| Konu: | KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER |
| Yasama Yılı: | 5 |
| Birleşim: | 10 |
| Tarih: | 22.10.2026 |
SEVİLAY ÇELENK (Diyarbakır) - Teşekkürler Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, sevgili yurttaşlar; iki gündür çok büyük çaplı bir fon vurgununu konuşuyoruz. Aslında konuşulmadık bir boyutu da neredeyse kalmadı. 900 milyar liralık, 18 milyar dolarlık bir büyüklükteki bir fondan söz ediliyor ve 455 bin yatırımcıyı etkileyen bir fon. Peki, bu vurgun nasıl oluyor da oluyor? Yapıyorlar ve oluyor, hayatın başka yerlerinde yaptılar ve oldu. Fatma Betül Sayan Kaya biliyor ki yaparsan olur çünkü bu ilk vurgun değil. Fon vurgununa gelene kadar, finansal hayatı vuran bu vurguna kadar gerçek hayatlar vurgun yedi. "Millî irade, millî irade" dediniz, seçmen iradesi vurgun yedi, adalet vurgun yedi; yaptınız ve oldu. Fonla ilgili hemen her şey konuşuldu, burada en vahim olanlardan biri bu maddeyle ilişkili olarak reel kazancı 10 milyonun üzerinde olanlar gönüllü iade edebilecekler, zaten bu gönüllülüğün böyle bir teklifte yer alması bile absürt ötesi, geri kalan kısmı da defalarca konuşuldu.
"Seçmen iradesi vurgun yedi." dedim, daha bir iki gün önce muhalefet listelerinden seçilmiş, 2024 yerel seçimler sonrasında seçilmiş 108 belediye başkanı AKP'de bir uyum sürecine alındı. Başka partilerin seçmenince verilmiş oylar böyle, bir tür gönüllü, iradi bir şey kisvesi altında el değiştirdi, seçmen iradesi vurgun yedi. Hatırladığım, bu 108'in içinde ana muhalefetten geçen 37 belediye başkanı var, bunu size yakın medya yazıyor. Bunların iradi olmadığını, birçoğunda nasıl aslında rüşvet, şantaj, yolsuzluk gibi arka planda, perde arkasında pek çok başka şeyin olduğunu biliyoruz. Buna gelinceye kadar, zaten öncesini bir tarafa bırakalım, bizim partimizin bütün kazanımları yerel seçimlerde gasbedilmişti ama 2024 sonrası da 10 belediye başkanının yerine kayyım atandı; bu bir vurgundu, fon vurgunundan önce irademize yapılan vurgun.
"Hayatlar vurgun yedi." dedim, siyasetçilerin, gazetecilerin, akademisyenlerin, sivil toplumcuların hayatları vurgun yedi. Selahattin Demirtaş, on yıldır cezaevinde, Figen Yüksekdağ da öyle, Osman Kavala, dokuz yıldır cezaevinde. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi bu dosyalarda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının uygulanmasını ve derhâl serbest bırakılmalarını istiyor ancak bu hiçbir şekilde bir karşılık bulmuyor. Can Atalay'ı halk seçti, AYM kararına rağmen milletvekilliği düşürüldü ve hâlâ tutuklu. Çiğdem Mater ve Mine Özerden, hükûmeti devirmekle suçlandılar, bir parkı savundukları için. Bütün bunlar olmasaydı, bunlara "Yaptık ve oldu." denmeseydi bu fon vurgunu da olmazdı, bu rabıtayı kurmak durumundayız. Ulusal hukuku, uluslararası hukuku hiçe sayan, insanların hayatlarını, iradelerini çalan bir iktidar yapılanması elbette ki fırsat bulunca en kolay cebimizdeki parayı çalacak ve bunu yaptı.
"Adalet vurgun yedi." dedim, bunu zaten siyasi davalardan biliyorduk ancak adli vakalara da sirayet etti. Arada barış imzacılarını belki hatırlatmak gerekirdi, hâlâ hatırlıyor musunuz bilmiyorum? 2019'da AYM ifade özgürlüklerinin ihlal edildiğini söyledi, hâlâ görevlerine dönemediler. Siyasi vakalarda olan bütün hukuksuzluklar bugün adli vakalara sirayet etmiş durumda. Narin Güran'ı hatırlıyor musunuz? Sanırım unutmuyorsunuz çünkü unutmanıza izin vermiyorum, birkaç kişi unutmanıza izin vermiyoruz. Bir çocuk katli davası söz konusu burada ve bu çocuk katli davasında en temel maddi delil sayılan şey "Ulusal Kriminal Büro" adı verilen ne idiği belirsiz bir şirketçe verildi ve bu şirketin sahibi daha birkaç gün önce kara para aklamaktan tutuklandı. Ve daha önce baktığı davalardaki yolsuzluklar bugün ortalığı yıkıyor ve Narin Güran'ın annesi, abisi, amcası, orada bir kaya parçasına "Narin Güran'dır." diyen bu Ulusal Kriminal Büronun verdiği raporla ağırlaştırılmış müebbet hapse çarptırıldı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
SEVİLAY ÇELENK (Devamla) - Kendi seçmeniniz, AKP'li bir aile, AKP'li bir köy; her gün bunu hatırlatıyorum, kılınız kıpırdamıyor. 14 soruluk bir önerge verdim Ulusal Kriminal Büro hakkında, cevap yok çünkü verilecek cevabınız yok. Adalet, adalet nosyonu çalındı, adalet nosyonu vurgun yedi. Artık sadece bu konuda ileri geri konuşan başdanışmanlarınızın, ileri geri konuşan bakanlarınızın sözü yere düşmesin diye siz bir annenin, Yüksel Güran'ın haysiyetini çiğnediniz. Yüksel Güran'ın çiğnenen onurunu her gün hatırlatacağım burada. Siz hatırlamıyorsunuz çünkü o Fatma Betül Sayan Kaya değil. Bütün bunları size hatırlatmaya devam edeceğiz ve bir gün adalet yerini buluncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz. (DEM PARTİ, Yeni Parti ve CHP sıralarından alkışlar)