| Konu: | AÇIKLAMALAR |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 12 |
| Tarih: | 03.11.2026 |
MÜHİP KANKO (Kocaeli) - Cezaevlerinden gelen mektuplar iktidarın adalet anlayışını sorgulatıyor. Sevgi Saymaz'ın otuz beş yıldır süren mahpusluğu, disiplin cezalarıyla altı yıldır engellendiği belirten tahliyesi ve infazda eşitsizlik iddiaları karşısında Adalet Bakanlığı neden sessiz? Bir insanın özgürlüğünü keyfî idari kararlarla ertelemek cezayı bitmeyen bir mahkûmiyete dönüştürmektir. Selda Özçelik'in ve diğer mahpusların açlık grevleriyle duyurmaya çalıştığı tecrit, mahremiyet ve insanca yaşam taleplerini duyun. İnsanların sesini işitmeniz için bedenlerini açlığa yatırmaları mı gerekiyor? Cezaevleri iktidarın ve yandaş yargı düzeninin intikam alanı değildir, insan onuru cezaevi kapısında sona ermez. Tahliyeleri engelleyen uygulamaları bağımsız denetime açın, hukuka aykırı hak kayıplarını giderin, sağlık hizmetlerine erişimi ve mahremiyeti güvenceye alın, infazda eşitliği sağlayın. Hukuk devletinin sorumluluğu her mahpusun yaşamını, sağlığını ve hakkını korumaktır.