| Konu: | AÇIKLAMALAR |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 12 |
| Tarih: | 03.11.2026 |
FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Kıymetli milletvekilleri ve ekranları başında bizleri takip eden yüce Türk milleti; geçtiğimiz hafta Ankara, Türk dünyasının geleceği adına önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında kardeş ülkelerimizin temsilcilerini Başkentimizde ağırlarken farklı kurumlarımız da farklı alanlarda bir araya geldi. 13'üncü Türk Devletleri Teşkilatı zirvesinde Türk dünyasının birlik ülküsü Türk devletlerinin ortak iradesiyle hayat buldu. Aynı kökten doğan kardeş ülkelerimiz aynı masa etrafında buluşuyor, ortak meselelerini konuşuyor ve geleceğe birlikte yön vermenin gayretini taşıyor. Bizler de bu ülküye elimizden geldiğince güç ve kuvvet veriyoruz. Geçtiğimiz hafta cuma günü İletişim Başkanlığımızın düzenlemiş olduğu Türk Dünyası Diyalog Forumu'nda düzenlenen bir panelde bendeniz de katılımcıydım. Artık yalnızca geçmişteki bağımızdan, kardeşliğimizden söz etmekle kalmıyor, gelecekte neleri birlikte başarabileceğimizi de konuşuyoruz. Türk ve Türkiye Yüzyılı'nda dilde, fikirde, işte birlik anlayışının ayrı bir yeri var. Ortak dilimizin yaşatılması, tarihimizin genç nesillere doğru aktarılması, her alanda işbirliklerinin artırılması, ticaretimizin geliştirilmesi ve savunma sanayisinde ortak çalışmalar yapılması bu anlayışın doğal bir sonucudur.
Türkiye, Türkiye'den büyüktür. Sayın milletvekilleri, bu sözün taşıdığı anlamı iyi kavramak gerekir. Kadim devlet anlayışımızla ülkemizin büyüklüğünü yalnızca sınırlarının genişliğiyle veya sahip olduğu maddi imkânlarla açıklamak yetmez. Bizim tarihimiz bizi bugün yaşadığımız coğrafyanın çok ötesindeki insanlarla buluşturmakta, Balkanlarda, Kafkasya'da, Orta Asya'da, Afrika'da ve Orta Doğu'da Türkiye'ye gönül veren, Türkiye'nin varlığını kendisi için bir güven ve umut vesilesi gören milyonlarca insan. Bugün Kudüs'te, Arakan'da Türk'ü bekleyen, televizyonda Türk'ü görünce gözleri parlayan nice çocuklarımız var. Dünyanın bir ucunda bazen açılan bir okulda, bazen bir hastanenin bahçesinde, bazen de zor günler geçiren bir ailenin kapısına bırakılan yardımda, hilal ve yıldızın parıltısını, Türkiye'nin izini görürsünüz; işte bizim ülkemizin büyüklüğü de biraz da buradadır. Kendi insanının refahı için çalışırken mazlumun derdine de kulak veren bir devlet anlayışından söz ediyorum.
Bu hafta Türk Kızılay Haftası. Türk Kızılay Haftası'nın gönüllülerini yürekten kutluyorum. Türk Kızılayı ve TİKA'nın çalışmalarını bu açıdan çok kıymetli buluyorum. Kızılay dünyanın neresinde bir insani kriz yaşanırsa yaşansın ihtiyaç sahiplerine ulaşmak için büyük bir gayret gösteriyor, TİKA ise eğitimden sağlığa, tarımdan altyapıya kadar pek çok alanda gerçekleştirdiği projelerle dost ve kardeş ülkelerin kalkınmalarına katkı sağlıyor. Bir yerde çocuklar daha iyi şartlarda eğitim alabiliyorsa, bir başka yerde insanların sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaşıyorsa, bir köyün su ihtiyacı karşılanıyor veya bir ailenin yüzü gülüyorsa yapılan işin değeri rakamlarla ölçülemez. Orada yalnızca bir yardım faaliyeti değil, yıllarca hatırlanacak bir gönül bağı kurulmaktadır. Bizim iyilik anlayışımız da tam olarak budur; iyiliği emreden bir dinin mensubu olduğumuzu unutmadan ihtiyaç duyulan yerde bulunmak, elimizden geleni esirgememek ve insanı, iyiliği her türlü hesabın üzerinde tutmak. İyilikle yarışıyoruz.
Sayın milletvekilleri, Türkiye'nin uluslararası alandaki gücünü değerlendirirken bu yönünü de göz ardı etmememiz gerekir. Elbette güçlü bir ekonomi, caydırıcı bir savunma sanayisi, gelişmiş teknoloji ve etkili bir diplomasi devletimizin geleceği açısından vazgeçilmezdir. Lakin iyilikte öncü olmak da yine bize yaraşır, gene Türk devletine yaraşır, gene bizlere yaraşır. Bizlere düşen görev de geçmişten devraldığımız Turan ülküsüyle mazluma umut, zalime yavuz olma anlayışımızı gelecek nesillere daha ileri bir noktada bırakmaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
FİLİZ KILIÇ (Nevşehir) - İnanıyorum ki Türk dünyası önümüzdeki yıllarda çok daha güçlü bir dayanışma sergileyecek, Türkiye de bu süreçte, tarihinden ve milletinden aldığı güçle, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edecektir. Bizim için bu yolun sonu yok çünkü ülkümüz, bir dönemin anlık heyecanıyla ortaya çıkmış geçici bir düşünce değil, kökleri derinlerde olan, nesilden nesle taşınan büyük bir ideal. Dün hayalini kurduğumuz günleri bugün yaşıyoruz, yarın ise bugünden daha büyük hedeflere ulaşmanın mücadelesini vereceğiz. Yeter ki birbirimize güvenelim, ortak değerlerimize sahip çıkalım ve aynı istikamette yürümekten vazgeçmeyelim.
Türkiye, Türkiye'den büyüktür; Türk dünyası birliğini güçlendirdikçe daha büyük hedeflere ulaşacaktır diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.