GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:13
Tarih:04.11.2026

HÜSMEN KIRKPINAR (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Tarih, bize defalarca şunu öğretmiştir: Devletlerin kaderi, kapalı kapılar ardında, altı boş taahhütlerle ve hamasi söylemlerle tayin edilemez. Bu savunma paktı, sıradan bir demokratik metin değildir, diplomatik bir metin değildir. Türk milletinin evlatlarını, kendi seçmediği çatışmaların tarafı yapabilecek, devletimizin ciddiyetini, Orta Doğu'nun bitmeyen istikrarsızlıklarına rehin bırakacaktır. Bu anlaşma daha Meclise sunulmadan Komitesi İstanbul'da toplandı, Sekreteryası Riyad'da kuruldu, Genel Sekreteri atandı, 5 Ekimde Riyad'da Suudi Arabistan'a askerî güç konuşlandırılması kararlaştırıldı. Oysa 8 Ağustosta bu salonda AK PARTİ Grup Başkan Vekili aynen şunu söylemişti: "Meclisimizde onaylandıktan sonra yürürlüğe girmiş olacak." O hâlde soruyorum: Fiilen işletilmeye başlanmış bir yapının nesini oylamasını bekliyorsunuz? Gazi Meclisin onay yetkisini bir noter tasdikine indirgemek millî iradeye saygısızlıktır, Anayasa’nın 90'ıncı maddesini fiilen çiğnemektir.

Meselenin daha ağır bir boyutu var: Türk askerini yabancı ülkelere gönderme iznini bu Meclis verir. Türkiye'nin taraf olduğu milletlerarası anlaşmaların gerektirdiği hâllerse bu iznin istisnaları arasındadır. Bugün verilecek onay, yarın Mehmetçik'in Körfez'e gönderilmesinde bu Meclisin iznini aranmaz hâle getirebilir.

Bu anlaşmayı bize bölgesel dayanışma diye anlatıyorsunuz. Oysa, madde 2, yardımın tarafların imkânları ve kabiliyetleri çerçevesinde belirleneceğini söylemekle yetiniyor. Yardımın eşiği de ölçüsü de kararı kimin vereceği de yazılı değil. Bu belirsizlik, başkalarının kurduğu denklemlerin faturasının Türk askerine çıkarılmasına kapı aralar. Savunmaya her yıl 10 milyonlarca dolar ayırmasına rağmen başkentindeki hava limanı Husi füzeleriyle vurulan bir ortağın güvenlik açığını Mehmetçik'in canıyla mı kapatacaksınız? Yemen'deki bir savaşta olası bir misilleme askerimize ya da topraklarımıza uzanırsa bunun vebalini kim taşıyacak? 2015'te, Suudi Arabistan, Yemen'deki savaş için Pakistan'dan savaş gemisi, uçak ve asker istedi. Pakistan Parlamentosu günlerce müzakere etti ve oy birliğiyle tarafsız kalma kararı aldı. Pakistan Parlamentosu o gün kendi milletinin iradesini korudu. Gazi Meclisten bugün beklenen bundan daha azı olamaz. İttifakın konuşlandırma kararını ABD Başkanı Trump "Harika bir şey." diye karşıladı, ardından, İsrail'in Husiler'e karşı Suudi Arabistan'a epey yardımcı olduğunu açıkladı. Sizlere soruyorum: ABD Başkanının İsrail'in de yardım ettiğini söylediği bir cephede Türk askerinin yeri neresidir? Türk askerinin yeri yalnızca Türk milletinin iradesinin gösterdiği yerdir. İstihbarat paylaşımından, terörle ortak mücadeleden söz ediyorsunuz; hangi ortaklıktan? Suudi Arabistan, PKK'yı, YPG'yi kendi terör listesine almış değildir. Millî önceliklerimizi paylaşmayan bir başkentte devletin en mahrem güvenlik bilgilerini niteliği ve denetimi tamamlanmamış -tırnak içinde- güvenli kanallar üzerinden nasıl aktaracaksınız? Türkiye, yükümlülükleri ve sınırları belli bir ittifakın yani NATO'nun zaten üyesidir. Bu yeni yapının Türkiye'nin hangi somut savunma açığını kapattığı bu Meclise hâlâ anlatılmış değildir. Üstelik 16 maddeyle çıkış kapısını on yıl boyunca devletin üzerine kilitliyorsunuz. Çekilseniz dahi başlamış faaliyetler ve gizlilik yükümlülükleri sürüyor. Mekke 2 milyara yakın Müslümanın kıblegâhıdır. Bu mukaddes ismi ne bütünleşik bir askerî komutası ne de ortak bir savaş kararı mekanizması bulunan bir yapının üzerine örtü gibi çekemezsiniz.

İYİ PARTİ olarak duruşumuz nettir. Türk ordusu kimsenin ihtiyat kuvveti, bu Meclis de kimsenin emir eri değildir. Bu kanun teklifi mevcut hâliyle reddedilmeli; anlaşma, millî menfaatlerimizi güvence altına alacak biçimde yeniden müzakere edilmeli, bütün protokoller ve mali yükümlülükler bu Meclisin denetimine sunulmalıdır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

HÜSMEN KIRKPINAR (Devamla) - Değerli milletvekilleri, yüce heyetinizi bu tarihî vebale ortak olmamaya davet ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)