| Konu: | GÜNDEM DIŞI KONUŞMALAR |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 13 |
| Tarih: | 04.11.2026 |
HASAN ÖZTÜRKMEN (Gaziantep) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; Türkiye'nin en büyük üretim ve ihracat merkezlerinden olan Gaziantep son yıllarda ciddi bir ekonomik kriz içerisinde. Gaziantep ekonomisinin lokomotifi olan tekstil sektörü başta olmak üzere tüm sektörlerimiz artan enerji ve işçilik maliyetleri karşısında küresel pazardaki rekabet gücünü kaybetmektedir. Alım gücünün düşmesi, maliyet artışları ve yüksek ciro kayıpları, kent merkezindeki küçük işletmelerin de bir bir kapanmasına yol açıyor. Gaziantep iş dünyası, üretim hatlarının devam edebilmesi için acil olarak finansmana erişim kolaylığı ve bölgeye özel teşvik destek paketlerinin devreye alınmasını talep ediyor. Sadece Ekim 2026'nın son haftasında tekstil, ayakkabı, gıda, inşaat ve lojistik gibi stratejik sektörlerde faaliyet gösteren 19 şirket ve iş insanı hakkında yeni konkordato kararları yayımlanmıştır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği verilerine göre Gaziantep'te Eylül 2026'da kurulan şirket sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17 azalarak 253'e gerilemiştir. Buna karşılık, piyasadan çekilmek zorunda kalan ve tasfiye edilen şirket sayısı aynı dönemde yüzde 31 artış göstererek 64'ten 84'e yükselmiştir.
Rakamlar vahimdir. Bu durum, Gaziantep'te sanayiyi ve ticareti bitirmekle kalmıyor, büyük bir işsizlik sorununa yol açıyor. Yakın dönemde sanayi çalışanı yaklaşık 100 bin işçi işten çıkarılmıştır. Tarım sektörümüz ise artık alarm vermeyi geçmiş, bir çöküş dönemine girmiştir. Gaziantep'in tarımsal gelir kaynaklarının başında gelen Antep fıstığı üreticileri, artan girdi maliyetleri nedeniyle zararda, ürünlerini maliyetin altında satmak zorunda kalıyorlar. Her yıl bir öncekinden daha kötü geçiyor, rekolte yüksek olsa da düşük olsa da üretici istediği sonucu alamıyor. Üstüne bir de yurt dışından kaçak yollarla Antep fıstığı sokulması üreticiyi daha da zor duruma düşürüyor.
Başta Nizip ilçemiz olmak üzere, bereketli Barak bölgemizde ve Kilis'te zeytinciler de isyanda; sattığı zeytin maliyetleri dahi karşılamıyor. "Böyle giderse bir iki seneye zeytinlikleri sökeriz." diyorlar ve zeytinler büyük oranda dalda kalmış durumda, toplanamamıştır. Sanayi, ticaret ve tarım olmazsa kalkınma olabilir mi, refah sağlanabilir mi, insanlar iş bulabilirler mi? Babalar, anneler evlerine, çocuklarına ne götürebilecekler?
Üretimi baltalayan ekonomik kriz sadece vatandaşlarımızın cebini vurmuyor, sosyal ve kültürel çöküntüye de neden oluyor. Gaziantep'te uyuşturucu kullanımı korkunç boyutlara ulaşmış durumda. Türkiye'de uyuşturucu madde kullanarak, satarak, satın alarak işlenen suçların diğer tüm suçlara oranı yüzde 2,54 iken bu oran Gaziantep'te yüzde 5'e ulaşmıştır yani 2025 yıl verilerine göre Gaziantep'te işlenen madde suçlarının diğer tüm suçlara oranı Türkiye genelinin tam 2 katına ulaşmıştır.
Gaziantep'te eğitim de başlı başına bir sorundur. Yeni eğitim öğretim dönemi öğretmensiz kalan sınıflarla başladı. Gittim, yerinde gördüm; okulun ilk haftası öğretmen yok diye boşaltılan sınıfların öğrencileriyle, velileriyle konuştum. Okullarımızda temizlik, hijyen ve temizlikçi sorunu da had safhada; çocuklar elini yıkayacak sabun dahi bulamıyorlar.
Altyapı sorunları bir başka dert. Gaziantep'te deniz yok sanmayın, sağanak başlayınca gizli denizlerimiz ortaya çıkıyor. Kent genelinde elektrik kesintileri kronik bir hâl almış durumda. Her hafta Gaziantep'ten katliam gibi kaza haberleri geliyor, kentin ana arterleri yoğunluğu kaldıramıyor, özellikle taşra ilçelerimizin yolları âdeta ölüme davetiye çıkarıyor. İnşasına başlanan yollar ise aylarca hatta yıllarca tamamlanamıyor. Örneğin, havalimanı ile şehir merkezini birbirine bağlayan ve protokol yolu olarak bilinen yol aylardır bitirilemedi. Böyle olunca oluşan trafik tüm güzergâhı kilitliyor.
Nitelikli sağlık hizmetlerine erişmek ise ayrı bir sorun, her gün hastanelerden randevu alamayan onlarca hasta yakınından telefon alıyoruz. Sanayi tesislerinde arıtılmadan veya yetersiz arıtmayla deşarj edilen kimyasal atıklar Nizip Çayı'nı âdeta bir zehir kanalına dönüştürmüştür. 15 köyde tarım ve hayvancılık bitmiş, kanser vakaları artmıştır. Nizip Çayı bir an önce ıslah edilmeli ve bu zehirden arındırılmalıdır.
Diğer yandan, sığınmacı sorunu da çözülmüş değil. Göç İdaresinin verilerine göre Eylül 2026 itibarıyla Gaziantep'te 312.485 Suriyeli yaşıyor, gerçek rakamın ise bunun çok üzerinde olduğu bilinmektedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
HASAN ÖZTÜRKMEN (Devamla) - Teşekkür ederim Başkanım.
Hâl böyleyken, Gaziantep'in sorunlarının çözümü için verdiğimiz tüm önergeler iktidar vekillerince reddediliyor. Gaziantep her zaman söylediğimiz gibi sahipsiz bırakılmış durumda. Bu konuşmaya hazırlanırken az önce Araban ilçe başkanımızdan gelen bir mesajda Araban ilçesindeki devlet hastanesinde tüm cihazların eski ve çalışamaz durumda olduğundan, ayrıca hastanede pratisyen hekimden başka uzman hekim bulunmaması nedeniyle tüm hastaların Gaziantep'e gitmek zorunda kaldıklarından bahsediliyor.
Teşekkür eder, saygılar sunarım. (CHP sıralarından alkışlar)