GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: ÖNERİLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:13
Tarih:04.11.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA LÜTFÜ TÜRKKAN (Kocaeli) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; DEM PARTİ'nin araştırma önergesi üzerine İYİ Parti Grubu adına söz almış bulunuyorum.

Öncelikle bir hususu açıklığa kavuşturalım: Bizim için demokrasi yalnızca kendi siyasi görüşümüzü paylaşanların hakkını savunmak değildir, biz demokrasiye böyle bakıyoruz. Hukuk herkes için hukuktur, adalet de herkes için adalettir. Ancak hukukun üstünlüğünü savunmakla Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter yapısını tartışmaya açmak birbirinden de tamamen farklı şeylerdir, bunu da bir kenara not etmek lazım. DEM PARTİ'nin 4 Kasım 2016 tarihinde yaşananları "siyasi darbe" olarak nitelendirmesi kendi kabulleridir, kendi değerlendirmeleridir, biz ise meseleye bir başka açıdan bakıyoruz. Hiçbir siyasetçi düşüncesinden dolayı cezalandırılmamalıdır, bunun altını özellikle çiziyorum. Siz hükümlü olanı villada oturturken, tutuklu olanı kuyu cezaevine atarak bunun ne kadar adaletsiz bir adalet olduğunu bir kere daha bize gösteriyorsunuz. Ancak hiçbir siyasi sıfat da terörle irtibat veya iltisak iddialarının hukuk içerisinde soruşturulmasına engel değil. Burada belirleyici olan o siyasinin kimliği değil somut deliller ve bağımsız mahkemelerin hukuka uygun kararlarıdır, sadece siyasi kimliğinden dolayı değerlendirilmesi hukukun gasbedilmesi demektir.

Değerli milletvekilleri, bugün Türkiye'de terörsüz bir gelecek vadeden yeni bir süreç anlatılıyor. Elbette hepimiz terörün bitmesini istiyoruz ancak soruyoruz: Terörü bitirmek için neden Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş esasları tartışmaya açılıyor? Buna gerek var mı? Neden vatandaşlık tanımından anayasal düzenine kadar uzanan değişiklikler de gündeme getiriliyor? Bizim endişemiz çok açık: Terörün sona erdirilmesi hedefinin, Türkiye'nin üniter devlet yapısını dönüştürecek siyasi bir projeye zemin hazırlanması için kullanılmasına karşıyız, karşı olduğumuz konu bu. Terörün bitmesine eyvallah ama terör örgütünün siyasi taleplerinin devletin yeniden yapılandırılması da gerekçe yapılmasına hayır diyoruz. Siz, hukukun üstünlüğünü savunmadan toplumsal barışı nasıl sağlayacaksınız? Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmadığı bir ülkede vatandaşın hukuka güvenmesini nasıl bekleyeceksiniz?Can Atalay hakkında verilen kararlar ortada, Tayfun Kahraman hakkında Anayasa Mahkemesi 2 kez hak ihlal kararı verdi, Osman Kavala hakkında Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararları ortada, Anayasa’nın 153'üncü maddesi açık "Anayasa Mahkemesi kararı yasama, yürütme ve yargı organını bağlar." diyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

LÜTFÜ TÜRKKAN (Devamla) - Siz bunu tanıyor musunuz? Hayır ama lafa gelince "Biz hukuk devletiyiz." Hayır, değilsiniz. "Biz adaleti sağlıyoruz." Hayır, sağlamıyorsunuz, kendinizi kandırabilirsiniz ama Türk milletini kandıramayacaksınız. Hukuk devleti kararları işimize geldiğinde uygulayacağımız bir tercih meselesi değildir. Bizim bu konuda durduğumuz yer bellidir, ne terör örgütünün taleplerine göre şekillenen bir devlet düzenini kabul ederiz ne de iktidarın siyasi ihtiyaçlarına göre işleyen bir yargı düzenini kabul ederiz, ikisi de bizim kabulümüz değildir. Türkiye'nin ihtiyacı etnik kimlikler üzerinden yeniden tarif edilen bir devlet değildir, bütün vatandaşlarına eşit davranan, adaleti sağlayan güçlü bir hukuk devletidir. Bizim kırmızı çizgimiz Türkiye Cumhuriyeti'nin üniter devlet yapısıdır, vazgeçilmez ilkemiz ise hukukun üstünlüğüdür, bu 2 ilkeden de asla taviz vermeyeceğiz.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)