| Konu: | ÖNERİLER |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 14 |
| Tarih: | 05.11.2026 |
AK PARTİ GRUBU ADINA ADEM KORKMAZ (Burdur) - Sayın Başkan, çok kıymetli milletvekilleri; tarım konusunu konuşurken öncelikle şunu kabul etmemiz gerekiyor. Tarım bir ülkenin sadece sektörlerinden biri, ekonomik faaliyet alanlarından biri değildir. Tarım gıda güvenliğidir, üretimdir, istihdamdır, kırsal kalkınmadır yani tarım bu yönüyle stratejik bir konudur, stratejik bir alandır. Dolayısıyla tarımı değerlendirirken meseleye günübirlik yaklaşımlarla değil uzun vadeli ve bütüncül bir perspektifle bakmak zorundayız. Bugün tarımsal üretimi desteklemek adına adımları değerlendirirken yalnızca doğrudan destek ödemeleri penceresinden değil bütçe içerisinde farklı alanlardan ve farklı kaynaklardan yapılan sektörel ve diğer sermaye desteklerini de mutlaka değerlendirmemiz gerekiyor. 2027 yılı bütçesi içerisindeki ayrılan doğrudan destek programı için 235 milyar liranın yetersiz olduğu üzerinden bu önergenin verildiğini biliyoruz. Eyvallah yani tarımsal üreticiye verebileceğimiz ne kadar destek varsa vermek... Elbette bunun bir sınırı, bir ölçüsü yok. Yani, tarıma "Stratejik bir sektör." dememizden dolayı bu doğrudan desteğin bile gayrisafi millî hasılanın yüzde 1'i değil, belki yüzde 2'sine, yüzde 3'üne çıkaracak stratejik adımları planlamamız gerekiyor ancak bunun yanında, tarımsal sektörün altyapı yatırımları için 268 milyar lira, tarımsal kredi desteği için 325 milyar lira; bunlar da doğrudan çiftçinin cebine giren meseleler yani faiz ödemelerine karşı Hazinenin üstlendiği bedeller. Yine, vergi indirimi, muafiyet ve istisnalardan kaynaklı 342 milyar lira, tarımsal KİT'lerin finansmanı, müdahale alımları yani üreticimizin piyasada mağdur olmaması için, fiyatların aşağıya düşmesini engellemek için yapılan müdahale alımları 135 milyar lira. Yani, tarım sektörüne daha geniş bir bakış açısıyla baktığımız zaman ayrılan desteğin 1 trilyon 305 milyar liraları bulduğunu görebiliyoruz. Evet, bunun yeterli olduğunu söylemediğimi ifade etmiştim, bunu çok çok daha artırmamız gerektiğini ifade edeyim ancak burada önemli olan bu kaynakların nasıl kullandırıldığına, nasıl değerlendirildiğine odaklanmamız gerekiyor çünkü devletin tarıma katkısı yalnızca çiftçiye yapılan doğrudan ödemelerden ibaret olmadığını, üretimin finansmanından sulama yatırımlarına, piyasa düzenlemesinden ihracat desteklerine kadar geniş bir alanı kapsadığını ifade etmek gerekiyor. Yine, faiz ödemelerinde de ciddi ödeme kalemlerinin burada...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
ADEM KORKMAZ (Devamla) - Faiz ödemelerine de Hazinenin yaptığı katkıları elbette dikkate almak gerekiyor. Yani, 2026 yılının eylül ayı sonu itibarıyla 823 bin çiftçimize toplam 596 milyar lira tutarında sübvansiyonlu tarımsal kredi kazandırılmıştır.
Evet, tarım, çiftçimizin borçları elbette önemlidir ancak burada şunu da unutmamak gerekiyor: Bu krediler sübvansiyonlu kredilerdir ve çiftçimizin üretim kabiliyetini, sabit sermaye yatırımlarını, çiftlik yatırımlarını, yeni yatırımlarını finanse etmek için oluşturulmuş finansal imkânlardır. Bunları da göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyorum. Biz, tarımsal alandaki esas meselenin... Üreticimizin hangi ürünü, nerede, ne kadar ve hangi kaynaklardan üretebileceğini öngörebilmesini sağlamak durumundayız yani -tarımsal öngörülebilirliği sağladığımız takdirde- çiftçimizin üretmesini, milletimizin de sağlıklı gıdaya ulaşmasını sağlayacak tedbirleri aldığımızı ifade etmek istiyorum.
Teşekkür ediyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)