GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR
Yasama Yılı:5
Birleşim:14
Tarih:05.11.2026

AYTEN KORDU (Tunceli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Elbette ki bu kadar kısa bir süre içerisinde Dersim'e dair dilinden, inancından, doğasından, ekonomisinden, toplumsal yaşamına, tüm toplumsal kesimlere ilişkin yaşadığı çok uzun çoklu sorunlarını ifade etmek birkaç dakikada çok mümkün değil. Biliyorsunuz, Dersim bir Alevi rehak coğrafyası, demokrasiyi, kardeşliği, barışı kucaklayan, kurdun kuşun hakkını gözeten, cümle canın eşitliğini savunan bir coğrafya. Elbette ki hakikatle yüzleşmeyi her zaman istedi ve tekrar buradan Dersim'in adalet beklentisini başta ifade etmek istiyorum. Tam da bu ay biliyorsunuz, 15 Kasımda, Seyit Rıza'nın oğlunun ve yol arkadaşlarının bu Mecliste alınan kararla idam edilişinin tam 89'uncu yılı olacak. Bu vesileyle, o kara günü tekrar lanetliyorum ve Dersim'in bütün katledilen canlarını buradan saygıyla anıyorum. Dersim hakikat bekliyor, Dersim hakikatle yüzleşilmesini istiyor, yaşanan acıların, katliamların açığa çıkmasını istiyor, arşivlerin açığa çıkmasını istiyor, kayıp kızların akıbetinin açığa çıkmasını istiyor. Bakın, hâlâ bu Mecliste katliam operasyonunda verilen "Tunceli" ismi kullanılıyor, isminin değişmesini, kendi hafızasına, kendi kültürüne uygun "Dersim" isminin iadesini istiyor. Dolayısıyla, buradan bir kez daha bu adalet arayışının, bu hakikat arayışının mücadelesini veriyor, vermeye de devam edecek; bunu belirtmek istiyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Bakın, Dersim coğrafyası çok ağır sorunlarla karşı karşıya. Çok ağır insanlık suçları işlendi bu coğrafyada, her açıdan ötekileştirilen ama özgür, eşit, insanca bir yaşam mücadelesinden asla vazgeçmeyen bir coğrafyadan bahsedeceğim. Kurdun kuşun hakkını gözeten, cümle canın eşitliğini isteyen bu coğrafyada elbette ki sosyolojik olarak o yıllardan beri hâlâ değiştirme çalışmaları devam ediyor. Dolayısıyla, Dersim'in sosyolojik yapısıyla oynayan, sosyolojik yapısını değiştirmeye çalışan aklın terk edilmesi gerektiğini buradan bir kez daha belirtmek istiyorum. Bakın, Dersim'de hâlâ merkeziyetçi bir yönetim var. Kayyum politikasıyla yürütülüyor. Halkın iradesine el koyulan, kayyumların yerel iradenin, yerel demokrasinin önüne geçtiği bir coğrafya. Gülistan Doku meselesinde, katliamında açığa çıktı. O zaman da bir kayyum vali vardı. Tekçi politikaların o coğrafyada kayyum politikalarıyla nasıl aslında bütün kurumları dizayn ettiğini, bir kadının katliamın içerisine dâhil ettiğini hepimiz gördük. Dolayısıyla, mülki amirliklerin tekçi yaklaşımlarıyla şehrin dizayn edilmesini kabul etmiyoruz. Onun için kayyumlar derhâl geri çekilmelidir diye tekrar buradan söylüyorum ve Gülistan Doku ailesiyle ilgili de tekrar "Gülistan Doku nerede?" demekten vazgeçmeyeceğiz. Ailenin yas tutma hakkı, cenaze hakkı, cenazesini alma hakkı var. Gülistan Doku'nun bir an önce ailesine teslim edilmesi gerektiğini de buradan tekrar Dersim'deki bütün kadınlar adına ve Gülistan Doku'yla ilgili mücadele yürüten bütün kadınlar ve toplum adına buradan ifade etmek istiyorum ve "Gülistan Doku nereden?" demekten de vazgeçmeyeceğimizi yine buradan belirtiyorum.

Bakın, buradan çoğu zaman Dersim'le ilgili, Dersim'in dağının taşının cümle canının bir bütünlük içerisinde olduğunu; inancının, hakikatinin bu coğrafya içerisinde ziyaretlerinin kurduna kuşunu, ağacına suyuna ait olduğunu defalarca belirttik. Dolayısıyla, Dersim doğasıyla oynamak sosyolojik yapısıyla oynamak demektir ve bu sosyolojik yapıyla hâlâ oynanmaya devam ediyor. Bakın, 2 vadi vardı, Munzur Vadisi -millî parklar buralar- Ovacık Vadisi. Ovacık'ta bir yol genişletme çalışması yapıldı. Dinamitten molozların Munzur'un suyunun kenarına dökülmesinden o kadar çok kötü bir çalışma yürütüldü ki... Yine, Pülümür'de bir enerji hatları yenilemesi var. Dolayısıyla, o enerji hattının yenilenmesi o kadar çağ dışı bir şekilde yürütülüyor ki yine ziyaretlerimize saygı gereği de olsa ziyaretlerimiz bu molozların altında kalıyor. Bakın, "..." (*) Hazreti Ali Taşı Ziyareti bunlardan bir tanesidir. Pülümür yolu üzerinde yine bu enerji santral çalışmalarında molozlar ziyaretlerinin önlerini kapattı. Bu konuda da Dersim adalet bekliyor. Onun için bunu özellikle söylüyoruz. Dersim inancına, hakikatine saygı bekliyor diyorum. Dolayısıyla, doğasını talan eden, doğasını ranta açan politikaların son bulması gerekiyor. Bakın, 146 yerde ruhsatlandırma var; bunların hepsi bizim doğamıza, inancımıza zarar veriyor. İşsizlik var, yoksulluk var, gençler sürekli göç ediyor şehirde dolayısıyla gençliğin yerinde, herkesin yerinde yaşayabileceği, yerinde doyabileceği bir üretim sistemine tekrar teşvik edilmesi gerekiyor. Ama dediğim gibi, bu taleplerin ortak paydası, işte, gençlerin göç etmediği, kadın emeğinin güvence altına alındığı, çiftçinin üretimden kopmadığı, hayvancılığın desteklendiği, ekolojik yaşamın korunduğu insanca bir yaşam modeline ihtiyacı var Dersim'in.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

AYTEN KORDU (Devamla) - Bunun için, talepleri açıktır Dersim halkının. Bu sorunların çözülmesi için demokratik toplum ve barış sürecinde adımların atılması, barışın tesis edilmesi ama barışın tesis edilmesiyle birlikte demokratik adımların daha güçlü atılması ve yatırımların daha doğru yapılması gerektiğini bir kez daha belirtelim. Halkın talebi açık; tarihiyle yüzleşen, inancını ve kimliğini tanıyan, doğasını koruyan, kadın emeğinin korunduğu, katledilmediği; gençlerin üretimde desteklendiği bir çalışma olması gerekiyor Dersim'de. Bunun için, Dersim'e ilişkin yaklaşımların da kendi hakikatindeki sosyolojik gerçekliğe göre ele alınması gerekiyor. Her coğrafyanın sorunları benzerdir, birbirinden farklı değildir ama Dersim gibi coğrafyaların sosyolojik özgürlükleri vardır. Bu özgürlükler dikkate alınarak orada politikalar yürütülmesi gerekiyor. Bunun başında gelen en önemli şey, kayyumların çekilmesi; demokratik yaşamın, eşit, insanca bir yaşamın tesis edilmesidir diyorum.

Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)