT EMİR (Ankara) - Gelince sizin başarınız, gelmeyince bizim suçumuz değil mi!
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Mardin'e de 3 milyon turist gelmiştir ve oraya gelenler bir tek boş oda bulamamaktadırlar.
Sadece çıktımız orada değil, Türkiye'de kadın cinayetleri geçen yıl 353'tü, bu yıl 1 Aralık itibarıyla -çok konuşulan konudur bunlar- 245 olmuştur ve yüzde 22 azalmıştır.
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Bir kadın bile ölmemeli Sayın Bakan!
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - 1 milyon nüfusa düşen kadın cinayetlerinde...
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Bu ülkede bir kadın bile ölmemeli artık!
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - ...Türkiye 26 ülke arasında...
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Bir kadın bile ölmemeli!
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Beni bir dinlerseniz...
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Siz artırdınız!
ALİ ŞEKER (İstanbul) - Sizin döneminizde arttı!
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Ben ezbere konuşmuyorum, rakamlarla konuşuyorum.
ALİ ŞEKER (İstanbul) - Rakamlar onu söylüyor.
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Kadınlar rakamlardan ibaret değil Sayın Bakan! Bir kadın bile çok kıymetli!
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - ...3,8 oranıyla 19'uncu sıradadır. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Rakamlarla ifade edemezsiniz kadınları!
ALİ ŞEKER (İstanbul) - Kadın cinayetleri döneminizde arttı, hızla artıyor.
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - İngiltere ve Hollanda 3,9; Fransa 4,1; Almanya 5,1. Bir daha söyleyeyim: 3,8 Türkiye...
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Rakamlarla ifade edemezsiniz kadınları!
ALİ ŞEKER (İstanbul) - Kadın cinayetleri döneminizde arttı, arttı; hızla artıyor.
BAŞKAN - Müdahale etmeyelim arkadaşlar.
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - ...Almanya 5,1; İsviçre 5,3, bizden çok daha kötü durumdadırlar.
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Oh ne güzel! Kötüleri yarıştıralım o zaman, oh ne güzel!
ALİ ŞEKER (İstanbul) - Kadın cinayetleri arttı döneminizde.
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Ama bununla beraber de mücadele ediyoruz. Bence bu da bir güvenlik çıktısıdır.
Son iki yılda polise yönelik kötü muamele şikâyetleri yüzde 90 oranında azalmıştır. Başka çıktılar da var.
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Siz polise 3600'ü ne zaman veriyorsunuz, onu söyleyin. 3600'ü ne zaman veriyorsunuz polise?
MEHMET MUŞ (İstanbul) - Sayın Başkan...
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Türkiye AK PARTİ iktidarları döneminde katılımcı demokrasi alanında da çok ciddi bir gelişme göstermiştir.
BAŞKAN - Sayın Hürriyet, lütfen...
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Sivil toplum kuruluşlarının üye sayısı 2004-2018 yılları arasında...
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Müsaade edin de soralım yani.
BAŞKAN - Ama size söz vermedim ki! Bütün arkadaşlar konuşursa ne olur? Lütfen...
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Hanımefendi...
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Buyurun efendim, buyurun.
BAŞKAN - Sayın Bakan, devam edin.
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Hanımefendi, ben gülmüyorum. Arkadaşlarınız beni iyi tanırlar. Yani eğer benimle böyle bir konuşma içerisine girecekseniz benim o konuşmalarda mahir olduğumu bilirler. Lütfen ben bu meselemi anlatayım. (AK PARTİ sıralarından alkışlar, CHP sıralarından gürültüler)
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Biz de mahiriz evelallah! Hiç merak etmeyin, biz de mahiriz, hiç merak etmeyin.
KAMİL OKYAY SINDIR (İzmir) - Böyle bir üslup var mı?
BAŞKAN - Arkadaşlar, ne yapalım? İstediğini söyleyen, istemediğini işitir. Lütfen...
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Türkiye'de... (CHP sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Arkadaşlar, kürsüde hatip var. Yerinizden konuşmayın. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Alkış alkış! Kadınlar ölürken alkışlayın, aferin!
ALİ ŞEKER (İstanbul) - Kadınların ölümünü alkışlıyorsunuz.
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Alkışlayın kadınların ölümünü!
ALİ ŞEKER (İstanbul) - 2008'de 80 kadındı, 2009'da 130 kadın, 2010'da 180 kadın, 2017'de 409 kadın öldürüldü. Hızla artıyor döneminizde kadın cinayetleri.
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - En temel meselelerden birisi de şudur: Türkiye AK PARTİ iktidarları döneminde katılımcı demokrasi alanında da çok ciddi gelişmeler göstermiştir. Sivil toplum kuruluşlarının üye sayısı, altını çizerek söylüyorum, 2004-2018 yılları arasında 7 milyon 100 binden, 11,1 milyona; dernek sayısı da yüzde 63,8 artarak 114.583'e çıkmıştır.
ZÜLEYHA GÜLÜM (İstanbul) - Tüm dernekleri kapattınız ya, tüm dernekleri kapattınız!
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Başka bir şey daha ifade edeyim: Türkiye'de yasal gösterilere katılım oranı -muhalefetteki arkadaşlarımızın en çok merak ettiği budur- özellikle OHAL dönemine rağmen yükselmiştir. Toplumsal olaylara katılım OHAL öncesinde yirmi üç ayda 48,1 milyondu, OHAL sonrasında yirmi üç ayda 46,32 artışla 70,5 milyon olmuştur.
MURAT EMİR (Ankara) - Onlar sizin mitingleriniz, sizin mitingleriniz.
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Onların düşmesiyle beraber söylüyorum.
Buna rağmen müdahale edilen olaylı eylem sayısı -bunu da söyleyeyim- yüzde 3'ken OHAL öncesi, OHAL sonrası da yüzde 1'e düşmüştür.
ALİ ŞEKER (İstanbul) - Bravo! Faşizm yerleşti. Faşizm yerleşiyor, gurur duyun.
ZÜLEYHA GÜLÜM (İstanbul) - Sokağa çıkamıyor ki insanlar! Müdahale edilmeden önce, zaten sokağa çıkarmıyorsunuz.
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Yine, bir önemli konu da şehir güvenliğidir. Evden hırsızlık, bekçiliğin de fonksiyonel olmasıyla azalmıştır. Geçen yıla göre günlük ortalama hırsızlık sayısı 259'dan; bakın, 259'dan toplam 203'e düşmüştür. Burada da önemli bir...
MURAT EMİR (Ankara) - Hırsızlar başka yerde de ondan.
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Ben hırsızın kim olduğunu söylerim, oraya oturursun ha! (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
MURAT EMİR (Ankara) - Tabii söyleyin, göreviniz zaten, göreviniz o! Söylemezsen namertsin! Göreviniz o sizin, oradan söyleyin hırsızları!
MUHARREM ERKEK (Çanakkale) - Görevin, görevin! Söyle hırsızın kim olduğunu, söyle!
BAŞKAN - Sayın Emir, lütfen.
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Ankara'da 30'dan 11'e, İstanbul'da 78'den 55'e, İzmir'de 19'dan 9'a gerilemiştir.
Evet, 53 huzur uygulaması yaptık 2018 yılı içerisinde ve burada çeşitli suçlardan aranan 37.736 kişi yakalandı, 40 bin kilo uyuşturucu yakalandı ve birçok suç unsuru ele geçirildi. Ama önemli bir şey var: Asayişle ilgili aydınlatma oranlarını yüzde 38'den yüzde 45'e, milletimizin daha huzurlu bir şekilde yaşaması için...
KEMAL ZEYBEK (Samsun) - Bütçeye gel, bütçeye! (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Organize suçlarla mücadelede sadece 2018 yılında -altını çizerek söylüyorum ve bunu iftiharla söylüyorum- 275 suç örgütü çökertildi, bunun 5'i de ulusal bazdaydı. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Yine ifade etmem gereken bir nokta daha var: 2016 yılında Türkiye'de PKK terör örgütünün yönlendirdiği kaçak sigara oranı, toplam piyasa payı içerisinde yüzde 21'di, 2017 yılında yüzde 12,8; şu anda da yüzde 6,4. Yani kaçak sigara oranını yüzde 21'lerden, yüzde 22'lerden yüzde 6,4'e düşüren, hem PKK'nın pazar payını düşüren hem de bu konuda Türkiye'de bir sağlıklı ortam ortaya koyan...
FETÖ ihanetiyle beraber ciddi bir dijital saldırıya maruz kalmıştık. Orada da çok iyi bir iş yaptık. Türkiye'nin toplam kapasitesi bir yılda 45 bin dijital veriyi incelemekti; Allah'ımıza şükürler olsun, bugün yılda 750 bin dijital veriyi inceleyen ve bu konuda mahkemelerimizin elini kuvvetlendiren bir çabayı da ortaya koyduk. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Uyuşturucuya bağlı ölümler konusunda biraz önce Avrupa rakamlarını söyledim.
SÜLEYMAN GİRGİN (Muğla) - FETÖ'yü kozmik odaya sen soktun! (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Arkadaşlar...
Sayın Bakan, sayıları duyunca bağıran insanları ilk defa görüyorum. Lütfen ya, hakikaten... Niye hoplayıp zıplıyorsunuz? Dinleyin; hatip var kürsüde, söz verdik. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Şimdi Türkiye rakamlarını size veriyorum: 2016 yılında 920, 2017 yılında 941, 13 Aralık itibarıyla -Adli Tıp rakamıdır- 380.
KAMİL OKYAY SINDIR (İzmir) - 3600 ek gösterge ne olacak?
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Ortaya koyduğumuz mücadeleyle, hakikaten devletimiz, Hükûmetimiz, bütün bakanlıklarımız, bütün arkadaşlarımız büyük bir mücadeleyle beraber uyuşturucuyu... Burada arada sırada duyuyorum "Okulların etrafında var." diyorlar. Bir tane okulun etrafında uyuşturucu satıcısı görün, istifa etmeyen Süleyman Soylu namerttir ve alçaktır. Burada öyle bedava laf konuşmayın. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Kocaeli'de çok var, çok. Gelin Kocaeli'ye, ben size göstereyim.
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Yirmi dört saat çocuklarımızı bundan kurtarmak için büyük bir mücadele ediyoruz.
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Kocaeli'de çok var Sayın Bakan; gelin, bakın Kocaeli'ye.
ALİ ŞEKER (İstanbul) - Bonzai rekor kırdı ya, rekor.
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Yine, şu anda 17,5 ton eroin.
Bir diğer çıktımız da trafiktir.
KAMİL OKYAY SINDIR (İzmir) - Memurlarınıza 3600 ek göstergeyi verecek misiniz Sayın Bakan?
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Evet, denetimlerimizle beraber ilk altı aydan sonra... Şunu söyleyeyim, ilk altı ay eksiye gittik çünkü çok otobüs kazası oldu. Şimdi kazaları, ölümlü kazaları ve yaralamalı kazaları yüzde 7,5; trafik kazalarına bağlı can kayıpları sayısını da yüzde 5,7 azalttık. Evet, trafik meselesi zor bir meseledir ama aldığımız tedbirlerle, uyguladığımız politikalarla artık benim ülkem her yıl 7.400 insanın öldüğü bir ülke olmayacak. Bu da Hükûmetimizin, buradaki arkadaşlarımızın ortaya koyduğu bir sonuçtur. Yüce Meclisimize teşekkür ediyorum. Bilesiniz ki trafik konusunda ortaya koyduğunuz yasa sayesinde gelecek nesiller sizi hep medyunuşükran olarak anacaktır çünkü çok önemli bir tedbir ortaya koydunuz.
Sayın Başkan, çok kıymetli milletvekilleri; sözlerimi yetiştirmeye çalıştım ama zamanım bitiyor.
MURAT EMİR (Ankara) - Konuşun Sayın Bakan, konuşun.
ALİ ŞEKER (İstanbul) - Konuşun, konuşun.
KAMİL OKYAY SINDIR (İzmir) - 3600 ek göstergeyi verecek misiniz Sayın Bakan?
BAŞKAN - Arkadaşlarımız dinlemek istiyorlarsa uzatabiliriz tabii. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Konuşsun, konuşsun.
ALİ ŞEKER (İstanbul) - Konuşsun, içinde kalmasın.
MURAT EMİR (Ankara) - Konuşsun ama cevap versin, sorulara cevap versin.
BAŞKAN - Sayın Emir, uzatalım mı diyorsunuz?
MURAT EMİR (Ankara) - Konuşsun ama boş konuşmasın!
YELDA EROL GÖKCAN (Muğla) - Biz akşama kadar sizin boş konuşmalarınızı dinledik! Çok ayıp!
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Sayın Başkan, bana müsaade ederseniz önümde çok mesele var ama bir örnek verip...
BAŞKAN - Çok kısa özetleyelim birkaç dakikada.
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - ...toplumumuzun, milletimizin nereye geldiğini, aslında nasıl bir sürece doğru evrilmemiz gerektiğini anlatmak istiyorum.
Bundan on beş gün önce ben Ağrı'ya gittim. Arkadaşlarım bilirler, biz Ağrı'ya çok giden, defalarca orada olan kardeşleriniziz. Üç yıl önce Ağrı'ya gittiğimde, Allah'a yemin olsun ki çöp dağlarından Ağrı geçilmiyordu, şimdi gittiğimde oradan dönerken şu "tweet"i atmak durumunda kaldım: "Allah'ıma hamdolsun ölsem de gam yemem, Ağrı'yı böyle gördüm." (AK PARTİ sıralarından alkışlar)
Ben de bu memleketin evladıyım. Ben bu Ağrı'yı anlatacağım ve bitireceğim. Ağrı'ya indim. havalimanında Valimiz dedi ki...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Bir dakika...
MURAT EMİR (Ankara) - Sayın Bakan, bütçeden bahsedecekse süreyi uzatın.
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Sayın Başkan, ben Ağrı için sizden özel bir müsaade istedim, eğer... Teşekkür edeceğim, bırakacağım.
BAŞKAN - Tabii, buyurun, buyurun.
ABDULLAH KOÇ (Ağrı) - Doğu Beyazıt'a hiç gittiniz mi Sayın Bakan?
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - "Şu karşıda çok güzel bir jeotermal alanı bulduk. Şimdi oraya köprü yapıyoruz, yakın zamanda oradaki otelleri göreceksiniz." Yola çıktık. Yolun sağ tarafı olduğu gibi yeşillendirilmiş, sol tarafında bütün binalar tertemiz ve Ağrı'ya öyle giriyoruz.
ÖZKAN YALIM (Uşak) - Ağrı'nın her tarafını... (AK PARTİ sıralarından gürültüler)
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Merak etmeyin, anlatacaklarımda bu ülke var.
BAŞKAN - Sayın Yalım...
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Ve ardından... (AK PARTİ ve CHP sıralarından gürültüler)
BAŞKAN - Arkadaşlar...
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - ...Vali Bey beni bir yere götürdü, bir spor salonuna girdik. O spor salonundan 4 tane yaptırmış. O spor salonunda 150 kadın çalışıyor. Dedi ki: "Bu spor salonundan 4 tane var. Bursa'dan ve İstanbul'dan Ağrılı tekstilcileri aldım, getirdim ve 600 kadına burada istihdam sağladım." (AK PARTİ sıralarından alkışlar) Yetmedi, oradan bir yere daha götürdü, tekstil kent kurmuş. 5.500 metrekare 1'inci, 5.500 metrekare 2'nci, 22 bin metrekare 3'üncü yani toplam 55 bin metrekarenin 2019'un Haziran ayında tamamlanacağı ve 2019'un Haziran ayının sonu itibarıyla 6.500 Ağrılı kadının çalışacağı -hayalimde görsem inanmam- bir tekstil merkezi ve tekstil kent kurmuş. Herkes sırada. O spor salonlarından birindeki tekstilcinin "Ne olursunuz bana da burada yer verin." diye rica ettiği bir tablo.
Bitmedi. Ağrı'yı bilenler bilir. Ağrı'ya gittiğimizde...
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Bütçeye gelecek misiniz Sayın Bakan?
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - İşte bizim Bakanlığımızın hizmeti bu.
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Bütçe, bütçe, ne oldu bütçe? Bütçe ne oldu? 3600 ek gösterge ne oldu?
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Akşam beşten sonra, altıdan sonra PKK terör örgütü yüzünden orada sokağa çıkamayan 15 yaşındaki çocuklar gecenin birinde bugün huzur içerisinde, güven içerisinde rahat şekilde dolaşıyorlar. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Teşkilatımız sahipsiz, sahipsiz!
BAŞKAN - Sayın Hürriyet...
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Bizim Bakanlığımızın hizmeti.
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Ne oldu, 3600 ne oldu?
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Yetmedi. Sadece eline silah vermeye çalıştıkları çocuklara inat bir şekilde...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Gaziler arasındaki ayrımı gidermediniz Sayın Bakan, "terörle mücadele" diyorsunuz.
BAŞKAN - Sayın Hürriyet, size de mi söz verdim?
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Annesiniz, bunu dinleyin.
FATMA KAPLAN HÜRRİYET (Kocaeli) - Gaziler arasındaki ayrımı bitirdiniz mi?
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Bakın, oradaki çocukları... (Gürültüler)
BAŞKAN - Susarsanız önce siz... Sayın Bakan, bir dakika...
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Sayın Başkan, şunu da anlatıp bitireceğim, bir dakikada bitireceğim.
BAŞKAN - Sayın Bakan, tamam, tam bir dakika...
Buyurun.
İÇİŞLERİ BAKANI SÜLEYMAN SOYLU (Devamla) - Bakın, 47.150 çocuğa -ben hayatımda böyle bir şey görmedim- bir yılda kodlama eğitimi vermişler -47.150- ve bize özel bunun sunumunu gerçekleştirdiler. Kimisi akıllı ev yapmış, kimisi robot, kimisi derslerini bilgisayara aktarmış, kimisi belki de dünyada parmak ısırılacak oyunlar gerçekleştirmiş. Benim oradaki çocuklarımın mühendis olması için, benim oradaki çocuklarımın doktor olabilmesi için, benim oradaki çocuklarımın hemşire olabilmesi için anasının dizinin dibinden teröristin onu alıp, o pislik PKK'lılara getirip sunmaması, meze yapmaması için oradaki bu çalışmalar güvenliği ilgilendirir, sizi ilgilendirir, sizi ilgilendirir, bizi ilgilendirir, hepimizi ilgilendirir ve buna devam eden bir anlayışı hep beraber ortaya koyacağız. (AK PARTİ, MHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)
Bu vesileyle bu bütçenin ülkemizin yarınlarına huzur getirmesini diliyor, hepinizi saygıyla ve hürmetle selamlıyorum. (AK PARTİ, MHP ve İYİ PARTİ sıralarından alkışlar)