| Konu: | Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 1 |
| Birleşim: | 9 |
| Tarih: | 24.07.2018 |
HAKKI SARUHAN OLUÇ (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli vekiller; 8'inci maddede bir düzenleme yapılıyor ve bu düzenleme çok ciddi bir keyfiyete yol açıyor. Deniyor ki: "Vatandaşların günlük yaşamını 'aşırı ve katlanılamaz derecede zorlaştırmamak...' ibaresini ekleyelim maddeye." Hangi maddeye? Toplantı ve gösteri yürüyüşleri. Şimdi, bu o kadar tanımlanamaz ve keyfî bir şey ki hukuk devletini askıya almak anlamına geliyor, başka hiçbir anlamı yok. Şimdi, bu maddeye baktığımız zaman, Anayasa'nın 5 maddesine aykırılık görüyoruz, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 11'inci maddesine aykırılık görüyoruz, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin içtihatlarına aykırılık görüyoruz çünkü toplantı ve gösteri yürüyüşleri konusu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine defalarca taşınmış vaziyettedir ve aykırılığı çok açıktır.
Şimdi, çok uyanıkça bir şey yapmış doğrusu bu maddeyi hazırlayanlar. Ben size bir şey hatırlatacağım: Anayasa Mahkemesinin 2014/101 sayılı ve 2017/142 sayılı kararları var. Bu karar neyle ilgili, biliyor musunuz? Bu karar, Adalet ve Kalkınma Partisi Hükûmetinin 2014 yılında demokratikleşme paketi olarak nitelendirdiği yasayla ilgili. Orada toplantı ve gösteri yürüyüşleri maddesine "...vatandaşların günlük yaşamını zorlaştırmayacak..." ifadesini bir kriter olarak getiriyorsunuz. Anayasa Mahkemesine gidiyor bu. Anayasa Mahkemesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin de içtihatlarına dayanarak gerçekten çok önemli bir karar veriyor müthiş bir gerekçeyle; toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin ne anlama geldiğini, düşünce ve ifade özgürlüğünü savunmak olduğunu ve bunun sınırlanmasının, kısıtlanmasının bir ülkede demokratik hak ve özgürlükleri nasıl engelleyeceğini çok açık bir şekilde anlatıyor. Anayasa Mahkemesi kararının gerekçesinde diyor ki: "Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlenebilecek yer ve güzergâhın vatandaşların günlük yaşamlarının zorlaştırmayacak şekilde belirlenecek olması, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlenebilecek mekânların sınırlandırılmasına yol açacağından bu hakka yönelik bir müdahale niteliği taşımaktadır." "AİHM kararlarında da vurgulandığı üzere 'toplantı ve gösteri yürüyüşünün başkalarının günlük yaşamlarını bir miktar zorlaştırması kaçınılmazdır.' Demokratik toplumun önemli yapı taşlarından olan toplantı ve gösteri yürüyüşünün gündelik yaşamı bir miktar zorlaştırmasının hoş görüyle karşılanması gerekir." diyor. Kim diyor? Anayasa Mahkemesi diyor. Sizin getirmiş olduğunuz değişikliği bu şekilde Anayasa'ya aykırı buluyor ve Anayasa'ya aykırı bulurken bir gerekçe yazıyor. O gerekçede diyor ki: "Bir yerde toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenlenmesinin vatandaşın gündelik yaşamını zorlaştırmasının, o yerin toplantı ve gösteri yürüyüşlerine kapatılmasını haklılaştırabilmesi için gündelik yaşamın 'aşırı ve katlanılamaz derecede' zorlaşması gerekmektedir." Siz şimdi ne yapıyorsunuz? Bu lafı, Anayasa Mahkemesinin sizin getirmiş olduğunuz o dönemdeki değişikliği bozarken açıkladığı gerekçe cümlesini alıyorsunuz, şimdi kanun teklifi olarak getiriyorsunuz. Yani çok uyanıkça bir şey ama bakın, bu Anayasa Mahkemesinin önüne gittiği zaman gene Anayasa'ya aykırılık tespit edilecek, gene gittiği zaman Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin önüne Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırılık tespit edilecek.
Nedir ders? Bunun FETÖ darbe girişimiyle bir alakası var mı? FETÖ darbe girişimini yapmadan önce toplantı ve gösteri yürüyüşlerinden faydalanarak mı darbe girişimine, 15 Temmuza doğru yürüdü? Yo. Bunun neyle alakası var? Bunun şununla alakası var: Siz, sizin görüşlerinize, sizin politikalarınıza muhalefet eden toplumsal muhalefeti, demokratik muhalefeti aslında toplantı ve gösteriyi yapamayacak hâle getirmek istiyorsunuz. Dert budur, başka bir şey değil. Bu kadar büyük bir keyfiyetin, bir hukuk devletini, hukukun üstünlüğünü bu kadar zorlamanın başka hiçbir anlamı olamaz.
Ve bu yetkiyi kime veriyorsunuz? Süper valilere. Bu memleket süper valilerden çok çekti. İsimlerini saymak gerekirse yani çok isim sayılabilir. En süper vali Gezi direnişi zamanındaydı: Hüseyin Avni Mutlu; sizin valinizdi, ceza aldı. Neden? FETÖ'den.
Şimdi, dolayısıyla, bakın biraz elinizi vicdanınıza koyun ve bunu bir kez daha düşünün. Ama ben biliyorum şimdi bu söylediğimin bir etkisi olmayacak sizin üzerinizde. Fakat bilin ki bu getirilen düzenleme, hem Anayasa Mahkemesi açısından hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi açısından mutlaka bozulacak bir düzenlemedir.
Teşekkür ederim. (HDP sıralarından alkışlar)
BAŞKAN - Teşekkür ederim.