GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:10
Tarih:22.10.2026

AYSU BANKOĞLU (Bartın) - Merhaba değerli arkadaşlar.

Bir anne çocuğunun geleceği için para biriktiriyor, bir emekli birikimini korumaya çalışıyor, bir işçi kıdem tazminatını yarınlarına güvence yapmak istiyor, bir esnaf yıllarca alın teriyle kazandığı paraları büyütüp işin ayakta tutmaya çalışıyor, bir genç ev kurabilmek, eğitim parasını ödeyebilmek, geleceğe umutla bakabilmek için 3-5 kuruş parayı bir kenara koyuyor. Para piyasası fonuna insanlar paralarını koymuş. Neden? Çünkü düşük riskli, risk yüzde 1-2, devletin kurumlarına güvenerek yasal bir şekilde yatırımlarını yapıyorlar. Sonrası malum, para buhar oluyor, insanların cebinden alınan para birkaç saraylının cebine doluyor. Bahsi geçen miktar, fonların büyüklüğü ne kadar? 18 milyar dolardan bahsediyoruz, 18 milyar dolar, belki böyle söyleyince bir anlam ifade etmiyor o yüzden biraz açmak istiyorum: Mesela, tam on yıl önce sözü verilen ve on yıl sonra ancak açılabilen Bartın Devlet Hastanesinin maliyeti 9,2 milyar lira, bu parayla tam 97 tane Bartın Devlet Hastanesi açılabilirdi, yine de para artıyordu. Mesela, 2 milyon 650 bin asgari ücretli bir yıl çalışsa bu para ancak toplanabiliyor; birkaç aya komisyon kurup kaşıkla verileni kepçeyle almak için onlarca hesap yaptığınız asgari ücretten bahsediyorum. Başka bir örnek vereyim: Mesela, TOKİ'nin Anadolu için açıkladığı 1+1 konut fiyatı ne kadar? 1,8 milyon lira, yaklaşık 500 bin ailenin bu parayla konut ihtiyacını karşılayabiliyordunuz. 500 bin ailenin kira derdi biteceğini ne yapılıyor? Birkaç vasıfsız torpillinin serveti büyütülüyor ve bu paralar ona kullanılıyor. Mesela, 1 milyar 860 milyon lira... Şimdi birçoğumuza bir anlam ifade etmiyor bu para ama saray için 40 bin öğrenciye KYK bursu vermek yerine bu parayı Fatma Betül'e verince çok anlam ifade ediyor. Yetmiyor, bir de üzerine pek liyakatli kardeşi Tera foncularının çok sevdiği ülkeye büyükelçi atanıyor. Fatma Betül'ün zamanında İBB'den burs diye aldığı 4,5 milyon liralık avanta yetmedi, bir de üzerine 40 bin öğrencinin parasını verelim deniyor. Okula giden çocuklara bir öğün yemeği çok gören, KYK burslarına bin lira zam yaptı diye Hükûmetinizi sürekli öven eski bakan eskinizin vurgunundan bahsediyorum.

Değerli arkadaşlar, bu para saraydan bu iktidarın şanslı mensuplarından gittiği zaman bu paraya "bilanço kaybı" diyorsunuz ama vatandaşın parası gittiği zaman sofrasından lokma eksiliyor, ihtiyacı erteleniyor, çocukların eğitim bursunu veremiyor, yokluğa tamah ediliyor, kışı soğukta geçiriyor, öğrenciye harçlık veremiyor; işte fark burada. Şimdi hesabı yine kamuya kesilecek yani kamunun parasıyla güya bu zararlar tazmin edilecek. Ne diyordunuz bir ara, sürekli ne diyordunuz? "Hepimiz aynı gemideyiz." Yalanlarınızla bu milleti oyaladınız. Ne diyordunuz? "Sabredin." Ne diyordunuz? "Acı reçete" "Sabredin. Acı reçete" diyerek faturayı vatandaşa kestiniz. Şimdi, niye kazanınca siz, kaybedince faturayı vatandaş ödüyor; soruyorum. Zaten ihalelerden, borsadan, arsadan, vergi istisnalarından, teşviklerden milyarlarca lira servet yaptınız. Şimdi, bu insanlar sizin vurgun sponsorunuz mu, bu millet sizin vurgun sponsorunuz mu; soruyorum. (CHP sıralarından alkışlar) Hazine ve Maliye Bakanlığına bakıyoruz, izlemiş; Borsa İstanbul ve ilgili denetim kuruluşlarına bakıyoruz, yoklar; aracı kurumlar, SPK, TEFAS, hepsi bir şekilde kendini kurtarma peşinde. Ya, Allah aşkına, bu ülkede küçük esnafın hesabı kuruşu kuruşuna denetleniyor, kuruşu kuruşuna denetliyorsunuz, 5 bin liralık kredisini ödeyemediğinde hop, gecikme faizini işletiyorsunuz, hemen icraya koyduruyorsunuz. İşçinin kazandığı paranın vergisi zaten cebe girmeden daha kesiliyor. Vatandaşın üç kuruşu için maşallah, saray tüm kişi ve kurumlarıyla teyakkuz hâlinde jet hızıyla çalışıyor ama konu milyarlarca liralık iddialara geldiğinde, konu güçlü ve nüfuzlu kişilere uzandığında hepiniz üç maymunu oynuyorsunuz, üç maymunu. Mecliste araştırma komisyonu kurulsun diyoruz, burada kurmamak için üç tane takla atıyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

AYSU BANKOĞLU (Devamla) - Neymiş efendim, vatandaş uyanık olsunmuş, depremde uyanık olsun vatandaş, selde uyanık olsun, para piyasasında uyanık olsun, kendisini denetlesin, önlemini vatandaş kendisi alsın. Her şeyi vatandaş yapacaksa Allah aşkına, siz ne işe yarıyorsunuz ya, ne işe yarıyorsunuz? Bu soruların cevabını vermek zorundasınız ve unutmayın, adalet bir gün herkese lazım olacak. Yok efendim, siyasi bağlantım var, arkamda saray var, devr-i sabık olmaz, gündem değişir, unutulur zannetmeyin. Bu bozuk düzen değişecek ve sorumlu olan herkes bir gün hesap verecek.

Saygılar sunarım. (CHP ve Yeni Parti sıralarından alkışlar)