| Konu: | KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 10 |
| Tarih: | 22.10.2026 |
SELMA ALİYE KAVAF (Manisa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz 7'nci madde üç bölümden oluşuyor: Birinci bölüm, SPK'ye ve Yatırımcı Tazmin Merkezine dışarıdan avukatlık, muhasebe ve yazılım geliştirme hizmeti alma yetkisi veriyor. İkinci bölüm, bu kanunun uygulanmasında bütün usul ve esasları SPK'nin belirleyeceğini söylüyor. Üçüncü bölüm, kanunda hüküm bulunmayan hâllerde Bankacılık Kanunu'nun uygulanacağını düzenliyor. Üç bölümün her birinde ciddi belirsizlikler ve eksiklikler var.
Birinci bölüm, hizmet alımının koşullarını kurul karar organının belirleyeceğini söylüyor ve başka bir şey söylemiyor. Kamu İhale Kanunu'nun uygulanıp uygulanmayacağı yazmıyor, Harcama için üst sınır belirlemiyor. Sözleşmelerin açıklanacağına dair hüküm de yok. İktidar, Komisyonda bu düzenleme için kanuni dayanağın zorunlu olduğunu söyledi, bu doğrudur. Mevcut düzenlemede SPK bu alımı yapamıyordu ancak istisna getirilirken bunun usulü ve sınırı metne yazılmıyor.
Yazılım geliştirme hizmetinin neden gerektiği ise hiç açıklanmadı. Hesaplamayı Merkezi Kayıt Kuruluşu, fiyatlamayı Takasbank, ödemeleri Ziraat ve İş Bankası yapıyor. Bu hâliyle hangi yazılımın kime ve hangi bedelle yaptırılacağı belli değil.
Giderlerin kaynağı konusundaki tutumumuz açık, giderler maddenin öngördüğü gibi SPK ve Yatırımcı Tazmin Merkezi bütçesinden karşılanabilir. SPK bütçesi vergiden değil piyasa katılımcılarının ödediği kurul ücretlerinden oluşmaktadır; bu giderler hiçbir şekilde yatırımcının tasfiye bakiyesinden kesilemez. Komisyon görüşmelerinde iktidar sıralarından bir milletvekili bu giderlerin fonun içinden karşılanacağını söyledi. Bu ifade tutanakta yer alıyor ve metinde bunu engelleyen bir hüküm yok. Bunun pratik sonucu şudur: Ödeme dışı bırakılan bir yatırımcı SPK'ye dava açtığında SPK'yi bu maddeye istinaden tutulan avukat savunacak ve o avukatın ücreti yatırımcının bakiyesinden kesilecektir; bu kabul edilemez. Sermaye Piyasası Kanunu'nun 130'uncu maddesine göre "SPK'nin açığı hazine yardımıyla kapatılır, dolayısıyla kamu kaynağı kullanılmayacak." ifadesi bu hâliyle doğru değildir. Giderler 5'inci madde kapsamında belirlenen zarar tutarına tasfiye ve takip gideri olarak eklenmeli ve sorumlulardan tahsil edilmelidir. 6183 sayılı Kanun takip masraflarını borçluya yükler, teklifin atıf yaptığı Bankacılık Kanunu'nun 140'ıncı maddesi de aynı esası benimser. Avukatın ücretini mağdur değil fonu boşaltanlar ödemelidir ve bu, kanun teklifi metnine yazılmalıdır.
(2)'nci fıkra kanun teklifinin uygulanmasına ilişkin bütün usul ve esasları SPK'ye bırakıyor. Ödeme sırasını belirleme, ödeme dışı bırakma, satış yöntemi ve iade hesaplamaları bu kapsamdadır. Anayasa’nın 7'nci maddesine göre yasama yetkisi devredilemez, 35'inci maddesine göre mülkiyet hakkı ancak kanunla sınırlanabilir. Bu metinde mülkiyeti belirleyen temel kurallar kanunda değil SPK'nin çıkaracağı idari düzenlemede yer almaktadır. Yetkinin verildiği kurumun durumu da ortada. SPK olağandışı faaliyet hareketlerini 2025'in son çeyreğinde tespit ettiğini kendisi açıkladı. Finansal İstikrar Komitesi aralıkta toplandı, MSCI haziranda uyardı, serbest fon rehberi ancak ağustos sonunda yayımlanabildi. Bu süreçte tek bir fonda yatırımcı sayısı 161'den 111 bine çıktı. SPK Başkanı istifa etti, eski Başkan hakkında soruşturma izni verildi, Devlet Denetleme Kurulu kurumu denetlemektedir. Soruşturma devam ederken aynı kuruma yüz binlerce yatırımcının hakkını belirleyecek kuralları yazma yetkisi verilmesi doğru değildir.
(3)'üncü fıkra, kanunda hüküm bulunmayan hâllerde Bankacılık Kanunu'nun tamamını uygulanabilir kılıyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin lütfen.
SELMA ALİYE KAVAF (Devamla) - Bankacılık Kanunu banka hortumlama dönemi için yazılmış, TMSF'ye olağanüstü yetkiler vermiş bir kanundur. Hangi hükümlerinin uygulanacağı belirlenmeden bir bütün olarak fon tasfiyesine aktarılması hukuki belirsizlik yaratmaktadır. Ayrıca, maddede Meclise rapor yükümlülüğü yok, Sayıştay denetimi yok, kamuoyuna açıklama yükümlülüğü yok. Yani bu düzenlemeyle "Biz yalnızca Allah'a hesap veririz!" mi deniliyor, anlamaya çalışıyoruz.
Değerli milletvekilleri, önerilerimiz 5 başlıkta. Birincisi, hizmet alımı Kamu İhale Kanunu'na tabi olmalıdır. İkincisi, giderler yatırımcının tasfiye bakiyesinden karşılanmamalı, sorumlulardan tahsil edilecek tutara eklenmeli ve sözleşmeler kamuya açıklanmalıdır. Üçüncüsü, usul ve esaslar Resmî Gazete'de yayımlanan yönetmeliklerle belirlenmeli ve kanunla tanınan haklar daraltılmamalıdır.
Dördüncüsü, SPK üç ayda bir Plan ve Bütçe Komisyonuna rapor sunmalı, tasfiye işlemleri Sayıştay denetimine tabi tutulmalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı) (Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Peki... Çünkü sizin mikrofonunuzu biraz geç açtım.
Buyurun.
SELMA ALİYE KAVAF (Devamla) - Beşincisi, Bankacılık Kanunu'nu yalnızca bu kanunda açıkça atıf yapılan maddeleriyle uygulanmalıdır.
Bu talepler tasfiyeyi geciktirmez. Teklifin 1'inci maddesinde yazılan adil, şeffaf ve etkin tasfiye hedefinin gereğidir diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)