| Konu: | KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 10 |
| Tarih: | 22.10.2026 |
SEMA SİLKİN ÜN (Denizli) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.
Yüksek müsaadenizle mevcut gündemin dışında ama Meclisimiz için önemli bir konuyla başlayacağım.
Değerli Başkanım, saygıdeğer milletvekillerimiz; burası alelade bir Meclis değil, bu Meclis İstiklal Harbi'ni görmüş Gazi Meclis. Üstelik, kendi istiklali için mücadele ettiği en zor günlerinde bile gardaşına el uzatmaktan geri durmamış bir Meclis. Anadolu işgal altındayken, ordumuzun silahı, milletimizin ekmeği kıtken bu çatı altında Azerbaycan'ın geleceği düşünülüyordu. 1921 yılında Moskova Anlaşması'yla Nahçıvan'ın Azerbaycan himayesinde özerk statüsü hükme bağlandı. Ardından Kars Anlaşması'yla Ermenistan'ın da taraf olduğu bir mutabakatla bu statü pekiştirildi. Bu Meclis o anlaşmaları kabul ederek Nahçıvan'ın Azerbaycan'la bağının hukuki güvencesini oluşturdu. Kendi vatanının istiklali için savaşan bir millet gardaşının toprağının geleceğine de sahip çıktı. Yine, 1921 yılında bu Meclisin Başkanı Gazi Mustafa Kemal Paşa Azerbaycan elçisine şöyle seslendi: "Rumeli ve Anadolu halkı Azeri kardeşlerinin kalbinin kendi kalbi gibi çarptığını bilir; Azerbaycan Türklerinin dertleri kendi derdimiz, sevinçleri kendi sevincimizdir." Onların bir daha esarete düşmemelerini, haklarının çiğnenmemesini diledi; sonra Azerbaycan Bayrağı'nı Ankara'da elleriyle göndere çekti. O elleri harekete geçirenin bugün Türkiye halkının samimi kardeşlik duyguları olduğunu ifade etti.
Değerli milletvekilleri, 1990 yılının 20 Ocak gecesi Sovyet tankları Bakü'ye girdiğinde Azerbaycan'ın feryadı yine bu Meclise ulaştı, üç gün sonra bu kürsüden Bakü'den gelen şu çağrı yankılandı: "Biz sizden hiçbir şey istemiyoruz ama bizim sesimizi dünya kamuoyuna duyurunuz." Bu Meclisin tutanakları o feryadı bugün de taşıyor. 1991'de Azerbaycan yeniden bağımsızlığına kavuştuğunda onu ilk tanıyan devlet Türkiye oldu. Hocalı'da kardeşlerimiz katledildiğinde onların acısı bu çatı altında dile getirildi. Karabağ işgal altındayken işgalin sona ermesi için buradan çağrılar yükseldi. 2020'de Karabağ'ın azatlığı için verilen mücadele bu Mecliste farklı siyasi partilerin ortak desteğini buldu. Ateşkesin ardından Azerbaycan'da görev yapacak askerlerimizin yetkisi bu Meclisten çıktı. Şuşa Beyannamesi'nin onaylanmasını uygun bulan kanun yine burada kabul edildi. İstiklal Harbi'nden Karabağ'ın azatlığına kadar kederde ve sevinçte bir olduk. Bu Meclis Azerbaycan'a el uzatırken devlet yetkililerinin inancını, düşüncesini, siyasi görüşünü kardeşliğinin şartı yapmadı. Yönetimler değişti, dünya değişti, Azerbaycan halkına duyduğumuz muhabbet asla değişmedi çünkü bu kardeşliğin kökleri hepimizin siyasi ömründen daha eskidir, hepimizin şahsi tercihlerinden daha derindir.
Sayın Başkan, bugün bu Gazi Meclisin 2 üyesi, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Sayın Fatih Erbakan ve DEM PARTİ Milletvekili Sayın Ömer Faruk Gergerlioğlu Azerbaycan'da istenmeyen kişi ilan edilmiştir. Yüzyılı aşan bu tarihin ardından böyle bir kararı hangi kardeşlik hukukuna sığdıracağız. Bakü'nün sesini dünyaya duyurmamız istendiğinde bu kürsü vardı; Karabağ'ın işgaline itiraz edilirken bu kürsü vardı; Azerbaycan'ın haklarını savunurken bu Meclisin temsil gücü kıymetliydi. Bugün aynı Meclisin 2 üyesine kapı kapatılmasını nasıl karşılamamız bekleniyor? Milletvekillerimiz farklı siyasi görüşlerde olabilir, söyledikleri sözler eleştirilebilir, kendilerine cevap da verilebilir, kardeş ülkeler arasında anlaşmazlıklar da olabilir; bunları konuşacak diplomatik kanallarımız da Parlamentomuz da yılların biriktirdiği yakınlığımız da vardır. 2 milletvekilimizi istenmeyen kişi ilan etmek ise bütün bu hukuku inciten ağır bir karardır. Bu muamele Türkiye Büyük Millet Meclisinin şahsımanevisine açık bir hakarettir. (YENİ YOL sıralarından alkışlar) Meseleyi yalnızca 2 milletvekilinin şahsen göstereceği tepkiye bırakmak bu Meclisin tarihî sorumluluğuyla asla bağdaşmaz. Burada korunması gereken hepimizin mensubu olduğu Gazi Meclisin haysiyetidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
SEMA SİLKİN ÜN (Devamla) - Teşekkür ediyorum.
Bu sebeple, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığını ve bütün siyasi parti gruplarını Azerbaycan makamlarına bu kararı yeniden değerlendirmeleri ve kaldırmaları için ortak bir çağrıda bulunmaya davet ediyorum. Azerbaycan yönetiminden de bu çağrıyı, milletlerimiz arasındaki kardeşliğin tarihî ağırlığını karşılamasını bekliyorum. Ankara'da Azerbaycan bayrağını kaldıran o ellerin hatırı vardır, Bakü'nün feryadını bu kürsüye taşıyanların hatırı vardır, Hocalı'da beraber döktüğümüz gözyaşının, Karabağ'da beraber yaşadığımız sevincin hatırı vardır. Bu kararın bütün bunların hatırı için yeniden gözden geçirilmesini diliyorum. Meclisimizin bu konuda harekete geçeceğini umuyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)