| Konu: | ÖNERİLER |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 14 |
| Tarih: | 05.11.2026 |
AK PARTİ GRUBU ADINA ŞENGÜL KARSLI (İstanbul) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Gazi Meclisimizi ve ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimi saygıyla selamlıyorum.
Basın özgürlüğü sadece gazetecilerin mesleki bir meselesi değil, aynı zamanda vatandaşın gerçeklere ulaşma hakkı. Bu nedenle de bu konudaki her türlü eleştiriyi dikkatle dinlemeyi, her somut iddiayı ciddiyetle değerlendirmeyi gerekli görüyorum ancak önümüzdeki önergenin gerekçesindeki genellemeyi de doğru bulmuyorum.
Basın özgürlüğünü savunmak hepimizin sorumluluğu. Bunun yolu her adli işlemi baskı, her idari yaptırımı da sansür olarak kabul etmekten geçmez. Önergeyi okurken aklıma "Hafızayı beşer nisyan ile maluldür." sözü geldi ancak bu kadarı da unutkanlık olmaz, olsa olsa siyasi bir tercih olur. Gelin birilerinin özlemle andıkları, övdükleri 2002 Türkiyesini ve öncesini bir hatırlayalım. O dönem medya patronlarının Bakanlar Kurulu listesi yaptığı dönemdi; milletin inançlarıyla ekranlarda alay edilen dönemdi; seçilmiş hükûmetlerin manşetlerle alaşağı edildiği, milletin iradesine "Muhtar dahi olamazsın." diye sınır çizilen günlerdi; bazı medya sahiplerinin ekranları ve gazete sütunlarını kendi çıkarlarına kalkan yaptığı yıllardı.
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Ali Fuat 2002'de miydi, yapmayın Allah aşkına ya! Ses kayıtlarını dinlettiler bugün ya! Bari bunu demeyin ya! Bunu demeyin bari ya!
ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Şimdi soruyorum size: O gün Türkiye'yi 99'uncu sıraya layık gören uluslararası endeksler bugün neden bizi 163'üncü sıraya yazabiliyor biliyor musunuz?
YÜKSEL TAŞKIN (İzmir) - Çünkü daha kötüsünü yaptınız da ondan!
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Yüzde 90 medya iktidar, AKP... Yüzde 90'dan fazlası.
ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Çünkü Türkiye'de manşetlerle siyaseti dizayn etme devri kapandı da ondan.
YÜKSEL TAŞKIN (İzmir) - Arada Yeni Şafak oku, Yeni Şafak!
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Yüzde 90'dan fazlası... Neden bahsediyorsun sen!
ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Dolayısıyla mevzu bahis olan o endekslerin gayesi basın özgürlüğü değildir arkadaşlar; Türkiye'deki vesayet aparatlarını kaybetmiş olmalarıdır.
YÜKSEL TAŞKIN (İzmir) - Sen kendini böyle kandırmaya devam et! Vesayetin en büyüğünü siz yarattınız!
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Aynı gün tek manşetle çıkıyorlar! İnsan utanır bunları söylemeye ya!
HAVVA SİBEL SÖYLEMEZ (Mersin) - Bağırma ya Allah Allah! Ayıp ya!
YÜKSEL TAŞKIN (İzmir) - Kapalı ittifak yapmaya devam edin siz!
ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Biz medyanın siyasete ve millete balans ayarı yaptığı günleri gördük ve o günleri tarihe gömdük, çok şükür.
ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Ya, daha iyiydi ya, daha iyiydi.
YÜKSEL TAŞKIN (İzmir) - Tabii, tabii tarihe gömdünüz, çok şükür! Çok özgürüz, özgürlükten gözümüz kamaştı! Böyle devam edin siz!
ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Tabii, tabii, önergenin gerekçesinde çok tuhaf olduğu kadar da düşündürücü bir itiraf da var: "Bazı kanallara yapılan kayyum görevlendirilmeleri" diye eleştirilirken aynen şu cümle kurulmuş: "Kanal sahibi hakkındaki iddialar hukukun konusu olmakla birlikte kanalın yayın çizgisi dikkate alınmamıştır." Yani bir nevi bir medya patronu mali bir suça karışabilir, hakkında çok ciddi hukuki iddialar olabilir ama televizyonun muhalif yayın yapıyorsa devlet buna göz yumsun, yargı dokunmasın deniyor.
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Enis Bey anlattı, duymadınız mı?
YÜKSEL TAŞKIN (İzmir) - WhatsApp grubundan çıkarsaydınız ya!
ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Suç işleme imtiyazı hiç kimseye tanınmaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
YÜKSEL TAŞKIN (İzmir) - Madem mali suç işledi WhatsApp grubundan çıkarsaydınız!
BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.
ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Bunu hep birlikte zaten ifade ediyoruz.
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Hiç yerinizde olmak istemezdim, çok acıklı, çok acıklı!
ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Biz, şimdi, tabii, önergede dezenformasyonla mücadele yasasından ve önergenin geneline yayılan isimler ve olaylar üzerinden de kurgulanan bazı süreçlerden bahsedilmiş. Burada kavramları birbirine karıştırmışsınız. Haber yapmak başımızın üzerinde, eleştiri yapmak demokrasinin bir gereğidir ancak yalanı hakikat diye pazarlamak, insan onurunu sosyal medya mahkemelerinde linç etmek, kesinleşmemiş iddialarla piyasaları manipüle etmek ve özel hayatın gizliliğini çiğnemek gazetecilik değildir.
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Ya hangi vasıfla gazetecilikten... Gazeteciliğin ne olduğuna dair bir cümle...
ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Siz istiyor musunuz ki birileri ekranlardan aile yapımıza saldırsın, toplumu kutuplaştırarak yalanları aleni yaysın, çocuğun üstün yararını gözetmesin; RTÜK'te, yargıda elini kolunu bağlasın izlesin.
BÜLENT KAYA (İstanbul) - ATV için niye RTÜK devreye girmiyor?
ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Vatandaşın lekelenmeme hakkını kim koruyacak? Milletin doğru haber alma hakkını dezenformasyona karşı kim koruyacak? ?
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Ayıp ya! Binlerce insanın ahı var, altında kalacaksınız.
ŞENGÜL KARSLI (Devamla) - Fikrin, eleştirinin, hakikatin önünde engel yok ama yalanın, şantajın ve...(AK PARTİ sıralarından alkışlar)
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)