GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:10
Tarih:22.10.2026

ÖMER FARUK HÜLAKÜ (Bingöl) - Teşekkürler Sayın Başkan.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Ülke yangın yerine dönmüş, yüzyılın vurgunu var, ülkenin yarısı açlıkla, sefaletle boğuşuyor ya da şöyle söyleyeyim: Ülkenin yarısını açlığa, sefalete mahkûm ettiniz ama biz burada hiçbir şey yapamadan oturuyoruz. Bunu nereden anlıyoruz? Kayyumların özel kalem müdürlerinin bindiği son model araçlarından, fonlardan, yandaşa peşkeş çekilen ihalelerden anlıyoruz; kamu kaynaklarının kimlerin çıkarına sunulduğunu biliyoruz. Halkın parası birkaç kişinin emrine sunulurken her geçen gün daha fazla yoksullaştırılan insanlara verilen sosyal yardımlarla sizler övünüyorsunuz. Resmî verilere göre ülke genelinde 2024 sonunda 4 milyon 574 bin 684 hane sosyal yardım almış, 4 kişilik hesapla 18 milyondan fazla yurttaştan bahsediyoruz. Milyonlarca insanı kendi emeğiyle geçinemeyecek hâle getirip bu rakamlarla övünmek nasıl bir şey? Yoksulluk üretip yaptığınız yardımları başarı diye halka pazarlıyorsunuz. Aslında bu durum insanların emeğinin karşılığını alamadığı, çocukların açlıkla karşı karşıya kaldığı, emeklilerin geçinemediği bir düzende yardım bütçesinin büyümesi halkın hangi koşullara mahkûm edildiğinin tamamen belgesidir.

Değerli milletvekilleri, sadece bir ili örnek vereceğim, Bingöl ilini. Resmî verilere göre Bingöl'de 2023'te 38.486 hane Sosyal Yardımlaşmadan yardım almış, 2024'te ise 37.838 hane sosyal yardım almış. Bingöl'de toplam hane sayısı 80 bin civarındayken hanelerin neredeyse yarısı yoksulluğa mahkûm edilmiş yani Bingöl'de yardım alan yurttaşların nüfusa oranı yüzde 47'ye kadar yükselmiş. On binlerce aile kendi imkânlarıyla geçinemeyip yardıma muhtaç hâle getirilmişse orada hangi başarıdan söz edebilirsiniz? Bu o kentin ekonomik olarak felç edildiğinin, istihdamın çöktüğünün, gençlerin umudunun gasbedildiğinin kanıtıdır. Geçtiğimiz aylarda Bingöl'de yardım ödemeleri tek bir banka üzerinden yapıldığı için saatlerce yüzlerce insan sırada bekledi ve güneşte sıcağın altında kaldı. Bir yandan klimalı odalarında yardım sayılarıyla övünürken diğer yandan yoksulluğa, yardıma mahkûm edilmiş bir halk var. Bu kuyruklar yoksulluğun teşhiridir, sorumluların utanç vesikasıdır ve bu yoksulluk düzeni kayyum rejimiyle doğrudan bağlantılıdır. Kayyum rejimiyle yoksulluk da yolsuzluk da sıradan ve normal hâle getirildi. Amed'de, Van'da, Mardin'de, Hakkâri'de, Dersim'de halkın iradeleri yapısal şiddeti normal hâle getirmek için gasbedildi ve bu şiddete alan açan yolsuzluk çarkı öyle bir sıradanlaştı ki en son Esenyurt Belediyesinde yaşanan skandalla bu düzeni kuranları bile şaşırtacak hâle geldi, Yahşihan Belediyesinin İmar Müdürünün ortaya çıkan, nereden geldiği bilinmeyen mal varlığıyla da arşı aştı.

Değerli milletvekilleri, bu yolsuzluk düzeninin en ağır bedellerinden birini de gençlerimiz ödüyor. Geleceği elinden alınan, umudu çalınan gençler yurt dışına gitmenin yollarını arıyorlar, o gidiş yollarında da hayatlarını kaybediyorlar. Bu ölümleri üç satırlık taziye mesajlarıyla geçiştirmeye çalışanlar şunu iyice idrak etsinler: O genç ölümlerin müsebbibi, kayyumla gasbedilen belediyelerde kurulan yolsuzluk çarklarının ve fon tezgâhlarının önünü açıp buna göz yumanlardır ve bu sorumluların halkın yoksulluğundan bir başarıyı hikâyesi çıkarmasına izin vermeyeceğiz. Halkın iradesini gasbedip bütçesini kendi rant çarklarında yedirmelerine geçit vermeyeceğiz. Bu halk kendi emeğiyle, onuruyla yaşayacak, çocuklarının rızkını kendisi kazanacak, geleceğini de yoksulluğun, kayyumların, yolsuzlukların ve fon tezgâhlarının gölgesinde değil kendi özgür iradesiyle bu topraklarda kuracaktır.

Teşekkür ediyorum. (DEM PARTİ ve Yeni Parti sıralarından alkışlar)