GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:10
Tarih:22.10.2026

CEVDET AKAY (Karabük) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

455 bin 758 tekil yatırımcıyı ilgilendiren, aileleriyle beraber yani 4,5 milyonluk bir hane halkını ilgilendiren bir krizden, bir sorundan, bir fon yolsuzluğundan bahsediyoruz. İçerisinde küçük birikimleri olan küçük tasarruflarını buraya yatırmış bireyler var, vatandaşlarımız var, nitelikli yatırımcılar var. Dünden itibaren gündemimizde olan PBLK'yle ilgili yani pay blokajıyla ilgili yatırımcılar var, işçisi var, asgari ücretlisi var, emeklisi var, doktoru var, diş hekimi var, var da var yani paralarını yatırmış mağdur durumda kalmışlar. Dünkü önerge hatalı bir önerge, SPK Kanunu'nun 79'uncu maddesine aykırıydı ve biz dedik ki: "Bu önergeyi geri çekin." Bu şekil, daha önceden kanunlara güvenerek buraya takas emrini vermiş, alacak hanesine parası geçmiş kişilerin ödemelerinin yapılmayacağını ifade ediyorsunuz. Dolayısıyla da bu yatırımcılar Anayasa'ya aykırı bir durumla karşı karşıya kalıyor. Netice olarak da Anayasa Mahkemesine gitme hakları da ellerinde saklı. Buraya gittiklerinde de bu davayı kazanacakları da kesin. O zaman ne olacak? Mahkeme kararına göre tazmin edilecek anapara artı gecikme zammı ve faiziyle ilgili bir tutar olacak. Şimdi bu yatırımcıların yani PBLK'yle ilgili yatırımcıların sayısının 203 bin civarında olduğu ifade ediliyor. TEFAS'tan bir inceleme yaptık, yaklaşık bu tutar 280 milyar TL civarında.

(Uğultular)

BAŞKAN - Sayın Akay, bir saniye.

Sayın milletvekilleri, kanun teklifinin sonuna geldik, lütfen şu sükûneti sağlayalım, şu uğultu bitsin, arkadaşlarımız huzur içinde konuşmalarını yapsınlar.

Buyurun.

CEVDET AKAY (Devamla) - Teşekkürler Başkanım.

Bu rakam farklıysa burada yetkililerden rakamın ne olduğuyla ilgili de açıklama bekliyoruz. Dava iki yıl sürse ortalama yıllık 109 milyarlık bir faiz olacak, iki yıl olduğu zaman 218 milyar yani yaklaşık 498 milyar, 500 milyar civarında anapara ve faiziyle ödenecek bir tutar, avukatlık ücretleri de içerisinde yok. Bu 500 milyarlık bir rakamla -büyüklüğü görme açısından ifade ediyorum- 17 milyon emeklinin her birine 29 bin, 30 bin TL verilebilir, böyle bir rakamdan bahsediyoruz. Niçin böyle bir durum göz önüne alınıyor? Şu soru geliyor aklımıza: Acaba kamu kaynaklarından fon mağdurlarına bir ödeme çıkmayacağıyla ilgili açıklama olduğu için mahkeme sonucunda bu tutarların buralardan ödenmesiyle ilgili bir düşünce mi var veyahut da zamana yayarak, bu süreç içerisinde enflasyondan da yararlanarak tutarların belirli bir boyutta taksit taksit ödenmesiyle mi? Çünkü her dava aynı anda sonuçlanmayabilir. Bu konu açıklığa kavuşturulmalı, buradan bunu soruyoruz.

Anaparalarının bu kanun teklifinde herkes tarafından alınacağının garantisi de yok. Fonlar tasfiyeye alındığında orada oluşan varlık büyüklüğüne göre, kalan paraya göre bir dağılım olacak.

Yine, enflasyon karşısında paralarının erimemesiyle ilgili bir düzenleme var, işte, ÜFE ve TÜFE ortalamasıyla beraber. Tasfiyenin karar verildiği tarihe kadar yani 17/9 tarihine kadar enflasyon farkını alacaklar. E, peki tasfiye süreci uzun sürdü, iki yıl, üç yıl, dört yıl devam etti; o süreçteki enflasyon farkı ne olacak? Ben bu kanun teklifinde bunun alınabileceğine dair bir madde görmedim. Bu konuyla da ilgili bir düzenleme mutlaka yapılması gerekiyor. Zaten vatandaşlar mağdur olmuş, yetkililer görevlerini zamanında yerine getirmemiş, SPK, BDDK haberleri olduğu hâlde niçin görevlerinin yerine getirilmediğiyle ilgili sorularımızı sorduk, görevden alınmalarını istedik, alınanlar oldu ama bu kanun teklifi çerçevesinde ileride bu tip sorunların önlenebilmesiyle ilgili de bir sonuç yok, bir yaptırım yok.

Şimdi, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 128'inci maddesine göre, burada SPK'nin raporuna göre veya MASAK'ın raporuna göre TMSF'ye yetki veriliyor. TMSF buradan zorla tahsilat yapma gücünü de kullanabilecek, Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'daki yetkileri kullanılacak 6183 sayılı Kanun'daki. Burada, fahiş kazanç elde edenlerin tespiti çok çok önemli, hem yurt içi hem yurt dışındaki varlıklarının tespiti önemli, bunların süratle buraya getirilmesi önemli. Ama bir taraftan da hukuk normları içerisinde gerçekten suçsuz, günahsız olanların da ayıklanması gerekiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın lütfen.

CEVDET AKAY (Devamla) - Teşekkür ederim.

Bu konuyu da özellikle vurgulamak istedim.

Şimdi, bu kanun teklifine baktığımız zaman kanun teklifinin yeterli olmadığını görüyoruz. İçerisinde yeterli olan birtakım hususlar vardır ama vatandaşlar şunu bekliyor, mağdurlar şunu bekliyor: Kuruşuna kadar, en azından anapara ve enflasyon farkını almayı bekliyorlar, daha somut bir çözüm bekliyorlar, plan bekliyorlar, program bekliyorlar. Biz, burada, nasıl ödeneceğiyle ilgili ve bu fahiş geliri elde edenlerle ilgili hem idari hem mali hem kanuni işlemlerin yapılmasıyla ilgili kararlılık görmüyoruz. İhtiyari tahsilatlar nasıl olacak, o nasıl belirlenecek? Burada noksanlıklar var.

Bütün bunlarla ilgili, vatandaşlarımızın yani mağdur olan vatandaşlarımızın Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak takipçisi olacağız ve bu listelerin açıklanmasını bir kez daha talep ediyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyor, kanuna "ret" oyu vereceğimizi ifade ediyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)