| Konu: | ÖNERİLER |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 12 |
| Tarih: | 03.11.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA RIDVAN UZ (Çanakkale) - Sayın Başkan, kıymetli milletvekilleri; İYİ Parti Grubum adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle Gazi Meclisimizi dinleyen yüce Türk milletini saygıyla selamlıyorum.
Sayın Grup Başkan Vekilimizin bir konuşması vardı ama bir televizyon programıyla çakıştığı için bu üç dakikalık konuşmayı benden rica ettiler, ben de bunun üzerine kürsüdeyim.
Tabii, gönül isterdi ki AK PARTİ'nin, iktidarın vermiş olduğu bu öneri asrın soygunu olan fon dolandırıcılığıyla ilgili olsun. Şimdi, kürsüdeki Cüneyt Bey'i çok dikkatle dinledim, konuşmalarının altına da imza atılır ama bu samimiyetin altını doldurabilmek için öncelikle bu fon dolandırıcılarının tam listesinin açıklanması lazım.
(Uğultular)
BAŞKAN - Evet, hatibi dinleyelim.
RIDVAN UZ (Devamla) - İkincisi de çok acil olarak bu fon komisyonun oluşturulması lazım ki bu söylemler havada kalmasın çünkü ben -bu kürsüye çıkmadan önce- bazı AK PARTİ'li arkadaşların bu konuyla ilgili ne kadar muzdarip olduklarını biliyorum, dava adına Anadolu'nun ücra köşelerini gezip bir bir oy topladıklarını da biliyorum ve bir bir topladıkları oyların bir gecede bir milyon oy olarak bu fon yasasıyla kaybedilmesinin kendilerini de üzdüğünü de biliyorum birçok arkadaşımızı ama şunu da söylemek lazım: Bu muhalefet ve bu millet sizin için suyu taşıracak bir millet değildir. Bir gün bu, 40'lar meclisi toplanmış, 40'lar meclisi toplandığında demişler ki aralarından bir kişi vefat etmiş, yerine bir kişi daha seçecekler, 3 aday içerisinde birini seçiyorlar. Bu, birini seçtiklerinde, o arada kapıya bir ordinaryüs profesör geliyor, tabiri caizse bir âlim geliyor, içeriye haber veriyorlar. "Efendim, kapıda falanca kişi var." "Eyvah biz bu kadar önemli bir adamı nasıl unuttuk da onu seçmedik ama ne yapmamız lazım?" Çok kibar bir şekilde, ağzı dolu bir su bardağını dışarı gönderiyorlar. Yani diyorlar ki: "Beyefendi, siz kıymetlisiniz, değerlisiniz ama dolduk yani sana yer kalmadı." O zat da, o âlim de bahçeden gidip bir gül yaprağı koparıp onun üstüne koyuyor. İçeri geri gönderiyor, diyor ki: "Ben sizi taşırmam kardeşim." Bu millet de sizi taşırmaz, bu muhalefet de sizi taşırmaz çünkü biz aynı coğrafyanın evlatlarıyız ve aynı gemide bulunuyoruz. İnşallah, bu noktada muhalefetin sesine kulak verir ve bir an önce komisyonu kurarsınız diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)