| Konu: | KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 12 |
| Tarih: | 03.11.2026 |
MELİH MERİÇ (Gaziantep) - Biliyorum Başkanım, çok teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Bu arada, bütün milletvekili arkadaşlarıma geçirmiş olduğum kazadan dolayı aradıklarından dolayı çok teşekkür ediyorum, sağ olun diyorum.
Bugün Kızılayı konuşmak, evet, elbette isterdim ama ne konuşursak konuşalım getirmiş olduğunuz tüm yasaları, muhalefetin ne dediğini dinlemeden, maalesef siz de bilmeden "Evet." diyorsunuz. Onun için, ben bir kez daha buradan, bu kürsüden, halkın kürsüsünden Gaziantep'in sıkıntılarını ve dertlerini anlatıp en azından bunlarla bir kulak aşinalığı olmanızı istiyorum. Bunun için de Gaziantep'i anlatmak istiyorum.
Gaziantep biliyorsunuz, bu ülkenin Kurtuluş Savaşı'nın önder illerinden bir tanesidir. "Gazi" unvanı ve bu halkın ödediği bedelin ortaya koyduğu cesaretin tarih önündeki karşılığıdır ama maalesef Gaziantep artık Gaziantep olmaktan çıkıyor. Niye diyeceksiniz? Sizin sayenizde. Gaziantep sanayisi devletten tek bir kuruş yatırım almadan kendi kendine üreten bir şehirdir ama maalesef bu özelliğini de koymuş olduğunuz bu ekonomik politikalar sebebiyle Gaziantep'in elinden alıyorsunuz. Son bir haftada Gaziantep'te de 20 tane büyük işletme, 15'e yakın da küçük işletme maalesef konkordato ilan etti ve mahkeme önünde sahipleri konkordato almak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Bizi arıyorlar, sizleri de arıyorlar ama maalesef duymuyorsunuz. Sizlere de nasıl duyuracağımızı bir türlü biz anlamadığımız gibi onlar da anlamıyor.
Gaziantep'te son bir yılda yaklaşık 100 bin tane, organizede çalışan işçiyi işsiz hâline getirdik. Bunların aileleri, çocukları, maalesef sizlerden yani bu ülkeyi yöneten AKP hükûmetinden yardım istiyorlar ama duymuyorsunuz. Bu işçilerin belki yüzde 50'sinden fazlası size oy vermiştir ama şu an diyorlar ki: "Verdiğimiz reyler için ellerimiz kırılsın, bir daha sandık gelirse bizi bu hâle getiren bu zihniyete vereceğimiz dersi hep beraber göreceğiz." Gerçekten sadece Gaziantep'te tekstil sektöründe yaklaşık 20 bin işçi kardeşimiz işsiz kaldı ama duymuyorsunuz. Gaziantep'in fıstığı -bu sene-, Gaziantep'in ünlü Araban sarımsağı maalesef, İslâhiye'mizin biberi maalesef, hayvancılık bildiğiniz gibi... Sizler de söylüyorsunuz, birebir konuştuğumuzda bütün milletvekili arkadaşlarımız hepsinin farkında. Çiftçilerimizin şikâyetleri bütün hepsinden geliyor ama sizler bunu duymuyorsunuz. Bu sene ne ektilerse çiftçilerimizin hepsi zarar etti. Maliyetleri geçen seneki mazotun ve gübrenin yaklaşık iki katı olmasına rağmen maalesef aldıkları ürünün adı ne olursa olsun geçen senenin fiyatına satamadılar. Ama Tarım Bakanı bunların karşısında çıkıp da tek bir kelime etmedi ve siz de bu Bakanınızı tek bir kelimeyle eleştirmediniz. Yarın seçimde halkın karşısına gittiğinizde ne diyeceksiniz gerçekten ben bunu bilmiyorum. Sizler biliyorsanız da en kısa zamanda, seçim zamanında göreceğiz.
Gaziantep maalesef bu hâldeyken belediyelerimiz et satmak için sıraya girdiler. Yanlış duymadınız, belediyecilerimiz kasaplık yapıyor. Belediyecilerimiz top dağıtıyor, bisiklet dağıtıyor, ayakkabı dağıtıyor. Yani diyorsunuz ki: "Gaziantep'te yaklaşık 500 bin vatandaşımızı, hemşehrimi sosyal yardıma muhtaç hâle getirdik." Ama bunun sebebinin de kim olduğunu herkesin bildiği gibi, sizler buna da bir cevap vermiyorsunuz, bunun karşısında diyorsunuz ki: "Sen merak etme, ben çocuğunun topunu da vereceğim, bisikletini de vereceğim, ayakkabısını da vereceğim. Sen merak etme, etin fiyatı bin lira oldu, 1.200 lira oldu, ben sana 600 liraya et vereceğim." Kasap esnafı ne olacak? Hiç önemli değil. Bunu da geçtik. Ya bir sorun. Bu meslekle uğraşan, canlı hayvancılıkla uğraşan bütün hemşehrilerimize, AK PARTİ'ye oy veren bütün arkadaşlarınıza bir sorun.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun.
MELİH MERİÇ (Devamla) - Türkiye'deki geçen sene küçükbaş ve büyükbaş hayvan sayısı ile bu seneki hayvan sayısını bir karşılaştırın. Ne yapacaksınız? Bakın, bu memleketin dışında bir memleketimiz yok. Hepimiz bu vatan topraklarında yaşıyoruz ve gideceğimiz bir yerimiz de yok. Yirmi beş yıldan beri bu ülkeyi yönetiyorsunuz. Halkı nereden nereye aldığınızı en iyi siz biliyorsunuz. Bilmiyorsanız da cesaretiniz varsa da çıkın esnafa, çıkın kahveye, çıkın pazara bu halkın sizlere ne dediğini kulaklarınızla duyun ama duymayacaksınız. Az kaldı, bu seçim geldiğinde Yeni Partinin iktidarını Türkiye görecek, el birliğiyle bu ülkedeki her vatandaşın sıkıntısına, derdine çözüm olmaya devam edeceğiz.
Çok teşekkür ediyorum, sağ olun. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)