GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: KANUN TEKLİFLERİ İLE KOMİSYONLARDAN GELEN DİĞER İŞLER
Yasama Yılı:5
Birleşim:10
Tarih:22.10.2026

YENİ PARTİ GRUBU ADINA HASAN ÖZTÜRK (Bursa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye Yüzyılı kulağa hoş gelen, Türkiye'nin başarıları ve o başarılarla öne çıkması gerekirken Türkiye yüzyılın soygunlarını ve sorunlarınızı sayenizde yaşıyor ve konuşuyoruz. Bugün de Türkiye Yüzyılı sloganının mimarı, adı başından beri içinde geçen eski milletvekiliniz Ertan Aydın fon soruşturması kapsamında otuz altı gün sonra da olsa gözaltına alındı. Nasıl mı Türkiye Yüzyılı yüzyılın soygunları oldu? Emeklinin maaşından geldiğiniz günden bugüne en az yüzde 50'sini TÜİK ve kanunlardaki bağlanma oranları yani Erdoğan matematiğiyle çaldınız. Asgari ücret açlık sınırının altında. Sizden önce 1 kişinin çalıştığı evde açlık olmazdı, 2 kişi çalışıyorsa o ev fakir olmaz ve para birikirdi. Bir memur tek maaşıyla tüm çocuklarını okutur, hem para artırır hem de emekli ikramiyesiyle ev alabilirdi. Şimdi ise 1 kişi çalışıyorsa açlığa mahkûm, 2 kişi çalışıyorsa fakir olmak zorunda bu yüzyılda. Yirmi beş yıldır ülkeyi yönetiyorsunuz; tüm üst kademelere partili eş dost, akraba atadınız -memur, öğretmen- kamusal atamalarda da mülakatla milleti ayırıp devleti siyasallaştırdınız. Kamu-özel iş birliğiyle ülkenin bütçesine, milletin cebine ve yeterliliğine bakmadan yolundan hastanesine, limanından madenine her yandan, her yerde yandaşınıza milletin bütçesinden zorla ödemelerle aktardınız. Eskiden çete 5'liydi, şimdi kaçlı oldu, ne kadar büyüdü bilmiyoruz. Yer üstü soygunu bitti, yer altı kaynaklarını da onları da dağıtmaya başladınız. 2014'te "En büyük hırsızlık millî irade hırsızlığıdır." diyen Genel Başkanınız, yargı kollarıyla, bugün kazandığımız neredeyse bütün illerde iftiralarla, gizli tanıklarla masumiyet karinesini yok sayarak, Anayasa'yı çiğneyerek milletin sandıkta gösterdiği iradeyi, verdiği yetkiyi başkanlarımızı tutsak ederek gasbetmeyi yüzyılın eseri hâline getirdiniz. Bu ülkede var olan ifade özgürlüğünü, milletin iktidarı eleştirme hakkını çaldınız. Gazetecinin yazdığı haberi, hatta yazmadığı haberi; öğrencinin attığı sloganı, işçinin hak arayışını, emeklinin geçim isyanını suç saydınız. En önemlisi ise gençlerimizin umudunu, ülkeye ve siyasete olan inancını çaldınız. İşte sizin Türkiye Yüzyılı'nızın temel özeti bu. Ve en sonuncusu, milletimiz tarihin en büyük felaketinin, 6 Şubat depreminin yaralarını sarmadan 100 milyar dolarlık yıkımın yükünü hâlâ taşırken, yüz binlerce vatandaşımızın bu yaraları sarılmamışken yirmi beş yıllık iktidarınızın bitmeyen çoklu krizleri altında ezilen emeklinin, işçinin, çiftçinin, esnafın bu kadar zor olduğu bir zaman diliminde organize fon soygunuyla borsa manipülasyonları, kamu kurumlarına atadıklarınız, siyasi temsilcileriniz ve yandaş sermaye sahipleriniz ve şirketleriyle organize bir şekilde milleti soymuşsunuz. Geçim derdine düşürdüğünüz insanların yıllarca dişinden tırnağından artırıp kenara koyduğu son birikimini de götürmüşsünüz. Milletin bugüne kadar bugüne dair bugününü zaten tüketmiştiniz, yarını için sakladığını da götürmüşsünüz. Denetlemekle ve yönetmekle yükümlü olan Sayın Hazine ve Maliye Bakanınız sorunu görmüş ama bir yıl önce çözememiş. Sayın Bakana buradan soruyorum: Efendim, sizin elinizi kim tuttu? Kim sizin bu sorunu çözmenize engel oldu? Kim size bu sorunu çözmek için engel olabilir? Geçen gün de ekranlarda "Bir musibet bin nasihatten iyidir. Bununla çok önemli dersler çıkaracağız. Bu tür sorunları bir daha yaşamayacağız." demiş. Efendim, biz sizden de sizden önceki nas ve kur korumalı mevduat hesabıyla çıkardığınız musibetlerle 100 milyar dolarları kaybetmekten bıktık. Bırakın artık bu işleri, çekin gidin, düşün milletin yakasından! (Yeni Parti sıralarından alkışlar) 100 milyar dolarla musibet edinmek için sizi oralara kimse oturtmadı. Yirmi beş yıldır bu milletin vergisini siz topluyorsunuz, bütçesini siz harcıyorsunuz, geleceğini siz borçlandırıyorsunuz. Arkadaşlar, bu fon soygununda, bu olayda bal tutan parmağını yalamayı geçmiş, kavanozu götürmüş, hatta kovanlara bile el atmış durumda. Dolayısıyla aranızdaki çok değerli arkadaşlarımıza, temiz insanlara, temiz milletvekillerimize sesleniyorum: Vicdanen buna "evet" deme hakkınız yok, Sayın Genel Başkanınızın da bu sorumluluktan kaçma şansı yok. Dün grup konuşmanızı özellikle izledim; kendisi bize, bizim itibarımıza ve temiz kalma hakkımıza, hepimize "Gırtlağına kadar çamura batmışlar." diyerek bu konuda çok kolay, çok rahat konuşabiliyor. Bakın arkadaşlar, burada iktidarınız ve oraya atadıklarınız, siyasi erkler gırtlağına kadar çamura batmış durumdadır. Dolayısıyla bunun içinden bu şekilde çıkamazsınız. Bunları görmemiş gibi, bunlardan haberiniz yokmuş gibi davranamazsınız. O zaman şu soruların cevabını bulmamız lazım: SPK Başkanını, yönetim kurulu üyelerini kim atadı? BİST Başkanını, yönetim kurulu üyelerini kim atadı? MKK Başkanının, yönetim kurulu üyelerini kim atadı? Devlet Denetleme Kurulu Başkanını, BDDK Başkanını, Hazine ve Maliye Bakanını, yardımcılarını kim atadı? Bütün bunların atamalarını yapan bunlardan sorumlu olmamak gibi bir hakka sahip olabilir mi? Dolayısıyla, kimse kusura bakmasın, bunların başımıza gelmesindeki en büyük müsebbip sizsiniz ve bundan bu kadar kolay sıyrılamazsınız ve kendi kendinize de hesap veremezsiniz. Milletin Meclisinde ve bağımsız kurullarla bir kurul oluşturmak zorundasınız, tüm dünyaya ve Türk milletine bu konuda şeffaflık göstermek zorundasınız. Bakın, aradan otuz altı gün geçti, burada "Ucu nereye kadar giderse gitsin." diyorsunuz ama eski bakanınız, dünkü genel başkan yardımcınız Fatma Betül Sayan Kaya Hanımefendiyi siz açıklamadınız, siz "Buna bulaştı." demediniz, onu biz ortaya çıkardık ama hâlâ birçok kişinin ismini -listesi sizde olan- ve bunları açıklamıyorsunuz. SPK, BIST bu konuda dijitalleşmenin, bilgi sistemlerinin en güçlü olduğu yer. Biz bile, yatırımcı bile kendisinin ne zaman aldığını, ne kazandığını, ne kaybettiğini, hangi ortalamayla aldığını görürken, siz bütün bu bilgileri bilirken, Hasan Özdemir ismi ortaya çıktığında on dakikada T.C. kimlik numarasının farklı olduğunu söyleyip o listeyi görürken bu milletin bu listeyi neden görmemesi gerektiğini bu millete açıklamak zorundasınız.

Şimdi Tera, Pusula, Hedef, Atlas... İnsanlar bunlara güvenerek ciddi anlamda yatırımlar yaptı ama az önce vekilimiz de söyledi, 455 bin kişiden bahsetmiyoruz arkadaşlar, en az 7 milyon kişi yatırımcı ve onların aileleriyle çok büyük bir küme bu konudan etkilenmiş durumdadır.

Bakın, bu fon krizinin temeli, bu firmaların üzerinde manipülasyon yaptığı; sahipliğinde, ortaklığı olduğunuz; arkadaşlarınızın, dostlarınızın da içinde olduğu firmalardır. Bu firmaları daha önce de söyledim. 43 tane firmayı inceledik. Destek Finans, Hedef Holding, Kiler Holding, Katılımevim, Odine, Özata gibi birçok firma var. Bu firmalar son altı ay içinde, 2026 yılının altı ayı içinde piyasa değeri 148 milyar dolara bu kurumlar tarafından çıkarılmış. 148 milyar dolar! Şimdi, bunların değeri 9 milyar dolara düşmüş arkadaşlar. 31 Ağustosta bu firmaların değeri 79 milyar dolarmış. 31 Ağustostan bugüne 70 milyar dolar. Zirve değeri, son altı ay içinde ulaştığı değerden bugüne baktığınızda 140 milyar dolar bir değer kaybı ve bu değer kaybıyla bu hisselere yatırım yapan insanların bir daha geriye gelmeyecek tasarrufları hiç olmuş durumdadır. Bunlar da çözülmek ve konuşulmak zorundadır.

Yine, bugün borsa şu anda yüzde 2,5 düşmüş vaziyette ama borsada da hepimiz sadece BIST 100'e bakıyoruz, ekranlar BIST 100'ü gösteriyor ama BIST TUM'e baktığımızda, bakın, 31 Ağustosta 20,3 trilyondu, dün itibarıyla kapanış 14 trilyon 733 milyar, 5 trilyon 567 milyar erimiş gitmiş, yüzde 2,5'la birlikte 6 trilyon yani yaklaşık 120 milyar dolar para erimiş durumda. Yine, bunun, nakit akışı dengesi üzerinde sorun yaratacağı ve birçok şirketi, birçok aileyi ve birçok insanı etkileyeceği aşikâr. Bunlarla ilgili hızlı davranmak zorundasınız. Burada "131 fonun 60 tanesini çözdük." derken yarısını çözmüş gibi anlatıyorsunuz ama 46 milyar, fon krizi içinde toplam rakamın yüzde 5'ini ifade ediyor arkadaşlar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

HASAN ÖZTÜRK (Devamla) - Yine, PBLK'yle ilgili yani blokaj hâlindeki alışverişin de aslında artık o fonun kâr ve zararına ortak olmadığı SPK Kanunu'nda belirtilmiş ama siz bu konuyu da bu kanunu da yokmuş gibi davranarak bunları da o paydan çıkarma derdindesiniz.

Yine, başka bir sorun, Katılımevim gibi birikim fonları. Bakın, Katılımevimin bütçesi, neredeyse tüm varlığını, 41 milyar lirasını fonda değerlendirmiş. Bu fonlar eğer o fonlarsa bu paranın da yüzde 90'ı gitti, Ev mev alacakların umudu bitti.

Değerli milletvekilleri, dolayısıyla, yirmi beş yılın sonunda adalet, adaletsizliğe; kalkınma, sefalet içinde bir yaşama ve ak, kapkara bir düzene döndü. Hesap vermekten kaçmayın, kaçarsanız asıl hesabı sandıkta veremeyeceksiniz, bu kara düzenin altından imzanız silinmeyecek diyor Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (Yeni Parti sıralarından alkışlar)