| Konu: | KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 10 |
| Tarih: | 22.10.2026 |
ÖZNUR BARTİN (Hakkâri) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Geleceksizliğe mahkûm edilen gençlerin ve bu ülkenin ezilen, yoksullaştırılan milyonların iradesiyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bugün önümüze Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi adı altında getirilen bu düzenleme halkın ve küçük yatırımcının mağduriyetini gidermek için değil iktidarın ve yandaşlarının sebep olduğu cumhuriyet tarihinin en devasa soygun krizini perdelemek, iktidarın suç ortaklığını aklamak için kurgulanmıştır. Karşımızda 900 milyar lirayı bulan tam 455 bin yurttaşımızın birikimini buharlaştıran organize bir fon vurgunu vardır. Bu vurgun teknik bir finansal kaza değildir elbette, Türkiye ekonomisini uçuruma sürükleyen, halkı yüksek enflasyon ve açlık cenderesinde ezen iktidar yurttaşları ayakta kalabilmek için sermaye piyasalarının karanlık dehlizlerine mecbur bırakmıştır. Ahbap çavuş kapitalizmiyle ülkeyi yönetenler, emekçinin alın terini kendi yarattıkları bu kontrolsüz finans piyasalarında siyasi bağlantılarıyla iç etmişlerdir.
Bakınız, Hazine Bakanı ve SPK yetkilileri 2025 sonunda "Açıklanmayan fiyat hareketleri ve manipülasyon var." diyerek açıkça itirafta bulunmuşlardır. Uluslararası kuruluşlar "Türkiye borsasında karanlık yapılar" diyerek uyarılarda bulunmuşlardır. Peki, tüm bu uyarılara rağmen tam on ay boyunca hangi gizli el "Durun, dokunmayın." dedi? Demek oluyor ki içeriden bilgi alarak milyarlarca lirayı fondan kaçıran şebekelere bilerek ve isteyerek göz yumulmuştur. Üstelik bu krizin bedeli sadece fon yatırımcılarıyla da sınırlı kalmamış, bu fonlarla bağlantılı şirketlerin hisse senetlerine yatırım yapan yüz binlerce küçük yatırımcının birikimi de borsa tarihinde görülmemiş bir çöküşle buharlaşmıştır.
İnanması güç ama bu şaibeli yapılara, sermayesinin kaynağı karanlık olan kesimlere banka kurma izinleri dahi verilerek kara para düzeni devlet eliyle âdeta tescillenmiştir. 141 kişi ve 73 şirketin 187 milyar lirayı aşan haksız kazanç listesini inatla kamuoyundan gizleyenler 3 ile 5 milyar dolarlık dijital varlığın soğuk cüzdanlarla yurt dışına kaçırılması iddiaları karşısında da suspus olmuşlardır.
Tasfiye sürecini TMSF'nin denetimsiz kayyım rejimine devrederek batan fonların değerli varlıklarını iktidar yandaşlarına kapalı kapılar arkasında peşkeş çekmeyi hedefliyorlar. Bu kanun teklifiyle anayasal güvenceler, adil yargılanma hakkı ve masumiyet karinesi idari kararlarla askıya alınmakta, yargı yetkisi gasbedilerek bu krizin asıl mimarı olan kurumların insafına bırakılmaktadır.
Değerli milletvekilleri, bu devasa yozlaşma sadece finans merkezleriyle sınırlı değildir; Ankara'daki lüks plazalarda borsa spekülatörlerinin milyarlarca lirayı sıfırladığı vurgun neyse Hakkâri'de İŞKUR alımlarında, mülakat kapılarında yaşanan usulsüzlükler ve kayırmacılık düzeni de tam olarak budur. Hak eden gencin rızkını yandaşlara akıtan bu yozlaşma, bu cezasızlık iklimi değişmeden bu soygun düzeni bitmeyecektir çünkü çürüme devletin artık tüm kademelerini esir almıştır. Bakın, yirmi beş yıllık AKP iktidarında denenmemiş tek bir hırsızlık kalmadı artık, bütün hırsızlıklar denendi. Halkın iradesini gasbeden kayyumlarla irade hırsızlığı yapıldı. Selahattin Demirtaş'ı, Figen, Yüksekdağ'ı, Can Atalay'ı ve seçilmişlerimizi zindanda tutarak seçim hırsızlığı yapıldı. Açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edilen emeklilerin ve asgari ücretlilerin çalınan alın teriyle emek hırsızlığı yapıldı. Toplumun çığlık çığlığa talep ettiği adaleti felç ederek adalet hırsızlığı yapıldı. Gazetecilerin, yazarların, sanatçıların ve halkın sesini kısarak özgürlük hırsızlığı yapıldı. Ve nihayetinde fon hırsızlığıyla zirve yapan bu çürümüş düzen göstermektedir ki arşa çıkan bu talan ancak ve ancak halklarımızın, emekçilerin, emeklilerin ve tüm ezilenlerin iktidarıyla son bulacaktır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin, tamamlayın lütfen.
ÖZNUR BARTİN (Devamla) - Teşekkürler Başkan.
Hakkâri'den Edirne'ye tüm yurttaşlarımız şunu çok iyi bilsinler ki sözlerimi tarihî bir hakikati haykırarak bitiriyorum: Halklarımız ve bu ülkenin ezilenleri, yoksulları, emeklileri, emekçileri şunu çok iyi bilsinler ki vallahi de billahi de AKP iktidarı devleti çalmıştır.
Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)