| Konu: | KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 14 |
| Tarih: | 05.11.2026 |
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Mekke Anlaşması'na dair çok sayıda soru sordum, bir tek cevap alamadım. Vaktim kalırsa o soruları tekrar edip tekrar soracağım buradaki heyete. Eğer varsa cevabı verirler.
LEYLA ŞAHİN USTA (Ankara) - Size Fuat Oktay cevap vermişti.
TURHAN ÇÖMEZ (Devamla) - Ama bu akşam ben yine sizin canınızı sıkacak bir çete haberiyle veya bir çete bilgisiyle devam edeceğim konuşmama. Geçtiğimiz aylarda birçok kereler soru önergesi verdim Sağlık Bakanına. Sadece birine cevap verdi, onda da dedi ki: "Ortaya koyduğunuz çete bilgisi doğruymuş, gereğini yaptık, savcılığa verdik." Anjiyo çetesi var, ilaç çetesi var, efendim, radyoloji çetesi var, lens çetesi var, diyaliz çetesi var. Bugün başka bir çete çıktı karşımıza Malatya'da, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde SUT çetesi. Şimdi diyeceksiniz ki suç çetesi nedir?
YÜKSEL SELÇUK TÜRKOĞLU (Bursa) - Sağlık Uygulama Tebliği.
TURHAN ÇÖMEZ (Devamla) - Sağlık Uygulama Tebliği, doğru; böyle bir çete. Beni herkes bilir, siz de bilirsiniz; bilgim, belgem olmadan, kanıtım olmadan, elimde yeterince referans ve belge olmadan konuşmam. Günlerdir bu belgeleri topluyorum. Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaptıkları ameliyatları farklı kodlarla, farklı adlarla hem Bakanlığa hem de vatandaşlara verip inanılmaz vurgun yapmışlar; belgeleri burada. Vatandaşların hepsiyle konuştum, aradım tek tek "Şu ameliyatı oldunuz mu?" "Hayır, olmadık." "Ne kadar ödediniz?" "Şu kadar ödedik." Yüzlerce, yüzlercesi var. Allah aşkına, ya, bu ülkeyi çetelere mi teslim edeceksiniz? Buradan Sayın Sağlık Bakanına sesleniyorum: Belgeleri elimde, Malatya Eğitim ve Araştırma Hastanesinde başta KBB Kliniği olmak üzere pek çok ameliyatta sahte raporlar yazılıyor, hastalardan fazla para alınıyor, daha depremin izleri silinmemiş, depremin acıları geçmemiş olan Malatya'da Bakanlık hastanesindeki bir çete milleti soymaya, devleti soymaya doymamış. Belgeleri burada, hakikaten yüreğiniz yararlanıyorsa, içiniz acıyorsa alın bu belgeleri, gidin üssüne, bunların hepsini savcılığa teslim edin.
Tabii, çete her yerde, geçtiğimiz günlerde bir başka çete daha çıktı; kanser ilaçlarıyla ilgili bir çete. Piyasadaki tarihi geçmiş kanser ilaçlarını toplayıp yeni kutularla, yeni son kullanım tarihleriyle sanki yeniymiş gibi kanser hastalarına veriyorlar. Peki, siz milyonlarca lira verip İlaç Takip Sistemi kurmadınız mı bu ülkede? Aynen SPK'nin, BIST'in aldığı gibi o milyonluk, milyonluk, milyonluk birtakım sistemleri alıp takip sistemi kurmadınız mı? Nasıl oldu da bu kanser ilaçları birilerinin elinden çıktı da çetelerin eline geçti ve ondan sonra istismar için kullanıldı? Peki, ya o kanser hastalarının tedavisinin gecikmesi, ilaçlarını alamayışı, buna karşılık dünya kadar para vermesi, kim bunun sorumlusu? Elbette sizsiniz, siz yönetiyorsunuz bu ülkeyi.
Değerli arkadaşlar, ülkenin her yerinde, her anlamda büyük bir yıkım, büyük bir çöküntü söz konusu. Bir daha söylüyoruz: Bakın, korkunç bir tabloyla karşı karşıyayız. Sağlıktan sokağa, finans sisteminden tarıma, her alanda ve şu koltuklardan çok sayıda gerek yolsuzluk belgesi gerek bilgisi sizlerle paylaşıldı. Gelin, bu ülkeyi ayağa kaldıralım. Gelin, bütün bunların üstüne samimiyetle gidin "Yok." demeyin, ben bilgisini, belgesini paylaşmaya hazırım.
Şimdi, gelelim sorularımın tekrarına: Mekke Anlaşması'na samimi olarak "hayır" demeniz için bir kere daha çağrıda bulunuyorum size. Aynı çağrıyı yirmi üç sene önce 1 Mart Tezkeresi'nden önce yine aynı sıralara yapmıştım ve 80'in üzerinde iktidar partisi milletvekili onurla, şerefle, ahlakla, vatanseverlik duygusuyla "hayır" demişlerdi ve bugün hepsi alnı ak, başı dik olarak geziyorlar ve o tezkereye "Destekleyin." diyenler "Hata yapmışız." dediler. Gelin, bu Mekke Anlaşması'na bugün geç olmadan "hayır" deyin. Niye "hayır" diyeceksiniz? Sorulara cevap yok. Pakistan'la anlaşma imzaladık, soruyorum şimdi heyete, dün sordum, cevap yok: Pakistan Beluçlar'ın bir kısmını terör örgütü olarak ilan ediyor, çatışırsa ne olacak madde 5'e göre? Cevap yok. Keşmir'de bazılarını, bazı yapıları terör örgütü olarak kabul ediyor. Çatışırsa "Gelin, bunlar terörist." derse ne yapacaksınız? Cevap yok. Afganistan'la savaş hâlinde.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın
TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - "Afganistan'la savaşıyoruz, gelin." derse ne yapacaksınız? Türkiye'de 500-600 bin kaçak Afgan var. Bunlar bizim ülkemizi tehdit etmeyecekler mi? Suudi Arabistan "İran bize saldırdı." derse ne yapacaksınız? Dört asırdır hiçbir sorunumuz olmamış komşu, kardeş ülkeyle savaşacak mısınız? Yanı sıra, hemen ötesinde, bir zamanlar Suudi Arabistan'ı suçladığınız, kınadığınız, "Katil Suudi Arabistan rejimi Yemenli kardeşlerimizi öldürüyor." dediğiniz, Husilerin üzerine bomba yağdırırsa, "Gelin, beraber olalım." derse ne yapacaksınız? ARAMCO'yu korumak için mi gideceksiniz, onun için mi orada olacaksınız? NATO'nun 5'inci maddesi açık değil mi? Yıllardan beri askerimizle, paramızla NATO'nun yanında olmadık mı? NATO'nun hangi güvenlik açığını kapatacak bu? Neden Amerika alkışlıyor? Neden İsrail alkışlıyor? Neden onların bu kadar takdir ettiği bir anlaşmanın altına imza atıyorsunuz?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
TURHAN ÇÖMEZ (Devamla) - Yapmayın, vakit geçmeden bu anlaşmaya "hayır" deyin, elinizi vicdanınıza koyun, hiç olmazsa çocuklarımıza tarihî bir emanet bırakalım.
Teşekkür ederim. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)