| Konu: | HDP Grubu önerisi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 2 |
| Birleşim: | 9 |
| Tarih: | 23.10.2018 |
CHP GRUBU ADINA MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bir deprem ülkesi olan Türkiye'nin nüfusunun yüzde 60'a yakını aktif fay kuşakları üzerinde yer almaktadır. Bu da can ve mal kayıplarının büyük olmasında en büyük etkenlerden biridir. 2011 yılının ekim ve kasım aylarında 644 kişinin hayatını kaybettiği Van depreminde binlerce kişi yaralanmış, üzerinden yedi yıl geçmiş olmasına rağmen Van'da çok sayıda ailenin ocağını yakan depremlerin yıkıcı izleri hâlen silinememiştir, bölge halkının insanca yaşam ve ekonomik koşulları düzeltilememiştir. Bu travma hepimizin durup düşünmesi gereken bir olgudur. Yine yakın tarihimiz olduğu için anımsatmak isterim: Adana'da 1998 yılında, Adana Ceyhan depreminde 145 vatandaşımız hayatını kaybetti, 1.500 kişi yaralandı. Yine, 17 Ağustos 1999 Gölcük depreminde tam anlamıyla yüreklerimiz dağlandı; 18 bine yakın insanımız hayatını kaybetti, 25 bine yakın insan da yaralandı. Van'da, Gölcük'te, İstanbul'da, Adana'da, Ceyhan'da hem can hem de mal kaybeden insanlarımızdan geriye kalan canlara bir de sosyal ve ekonomik yönden ağır travmalar yaşatmaya kimsenin hakkı olmadığını düşünüyorum.
Adana'dan bir örnek vermek istiyorum değerli dostlar, değerli milletvekilleri: Yirmi yıl önce yaşanan depremde Emlak Bankasının vermiş olduğu 750 bin TL'lik kredi şu anda 3,5 milyon olarak vatandaştan tahsil edilmeye çalışılıyor ve faiziyle geri isteniyor; bunun hangi vicdani gerekçeye dayandığını iktidar milletvekili kardeşlerime sormak isterim. Üzerinden yirmi yıl geçmiş Adana depreminde şu anda vatandaştan faiziyle para geri tahsil ediliyor, Emlak Bankası kapatılmış olmasına rağmen.
MEHMET MUŞ (İstanbul) - Kapatılmadı, tasfiye hâlinde.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Değerli milletvekilleri, depremleri engellemenin mümkün olmadığı elbette bilinmektedir ancak bunların afete dönüşmesini engellemenin mümkün olduğu jeolojik olarak bilinmektedir. Tüm kaynakları zarar azaltma hedefine yönlendirerek; kişi ve kurumlar arasında eş güdümü sağlayarak; üniversitelerin, kamu kuruluşlarının, meslek örgütlerinin ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla stratejik afet eylem planı mutlaka hazırlanmalıdır. Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü tarafından hazırlanan diri fay haritaları incelendiğinde 470 aktif fay kuşağı üzerinde bulunan yerleşim yerlerinde kentsel dönüşüme ilişkin herhangi bir çalışma yapılmadığı ortadadır.
Buradan sormak istiyorum: Bugün Niksar'da, Havza'da, Erzincan'da, Suşehri'nde ve benzeri gibi sayacağımız onlarca yerleşim yerinde ne yaptınız? Buralarda ne yaptığınızı sormak istiyorum?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Toparlayın Sayın Milletvekili.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Neden kentsel dönüşüm sadece İstanbul Boğazı'nda, kıyılarda rantsal dönüşüm olarak algılanır, bunları size sormak istiyorum?
Buradan, bir jeoloji mühendisi olarak, öncelikle diri faylar üzerinde yer alan yerleşim bölgelerinde, üretebilecekleri deprem büyüklükleri de baz alınarak yapı yapılması engellenmeli; riskli alanlar derhâl kamuoyuyla da paylaşılarak terk edilmeli, bu amaçla Mecliste bir fay yasası çıkarılmalıdır. Türkiye deprem bölgeleri haritası yenilenmelidir. Son yıllarda devlet müteahhitliği ve rant proje ihaleleri yapan bir kuruluş hâline gelen TOKİ yeniden yapılandırılmalı, yoksullar için sosyal konutlar üreten bir yapıya dönüştürülmelidir. Halkın barınma ve mülkiyet haklarını elinden alan, ranta dönük Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun ve Uygulama Yönetmeliği toplum yararı gözetilerek yeniden ele alınmalıdır.
Değerli milletvekilleri, üniversiteler, meslek odaları, yerel yönetimler ve halkın katılımıyla rant odaklı değil, sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşam hakkını sağlayabilecek yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Efendim çok önemli, izin verirseniz toparlayayım.
BAŞKAN - Toparlayın Sayın Milletvekili, buyurun.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Kentsel dönüşümün daha sağlıklı işletilebilmesi için halkın katılımını sağlayacak ekonomik, sosyal, kültürel ve teknik boyutlarıyla bütünlüklü dönüşüm projeleri üretilmelidir. Doğa olaylarının afete dönüşmesi kader değildir sevgili milletvekilleri. Toplumsal acıların tekrar tekrar yaşanmaması bizim elimizdedir. Üzerinde yaşadığımız coğrafyada tanık olduğumuz gelişmelere aklın ve bilimin ışığını yansıtmaya çalışmak temel anlayışımız olmalıdır.
Bilimle, emekle, inatla ve umutla depremlerden can kaybı ve mal kaybı yaşanmadan korunabileceğimizi vurgular, hepinize saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)